“En Sıcak” Deprem Belgeseli Galası SATSO Ev Sahibiliğinde Gerçekleştirildi

Sakarya - 15-08-2025 17:58


17 Ağustos 1999 depreminin 26. Yıl dönümünde Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'nın katkılarıyla “En Sıcak Gece - 17 Ağustos 1999 Deprem Belgeseli Galası ve Deprem Şehitlerini Anma Programı” SATSO hizmet binasında.

SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ve Meclis Başkanı Erdem Ercan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen programa Sakarya Valisi Rahmi Doğan, TBMM KEFEK Başkanı ve Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Hasan Erbağ, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ziya Cevherli, Sakarya Barosu Başkan Yardımcısı Av. Şükran Taşdemir Elbirlik, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. müdürleri, ekonomi düzeyindeki sivil toplum üyeleri başkanları, Sakaryalı ve basın mensupları katıldı.

Belgeselin Hazırlanma süreci üstlenen Sakaryalı Sunucu Yahya Bakır ve Ajans Ekibi de programda hazır bulunuyor.

Programın anlatılacağında konuşan SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ; Sakarya'nın deprem gerçeğine vurgu yaparak dile getirildi: “26. Yıl önce o gece, Sakarya'mız ve yaşadığımız, tarihimizin en acı felaketlerinden birini yaşadı. Hepimizin derin izler bırakan bu afetin ardından, benzer acıları yaşamamak için afetlere karşı, hazırlıklı ve dayanıklı bir şehir olmaktan geçmektedir.

İlk gösterimimizi yaptığımız “en sıcak gece” belgeselimizi, o geceyi unutmamak, dersler çıkararak daha güvenli bir gelecek inşa etmek ve gelecekten kopmamak amacıyla hazırlandı.

Yaşanan gece ile ilgili ne anlatılırsa konuşulursa eksik kalır. O yüzden bu belgeseli 17 Ağustos deprem gecesi ve sonrasında yaşananların bir özeti genel bir görünüm olarak değerlendirmek daha faydalı olacaktır. Çünkü yıkılan her çatının altında kaybedilen binlerce kanla beraber kalanların hikayesi değişti. Bunu anlatmak için bir belgesel yetersizliği elbette...

Yaşanan Acılara Rağmen Kalkınma Hikayesi Yazdık

Ancak yaşanan onca acıya rağmen biz şehir olarak bir kalkınma hikayesi de yazıldı. Yıllık 180 milyon ihracattan, 10 milyar doları aşan üretimden ihracat performansı gösterdik, ivme her geçen yıl yükseliyor. O dönemle kıyasladığımızda büyük bir artışta. Üye sayımız bile o dönem 7000 civarındayken bugün 19 bini aşmış durumda. Bu ekonomik çehre, üretim demektir. Ve bir şehrin her şeye rağmen kapanma hikayesidir.

Emeği Geçenlere Teşekkür

Bu olay ile en sıcak gece deprem belgeselinin hazırlanmasına emek veren prosedür ajansa, yapım ekibine, Yahya Bakır'a, katkı sunan kurum ve kuruluşlara, destekleriyle yanımızda olan herkese teşekkür ediyorum.

Depremde ölenlerin tüm ölenleri bir kez daha rahmetle anıyor, geride kalan yakınlarına sabırlar diliyor; Yıllarımızın, ülkelerinin ve tüm insanlığın bir daha böylesi yaşamamasını temenni ediyorum.” diye konuştu.

TBMM KEFEK Başkanı ve Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, "17 Ağustos en acı gecelerden bir tanesi. Bizden sonraki kuşaklara ne acılardan bir tanesi. Bizden sonraki kuşaklara ne acılar hakkında anlatılması için belgesel çok önemli bir çalışma oldu. Belgeselin toplanır için her birimizin katkısını sağlayıp yaymamız gerekir. Önceki anlık ve sonrasında hatırlayabileceğimiz ders verebilir. O gece olanlar geçmişte kalan zamanlar bunu görsün. Sakarya'daki verilere bu çok büyük oluyor. Her şerde bir her yerde bir şer vardır. Felaketini YüzamAş Olmak çok ümüzcü anak depremin bülakti ver kazanç yatay şehirleşme oldi. Sakarya ülkenin en YAHANABILIR Kentlerinden Birid. 1Milyonu Ahkesin Nüsfusu ve BUYUKHEHIR OLMASINA RALMEN. Kendi Kendine Gelişmiş Bir Şey ve Burada Satso'nun Çok Ciddi KatkuSı Var. Şeyhriminin Yatirinar Için Cazip Olmash en Buyuk Buyüre etkenidir. ACILAINDA KENETLENEN BIRHIR. Basın ve Sivil Toplum Kuruluşlari Çok Gücla. Sakarya Için Herkes Kolayca Kenetleniyor. En Sayübik Arzumuz ve Önceli'niz Kentsel Dönömü Layyilla BitirebilMektir. Eski Yaplari DönuştürebilMek Için HalkIMIZ desteği çok önemlidir. bugünlerde bir daha acı afetler yaşatılmasın.” dedi.

Sakarya Valisi Rahmi Doğan, " Ben Hatay valisiyken yakın zamanda depremi kaybediyor. Oradaki yaşananlar çok farklı. Deprem gerçeği çok farklı ve insanoğlu farklı oluyor. Türkiye bir deprem ülkesi. Deprem olmaz denilen illerde deprem olmaya başladı, deprem beklenen illerdeki yıkımlar beklenenden fazla olmaya başladı. Deprem sonrası durumumuz her zaman sahada ancak önemli olan deprem yaşanması gerekenlerdir.

Sağlam zemine sağlam bina yapmadığımız takdirde zarar kaçınılmazdır. Deprem öncesi aralık ve sonrasında yapılması gerekenlerde hepimize çok iş düşüyor. Sağlam zemin önemli bir tercih..

Deprem sonrasında önemli sorunlardan biri de iletişim sorunu. Buraya geldiğimde ilk talimat baz istasyonlarını değiştir ve minarelerin üstünden indirelim dedim. İkinci sorun ise ulaşımda.. İnsanlar şehirden çıkmak istiyor ancak bir yardım için girmek isteyenler oluyor, ciddi bir karmaşa.Deprem sonrası hastane gibi kamu hizmetlerinin ayakta kalması çok önemli.

Deprem mi yıkılsın yoksa biz mi şimdi yıkıp yenileyelim mi? Deprem öncesi biz yıkarsak 1 birim,deprem yıkarsak 10 birim maliyet ortaya çıkıyor. Sadece hasarın onarılmasının maliyeti bile çok fazla. Bu nedenle hep birlikte dönüşüme ağırlık vermemiz gerekiyor.”

Konuşmaların ardından belgesel gösterimine geçildi. Yaklaşık 1 saat süren belgeseli salondaki büyük ilgiyle takip etti.

Belgeselin ardından depremin şehirde yarattığı yıkımın kırılması için uğraşan, şehrin umutlarının giderilmesi konusunda sorumluluk üstlenen ve deprem sonrasında da parçalanmaya yönelik somut olarak bulunan ve belgeselin hazırlanmasına destek olan kişiye, kurum ve kuruluşlara teşekkür belgesi alındı.

Günün Diğer Haberleri