Ülkemizde 18-24 Eylül tarihlerinde kutlanan Ahilik Haftası münsebetiyle Hendek İlçe Müftlüğü Personeli Vaiz Mehmet ABAY ve İmam-Hatipler Arif TÜR ve Murat AYKOL Mustafa Asım Pasajına ziyaret ederek Ahilk Haftası ve İslam Ticaret Ahlakı ile ilgili Esnafımızla sohbet edip dua ettiler.
AHİLİK HAFTASI (ticaret HAYATINDA HELAL HARAM BİLİNCİ)
Allah Resûlü (s.a.s)’in âdetiydi. Medine pazarına gider, oradaki insanlarla hasbihal eder ve pazarın durumunu kontrol ederdi. Yine böyle bir gün pazar yerinde dolaşırken bir buğday satıcısına rastladı. Buğday yığınını eliyle yokladı. Üstü kuru olan buğdayın altı ıslaktı. Sebebi sorulduğunda satıcı, buğdayların yağmurdan ıslandığını söyledi.
Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) satıcıyı şöyle uyardı: “Öyleyse insanların görmeleri için ıslak olan kısmı üste koyman gerekmez miydi?
…مَنْ غَشَّنَا فَلَيْسَ مِنَّا Bizi aldatan, bizden değildir!” (Müslim, İman, 164)
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُمْ رَحٖيماً ﴿٢٩﴾
“Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yiyin, haram ile kendinizi mahvetmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.” (Nisa, 4/29)
Kıymetli Müslümanlar!
İslam’a göre ticaret ahlâkının en önemli ilkesi doğruluk ve dürüstlüktür.
عَنْ أبي مُوسَى رضي اللَّه عَنْهُ قَال : قُلْتُ يا رَسُولَ اللَّهِ أيُّ المُسْلِمِينَ أفْضَلُ؟ قال : مَنْ سَلِمَ المُسْلِمُونَ مِن لِسَانِهِ وَيَدِهِ
Ebû Mûsâ (r.a.) şöyle dedi:
- Ey Allah’ın Resûlü! Hangi Müslüman en üstündür? diye sordum.
- Dilinden ve elinden Müslümanların emniyette olduğu kimse” cevabını verdi.
(Buhârî, Îmân, 4; Müslim, Îmân, 64; R.s. c.6, 1515.hadis)
Mümin işinde, gücünde, ticaretinde daima güven verendir.
Allah’a ve ahiret gününe inanan bir mümin, işinde ve ticaretinde harama ve gayr-ı meşru kazanç yollarına başvurmaz.
Ölçü ve tartıda adaletsizlik yapmaz.
Malını satmak için yemin etmez.
Karaborsacılık yapmaz, fırsatçı davranmaz.
Fâhiş fiyatlarla insanları mağdur etmez.
Alışverişte fiyatları kızıştırmaz, başkasının pazarlığını bozmaz.
Boğazından bir lokma dahi haram geçirmez.
Hanesine ve sofrasına helalle bereketlendirir.
Ahlakını iktisat ve itidal, şükür ve kanaat ile süsler.
Aziz Müslümanlar!
وعَنْ أبي هُريْرَةَ رضي اللَّه عنْهُ قَالَ : قَالَ رسُولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : أيُّهَا النَّاسُ إنَّ اللَّهَ طَيِّبٌ لَا يَقْبَلُ إلاَّ طَيِّباً ، وَإنَّ اللَّهَ أمَرَ المُؤمِنِينَ بِمَا أمَرَ بِهِ المُرْسَلِينَ ، فَقَالَ تَعَالَى : {يَا أيُّها الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّباتِ وَاعمَلوا صَالحاً } وَقَالَ تَعَالَى : { يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُلُوا مِنَ طَيِّبَات مَا رَزَقْنَاكُمْ } ثُمَّ ذَكَرَ الرَّجُلَ يُطِيلُ السَّفَرَ أَشْعَثَ أغْبَرَ يَمُدُّ يَدَيْهِ إلَى السَّمَاءِ : يَارَبِّ يَارَبِّ ، وَمَطْعَمُهُ حَرَامٌ ، ومَشْرَبُه حَرَامٌ ، ومَلْبَسُهُ حَرَامٌ ، وَغُذِيَ بِالْحَرَامِ، فَأَنَّى يُسْتَجَابُ لِذَلِكَ ؟
“Ey İnsanlar! Allah Teâlâ temizdir; sadece temiz olanları kabul eder. Allah Teâlâ peygamberlerine neyi emrettiyse mü’minlere de onu emretmiştir. Cenâb-ı Hak Peygamberlere: ‘Ey peygamberler! Temiz ve helâl olan şeylerden yiyin, iyi ve faydalı işler yapın!’ buyurmuştur.
