Bir gün birisi Resulullah’a sorar: “Ben kime iyilik yapayım.” Resulullah “Annene” der. Sonra tekrar kime diye sorduğunda tekrar “Annene” der. Adam tekrar sorar; Resulullah tekrar “Annene” der. Adam tekrar sorunca Resulullah bu sefer “Babana” diye cevap verir. (El-Kafi, C.2, S.159.)
Toplumun temel çekirdeği ailedir. Ailenin de temelİ anneye dayanmaktadır. Annelik dendiğinde aklımıza şefkat gelir; fedakârlık gelir; merhamet gelir; cennet gelir. Bundan dolayıdır ki; medeniyetimiz, Cennet anaların ayakları altındadır, diyerek annelere ve onların evlatlarına cennetin yolunu açmış, annelerimize de en üst makamı bahşetmiştir.
Annelik kavramı özellikle popüler kültürün yaygınlaşmasıyla değer kaybetmiştir. Halbuki kadınlarımızın en önemli özverilerinden birisidir, “Annelik”… Kutsal ve değerli olan “Annelik” duygusu batı medeniyetinin, icat ettiği sözde özel günlerden bir gün olmuş, tüketim çılgınlığının öznesi haline dönüştürürmüştür. “Annelik” duygusunda ki saflık ve fedakârlık, hediye alma tüketimine kurban edilmiştir…
“Anneler Günü” koskoca bir yılın sadece bir gününe sığdırılabilecek bir gün olmamalıdır. Bir ömürle eşdeğer bir sevginin, saygının ve hürmetin ifadesi olmalıdır. Medeniyetimizin kodlarında bu değer mevcuttur. Sadece onları yeniden çözmeli ve yeşertmeliyiz. Bunu başardığımızda, Anneler Gününü” bir ömür olarak yaşar ve her birimiz Yemen İllerinde Veysel Karani oluruz….
Bu sene ki “Anneler Günü” nde bu tılsıma ulaşmak temennisiyle….