Yere göğe sığmayan kibrinle, daracık kabire sığacaksın!
Doymak bilmeyen gözünü, bir avuç toprak dolduracak!
Gerçekleri görmeyen gözlerin kapandığında, artık çok geç olacak...
Rengini desenini beğenmediğin dolaplar dolusu eşyalarından, ayrılıp birkaç metre beze sarılacaksin...
Tutamadığın çeneni, bir bezle bağlayacaklar..
Gerçeklerden kaçarken, birkaç tahtayla sıkıca kapayacaklar...
Dünya işlerine dört elle sarıldığın kollarını, iki yanına koyacaklar...
Nefis âlemine koşarak giden ayaklarını birbirine bağlayacaklar...
Herşeyi bildiğini sandığın fâni dünyadan, bilmediğin âleme gideceksin!
Mekân ve insan, statü ayrımı yaptığın günlerden,
Hak ve halt yediğin günlerin hesabını vereceksin...
İsraf ettiğin ; zamandan, nimetten...
Suistimal ettiğin; iyi niyetten...
Nerede kazanıp, nerede harcadığından...
Sağlık denen ganimeti nerede zayi ettiğinden...
Gençlik denen güneşi nerede kararttiğından...
Güzellik denen cevheri nerede harcadığından...
Edep ve ahlak ruhsatını nasıl kullandığından...
İmanını; Kuran ve Ehli Sünnet üzeremi yaşayabildiğinden...
İnsanı eşrefi mahlûkat yapan aklını ; hangi nefis oyunlarında kullandığından...
Manevi güzelliklerin birikimi olan kalbini; hangi duygularla
doldurduğundan...
Ruhlar aleminde söz verdiğimiz Rabbimizin huzuruna çıkıp tutamadığımiz sözlerin hesabını vereceğiz.
Hakimin kendisi şahit olan o günde utanmamak , rezil ve zelil olmamak duasıyla
Hayırlı Cumalar dilerim, saygı ve selamla (FT)
Çin Yüksek Halk Mahkemesi heyeti AYM'de
17:57 - 7 Bölge