Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şube Başkanı Murat MENGEN, Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan “Öğretmen Strateji Belgesi 2017-2023” belgesinin 2011 yılından bu yana Bakanlığın gündeminde olduğunu, üzerinde çalışmalar gerçekleştirildiğini, taslak metinlerin aradan geçen zaman zarfında kamuoyuyla yer yer paylaşıldığını, ancak son merhalede kamuoyuna açıklanan belge uygulanabilir olmaktan uzak, masa başı kaleme alınmış görüntüsüyle yeniden ele alınmaya muhtaç olduğunu söyledi.
Murat Mengen, “Öğretmen Strateji Belgesi 2017-2023” belgesini değerlendirdi.
Gerçek bir strateji belgesinden beklenen, öncelikle eğitim sisteminin ve bu kapsamda öğretmen istihdamı, çalışma koşulları, yeterlilikleri ve eğitim sisteminin mevcut durumu ve sorunlu alanları tespit etmek; devamında ise bunlara yönelik kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerileri içeren planlamanın yapılması gerektiğini ifade eden Mengen, “Maalesef söz konusu belgede bu türden bir stratejik yaklaşım söz konusu değildir. Sorunun doğru ve net bir şekilde ortaya konulmadığı bir vasattan sağlıklı bir çözüm yaklaşımı çıkması tabii ki mümkün değildir dedi.
Öğretmen Strateji Belgesi’nde sorunlar tam tespit edilememiştir
Öğretmen Strateji Belgesi’nde giriş kısmında Türkiye milli eğitim sisteminde mevcut bazı istihdam politikası sorunlarına değinilmiş ise de derinlikli bir sorun tahlili yapılmadığı, esaslı pek çok sorunun sırf ismi zikredilerek es geçildiği, haliyle bu tablodan da gerçekçi eylem adımlarının çıkarılamadığının görüldüğünü belirten Mengen, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Örneğin öğretmenlerin bir ildeki hizmet süresinin ortalama hizmet süresinin altında olduğu sosyo-ekonomik açıdan az gelişmiş bölgeler için önerilen çözüm, dört yıl süreyle hiçbir şekilde sağlık mazereti dahi olsa yer değişikliği hakkı tanınmayan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasıdır. Bir başka ifadeyle, Strateji Belgesi, sorunu tam anlamıyla anlayıp sahici, insanca, hakça ve özendirici çözüm arayışlarına girmek yerine, pratikten uzak talihsiz teorik bir metin görüntüsüyle geleceğe dair çözüm yerine sorun vaat etmektedir. Öğretmenlerin bilgi, görüş ve tecrübelerini dikkate almayan eğitim reformları genellikle başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Bu çerçeveden hareketle değerlendirdiğimizde, sözde Strateji Belgesinin hem aday hem de mevcut öğretmenlerin motivasyon kaybını daha da kötüleştirme potansiyeli olduğu görülmektedir. Daha şimdiden Strateji Belgesine gelen tepkiler, mevcut öğretmen adaylarının huzurunun kaçtığını göstermektedir”
Eğitimin paydaşlarının görüşlerinden uzak hazırlanmıştır
Mengen, belgede ağırlığın öğretmenlerin hizmet içi eğitimi ve kariyer gelişimi yerine öğretmen adayların yetiştirilmesine ve seçim sürecine verilmesi beraberinde, amaç ve hedefler bağlamında sorumluluğun Bakanlıktan ziyade Yükseköğretim Kurulunun üzerinde kalmasına sebebiyet verir. Bütün bunlara ilaveten Belge’nin içeriği incelendiğinde gerçeklikten uzak, uygulanabilirliği bulunmayan, çalışma barışını ve kamu hizmetinin işbirliği içinde yürütülmesi ilkesini bozacak, kurumsal kargaşaya sebebiyet verecek, eylemlerin belirlendiği görülmektedir” şeklinde konuştu.
Performans sisteminin hukuki hiçbir dayanağı yoktur
Mengen, “Strateji Belgesi’nde bütün öğretmenler için zorunlu bir performans değerlendirme sisteminin geliştirilmesi öngörülmüştür. Bakanlığın hukuki ve kanuni dayanağı olmayan performans değerlendirmesinde ısrar etmesinin gerekçesi ortada yoktur. Uygulanabilir olmayan dayatmalar yerine eğitimden beklenenler ekseninde öğretmenden beklentiler ortaya konulmalı ve bu doğrultuda öğretmenlere daha fazla destek sağlanmalıdır” dedi.
Öğretmen test sınavı yapmak yerine mesleki gelişime odaklanmalıdır
“Mesleğe girişte KPSS, alan bilgisi sınavı, mülakat, aday öğretmenlikten asli öğretmenliğe geçişte yazılı ve sözlü sınav gibi başka hiçbir kamu görevi için öngörülmeyen türde ve sayıda sınava tabi tutulan öğretmenlerin, her dört yılda bir sınava tabi tutulmasının gerekçesi nedir? Öğretmen yeterliliğini test sınavıyla ölçmek yerine öğretmenin mesleki gelişimini sağlayacak ve tamamlayacak gerekirse modüler tarzda hizmet içi eğitim faaliyetleri planlanmalı, hizmet içi eğitimler, performansa yönelik uygulanmalı ve kariyer basamaklarında etkin rol oynamalıdır.”
Sözleşmeli öğretmen istihdamından vazgeçilmelidir
Murat Mengen, “Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının daha önceki yıllarda denendiği ama istenilen faydanın zerre kadar sağlanamadığı apaçık bir gerçektir. Daha önce tecrübe edilmiş, sonuçları görülmüş sürdürülememiş bir uygulamada ısrar yerine geçmişten ders almak gerekir” dedi.
Kavimler göçüne hayır
Mengen, rotasyon sisteminin işlevsel ve aktif hale getirilmesi de, Strateji Belgesi’nde öngörüldüğünü, Eğitim-Bir-Sen olarak bahse konu düzenlemeye yönetmelik taslağının kamuoyuna yansıdığı andan itibaren tepkimizi ortaya koyduklarını rotasyon uygulamasını “kavimler göçü” olarak nitelendirdiklerini ifade etti.
Özet olarak ifade etmek gerekirse, ortada yıllarca gel-git yaşamış nihayet bu hale nasıl geldiği anlaşılamamış, paydaş görüşleriyle beslenmemiş, alanın tecrübelerine yaslanmayan yeniden ele alınmadığı sürece uygulama şansı olmayan bir belge vardır. Öğretmene hak ettiği değeri takdir etmekten uzak bu belgenin eğitimin aktörü olan öğretmeni atlayarak başarı umması olası bir ihtimal değildir. Sürdürülebilir ve yönetilebilir bir istihdam politikası oluşturamamasının sorumlusu öğretmenlerimiz değildir. Öğretmenlerin kendi işlerine ve mesleki gelişimlerine odaklanmalarını engelleyecek, çalışma barışını ve kurumsal işbirliğini bozacak zorlama tedbirler yerine öğretmenin rolünü artıracak, motivasyon sağlayacak, adil bir kariyer sistemi kurgulayacak bir stratejiye ihtiyaç vardır.”