Bizi Tanıyalım; Biz Neredeyiz ?

- 08-11-2017 12:38

Dünyada kıt'a olarak,

Politik olarak,

Siyasî olarak,

Biz neredeyiz?

Kıt'a olarak; Asya, Avrupa ve Arap yarımadası arasındayız...

Evet belki ama bence sınır tanımayan birine göre bu çizdiğimiz sınır aşırı kısıtlayıcı olacaktır.

Politik olarak; Avrupa Birliği'nde, NATO birliğinde, İslam birliğinde, Birleşmiş Milletlerde, Karadeniz İşbirliği'nde diye sayabileceğimiz birçok yerde olduğumuz halde bence bunlarda bile varlığı pasif bir noktada duruyoruz.

Siyasî olarak Avrupa içlerine girmeye kalktığımızda 'dur' denilen Arap coğrafyasında söz söylediğimizde 'sen kimsin?' denilen NATO'da parasız ucuz askerden öteye kullanılma işlevi olmayan, kısacası pasifize edilmiş bir noktadayız.

Peki neden ?

Hiç düşündünüz mü..?

Yıllar evvel Arap ve Türk kardeşlerimizim arasına sokulan ajanlarla bir grup çapulcu vasıtasıyla Arap yarımadasından çıkarılmışız.

Şimdilerde ise aynı oyun Türk, Kürt sahnesiyle yine karşımızda duruyor.

Bunu körükleyen eskiden sadece İngilizlerken şimdi, Birleşik Avrupa ve ABD nezdinde birleşik küffar gurubu olan NATO bunu çok özel işliyorlar.

1897 yılında haham Theodor Herzl'in dediği İsrail'in ilk adımı 1948 yılında devletleştirildi.

'100 yıl planı' olarak nice oyunların içinde bu coğrafyada varlığını Müslümanlar arasındaki fitneden alan bu siyonist cenah, arz-ı mevud planı dahilinde Nil nehrinden Fırat nehrine kadar olan bu coğrafyada, kardeşlerin yine birbirine düşürülmesi ile işgallerine devam ediyorlar.

Peki ne yapmamız gerekiyor sizce, asıl düşünmemiz gereken noktada tam burası.

Rahmetli eski başbakanlarımızdan Prof. Dr. Necmettin Erbakan zamanında kurulan,

Ama hala dış sözde dostlarımızdan sebep pasif konumda duran,

D8 aynı düşüncedeki insanların birlik olması fikriyle çıkılan yolda sadece ortak pazar düşüncesinde küçük göremeyeceğiniz,

Ortak ekonominin yanında siyasi birlik ve birleşik ordu düşüncesiyle daha ileriye gidilecekken şimdi küffar birliklerinden medet umar duruma düşürüldük.

Filistin, Libya, Irak, Suriye, Mısır; şimdide Arakan... Hala akıllanmayacak mıyız..?

'Bangladeş Müslüman değil mi, neden Arakan'a yardım yapmıyor?' diye aklınızdan geçirebilirsiniz ve küçük düşüncelerde boğulduğunuzun farkında bile olmazsınız.

Aynı yönetim D8' e koşarak dahil olmuştu şimdi ise emperyallerin kucağına terk ettiğimiz bir kardeş ülke.

Ne derdi rahmetli Erbakan Hoca; at sahibine göre kişner...

Şimdi Müslümanları başsız bırakan, evvelinde halifeliğin kaldırılması devamında ise D8 ile girilen birliğin dış düşmanlarımıza şirin görünmek için pasif bırakılması bizlere yapılmış, bizlerden olanların en büyük ihanetleri değil midir?

Evet tekrar soruyorum biz neredeyiz ?

Müslüman ve mazlumların yanında olmak için tüm Müslümanları ayırt etmeksizin etrafında toplayacak olan lider ülke miyiz?

Yoksa İslam coğrafyası kan ağlarken siyonist kukla AB, ABD, NATO ve işbirlikçiliğindeki içlerimizdeki hainlerin emir erimiyiz?

Hadi karar verelim biz coğrafi politik siyasi olarak nerede duruyoruz..?

Şahsi olan fikrim odur ki, biz bizi tanımıyoruz.

Gücün sadece tank, top, uçak, tüfek olmadığının farkına bile hala varamamışız.

Ekonomik birliklerle yıllarca kendimizi sömürmüş olanlara, tarladaki tohumlarımıza kadar kendimizi teslim etmişiz... Neden mi..? Yarın baş kaldıracak olan bir deli yürekli şehadet arzulu Müslüman lider olursa akıllarınca bizleri açlıkla terbiye etmek için.

Ya da petrol rafinelerimizin dahi sahibi onlar olmuş ki, kendi toprağımızdan çıkandan bile para kazanmayalım diye...

Örnekleri çoğaltalım mı, ne dersiniz..? Jet motor üretimine 1978 yılında girmek üzereyken darbe ile uslandırılmışız ki, 1984'te TAİ ( Türk Amerikan İşbirliği) ile ABD rızası alınıp tekrar açıldı.

Fabrikamızın büyük hissesini ABD'lilere vererek.

Her neyse, örnek vermeyi bırakalım da asıl sadede gelelim tekraren...

Yazımın içinde de bahsettiğim gibi biz bizi tanımıyoruz.

Hala birçok İslam ülkesinde adına hutbe okunan devlet biziz.

Bir yerde gözü yaşlı bir mazlum varsa neden gelmiyorlar dediği millet biziz.

Tarihimizin bize yüklediği bu yükün altında ezilmemek için artık kendimize gelelim ve biz bizi tanıyalım.

Coğrafi olarak kimine göre Adriyatik'ten Çin Seddi'ne, kimine göre ise ABD açıklarındaki Türk kayıkçı adasına kadar bir coğrafya işaret edilir.

Dinim İslam'ın bana emri ise yeryüzünde Allah'ın (C.C.) emri hakim oluncaya kadar, tüm dünyada Cenab-ı Hak'kın yarattığı hiçbir kulun mazlum durumu kalmayana kadar ki sınırlardır benim hakim olma niyetinde olduğum sınırlar.

Evet 'biz neredeyiz'i düşünürsek, biz bizi belki hatırlar ve tanırız.

Eski bir siyasi partinin sloganıyla bu yazımı sonlandırmak isterim;

Yeniden büyük Türkiye, yeni bir dünya için...

Kendi özümüze önce ahlak ve maneviyat düsturuyla dönmek zamanı İNŞAALLAH...

Sevgi ve saygılarımla

Murat MALKOÇ

Günün Diğer Haberleri