Mü’minlere de:‘Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin’ buyurmuştur.”
Resûl-i Ekrem daha sonra şunları söyledi:
“Bir kimse Allah yolunda uzun seferler yapar. Saçı başı dağınık, toza toprağa bulanmış vaziyette ellerini gökyüzüne açarak: Yâ Rabbi! Yâ Rabbi! diye dua eder.
Hâlbuki onun yediği haram, içtiği haram, gıdası haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilir!” (Müslim, Zekât, 65;1855. hadis)
Müslümanı dünyanın en temiz insanı yapan sadece inancı değildir.
Onu diğer insanlar arasında en üstün ve en temiz yapan şey, dinin emirlerine uygun olarak yaşaması, temiz ve helâl gıda ile beslenmesi ve böylece hem maddesinin hem de mânasının temiz olmasıdır.
اللَّهمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ ، وَاغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ
Allah’ım! Bana helâl rızık nasib ederek haramlardan koru! Lütfunla beni senden başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Daavât, 111; 1489. hadis)
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ العَجْزِ وَالْكَسَلِ ، وَالْبُخْلِ وَالْهَرَمِ ، وَعَذَابِ الْقَبْرِ
اَللَّهُمَّ آتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا ، وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا ، أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلاَهَا
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَنْفَعُ ، ومِنْ قَلْبٍ لاَ يخْشَعُ ، وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ ، وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْتجَابُ لَهَا
“Allah’ım! Âcizlikten, tembellikten, cimrilikten, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve kabir azâbından sana sığınırım. Allah’ım! Nefsime takvâ nasip et ve onu her türlü günahtan temizle; onu en iyi temizleyecek sensin. Ona yardım edip eğitecek sadece sensin.
Allah’ım! Faydasız ilimden, ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”(Müslim, Zikir, 73; R.s.1482.hadis, c.6)
Ebu Berze Nadle b. Ubeyd el–Eslemî -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre,
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
لا تَزُولُ قَدَمَا عَبْدٍ يَومَ القِيَامَةِ حَتَّى يُسْأَلَ عَنْ عُمُرِهِ فِيمَ أَفْنَاهُ؟ وَعَنْ عِلْمِهِ فِيمَ فَعَلَ فِيهِ؟ وَعَنْ مَالِهِ مِنْ أَيْنَ اكْتَسَبَهُ؟ وفِيمَ أَنْفَقَهُ؟ وَعَنْ جِسْمِهِ فِيمَ أَبْلَاهُ؟
“Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz.” (Tirmizî-Dârimî)
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadisinde dürüst ve güvenilir tüccarlara şu müjdeyi vermiştir:
التَّاجِرُ الصَّدُوقُ الأَمِينُ، مَعَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ
“Dürüst ve güvenilir tüccar, peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir.” (Tirmizî, Büyû’, 4)
Özünü İslam’ın evrensel ilkelerinden alan Ahilik Müessesesi’nin şu öğütleriyle bitiriyorum:
“Eline, diline, beline sahip ol!
Kapını, kalbini, alnını açık tut!
Eşine, işine, aşına özen göster.
Harama bakma, haram yeme, haram içme!
Yanlış ölçme, eksik tartma!
Dünya malına tamah etme!
Kuvvetli iken affetmesini, hiddetli iken yumuşamasını bil!”