Sokullu Mehmed Paşa’nın Suikastı ve Sonrasındaki İdari Bozulma

- 24-01-2024 11:54


Merhaba sevgili okuyucular, bugün sizlere önemli bir konudan bahsetmek istiyorum.
Keyifli okumalar ...
Sokullu'nun suikast sonucu öldürülmesi, sadece bir sadrazamın öldürülmesiyle sınırlı bir olay değildir. Bu hadise, Osmanlı sisteminde ikinci bir değişikliğe neden olmuştur. Üzücü bir şekilde, padişahlıktan sadrazamlığa geçiş döneminde olduğu gibi, bu değişim de hukuken tanımlanmış, belirli kurallara bağlanmış bir değişim değil, gizli entrikalar ve suikastlerle arka planda bilinmeyen güçlerin amaçladığı doğrultuda gerçekleşmiştir. Harem sistemi, Saray'da istihdam edilen her kesimden insanın idari alanda rol oynadığı kaotik bir yapıyı kapsamaktadır. Bu aşama, Osmanlı tarihinin uzun sürecek sancılı bir periyoduna giriş aşamasını oluşturmaktadır. Üçüncü Murat'ın aşırı pasif kişiliği ve devlet işlerine karışmaması sonucunda devlet idaresinin padişah annesi Nurbanı, eşi Safiye, haremdeki diğer etkili kadınlar ve padişah hocası Sadeddin gibi kişilerin eline geçmesi, bu dönemin temel niteliğini oluşturmaktadır. Artık sadrazam nezaretindeki hükümet ve idare sona ermiş, etkili kişiler padişahtan aldıkları emirlerle devlet idaresine yön vermiştir. Bu dönemde müstakil bir divan kurumunun olmadığı, onun yerine şahsi müdahale ve teşebbüslerle gerçekleşen bir idarenin geçerli olduğu belirtilmektedir. Etkili kişiler, istedikleri amaçlara yönelik padişahtan aldıkları emirlerle devlet işlerine müdahale etme imkanı bulmuşlardır. Bu uygulama Sokullu zamanında başlamış ve onun itibarını kaybetmesine neden olmuştur. Sokullu'nun ölümünden sonra ise sadrazamlığın idari ağırlığını kaybederek rüşvet ve irtikap ile para biriktirmek için arzu edilen bir makam haline geldiği anlaşılmaktadır. Bu dönemde iktidarın büyük çapta defterdar Kara Üveys'in eline geçtiği ve kadı, sancakbeyi ve beylerbeyi tayin ve azillerinin Sokullu'nun elinden alındığı belirtilmektedir. Sadrazamlık ve hükümet sisteminin yerine saray-harem kontrolünde bir idarenin alması, Osmanlı kurumsal gelişimini olumsuz yönde etkilemiş ve kurumların bütünüyle bozulmasına neden olmuştur. Bu dönemde kurumların etkin işleyişi sona ermiş, her kurum tasarruf eden kişinin şahsi ikbal vasıtası haline gelmiştir. Kurumlara yapılan atamalarda liyakat yerine rüşvet ve irtikap rol oynamıştır. Bu nedenle vezirlik sık sık el değiştirmiştir

Günün Diğer Haberleri