Harun Reşit Behlül Dana'ya dedi ki; seni vezirim yapayım...
Behlül Danâ hz. düşündü ve Bunu bir danışayımda geleyim dedi...
-Be hey Behlül sana ben diyorum vezirim olacaksın diye.
-Ben sultanım. Makamı ben veririm, Benden hariç kime danışacaksın?
-Olsun ben bir danışıp geleyim dedi Behlül Danâ...
Sultan Harun Reşit merak içinde tabi..
Acaba kimlere danışacak bu deli/veli?
Peşine saraydan bir adam takmış ve bu kimlerle görüşüp danışacak çaktırmadan izle ve bana haber et demiş...
Behlül sarayın koridorlarında bir aşağı bir yukarı gidip geliyormuş. Tabi hafiyede çaktırmadan onu izliyormuş..
En son Helâya girmiş ve çıkmış Behlül... Hafiyede arkasından helâyı kontrol etmiş kimse yok...Bütün bunları Behlülden önce Sultana anlatmış hafiye...
-Sultanım kimse ile görüşmedi. En son helâya girdi çıktı demiş...
Behlül huzura varmış ve Harun Reşit sormuş? Evet danıştınmı? Ne dediler sana? Kararın nedir?
-Bak senin için kimseyle görüşmedi diyorlar... En son helâya girmişsin diyorlar...
-Efendim arkadaşın da dediği gibi helâya girdik ve danıştık...
-Kime danıştın?
-Orada olanlara...
-Nasıl yani dedi Harun Reşit...
-Kuburun içindekilere işte onlara danıştım dedi Behlül...
-Ne dediler sana peki?
-Ben onlara dedimki vezirlik teklifi var bana ne yapayım?
-Onlarda dediler ki; Behlülcüğüm sen bilirsin amma, biz düne kadar çok itibarlıydık... Çok kıymetli gıdalardık...
İnsan içine girdik ve bir gecede geldiğimiz hale bak.. Akıllı ol insan içine girme dediler...
Ve bunun üzerine Harun Reşit ağlamaya başlıyor...
Eeee canlar... Aslında her makam ve mevki sahibinin yanında bir Deli/ Veli olmalıdır değilmi?
Kimsenin söylemeye cesaret edemediğini cesaretle yüzüne söyleyebilen bir Behlül Danası olmalıdır değilmi?