Eğitim sistemimizi tarif ederken “milli eğitim” tanımını kullanırız.Ancak eğitim sisteminin ortaya koyduğu sonuçlara baktığımızda milletin değerlerine pek de yakın olmayan çıkarcı ve dünyevileşmiş bir neslin ortaya çıktığını görürüz. Bütün bir millet olarak ta buna itiraz ederiz. Çünkü istediğimiz sonuç veya beklentimiz bu değildi. Halbuki neler hayal ederdik; büyüyecek, anasına, babasına, çevresine, ülkesine, milletine hayırlı bir evlat olacak; anasının, babasının ardından “hayırla yad” ettirecek bir evlat olacaktı. Bütün isteğimiz beklentimiz gözyaşımız ve duamız bunu görmekti.
Bu gün bizim adına “eğitim ve öğretim “ dediğimiz ve her dönem için ayrı ayrı tarih biçtiğimiz bu faaliyetlere, dedelerimiz “talim ve terbiye” demişlerdi. Yine günümüzde bu faaliyete muhatap olana biz; “öğrenci” derken dedelerimiz onun ismini “talebe” koymuşlardı. Eğitim sistemimizin temel sorununu bu ifadelerin yüklendiği anlam farklılığı mı yoksa beklentilerimizi karşılamayacak anlam daralması mı bunu yeniden irdelememiz gerekir.
“Eğitim ve öğretim” tabiri aslında benzer sözcükler gibi gözükse de aslında “eğitim” yaşam boyu devam eden bir süreci ve belli davranışlara ulaşmada hedeflenen rol modelleri; “öğretim” ise; bilgi yüklemesi veya beceriyi öğretme faaliyetlerine denir. “Talim ve terbiye” ifadesindeki “talim” hem bilgi kazandırmayı hem de kazandığı bilgi ile uygulama yapmayı ifade eder ki; bu kişiliğin oluştuğu bir dönem de elde ettiği bilgileri uygulaması anlamına gelir. “Terbiye”, bilgilendirilen, aldığı bilgileri uygulayanın aynı zamanda terbiye edilmesidir. Ahlaken olgunluğa ulaştırılmasıdır. Böylece bu günkü ezberci eğitim sisteminden uygulamalı , hem bilgi donanımlı hem de ahlak donanımlı bireyler yetişir.Bu günkü eğitim sistemimizdeki “terbiye” nin olmaması nesillerimizin, kısa yoldan köşeyi dönmeyi, zengin olmayı ve ne olursa olsun istediklerine ulaşmak için bütün yolları mubah olarak görmelerindeki en önemli etkendir., Onları “Allah rızası için iş gören nesiller” ile “Sizin en hayırlınız,insanlara faydalı olandır” (H.Ş) istikametinde ki “terbiye”; helal olan üçün haram olan dörtten büyük olacağını benliğine işlemesine ve ailesine,ülkesine,milletine bu gözle bakmasına vesile olur.
Bir de bunu taleb eden olursa işte o zaman “talebe” olur ki; anasının, babasının duasını alan,onu yetiştirenlere arkasından dua ettiren “hayırlı evlad” olur,Aziz Mahmud HÜDAYİ olur.