Zaaflar Tedavi Olabilir mi ?

- 13-11-2017 09:18

Zaaflar Tedavi Olabilir mi ?

Evvela zaaf faktörünün ne olduğunu araştıralım.

Zaaf: Herhangi bir varlığa istek düşkünlüğü ve kendini tutamama hali.

Şekillendirecek olursak; ilk akla gelenler su anki ve tarihten:

1.Kadın erkek arzusu,

2.Mal mülk hırsı,

3.Hükmetme ve kabul edilme arzusu,

4.Gözde olma arzulanma isteği başlıcaları olabilir .

Teker teker bu konuları değerlendireceğiz.

Bu yazımız artık biraz uzun olacak ,

Sabırlı okumalar herkese...

Kadın ve Erkek

Türklerde Göktürkler, Çinli presler ile,

Grek Roma 'da Mısır'ın Kleopatra'sı ile

Avrupa'da  ensest ilişkiden doğal krallarla, günümüz Arap coğrafyasında her biri ajan Yahudi eşler ile,

Yönetimler imparatorluklar ya yıkıldı ya güçsüzleştirildi yada kontrol altında tutuldu.

 

Nice zengin iş adamı, nice idareci, nice bilim adamı dahi bir kadından etkilenip hayatlarının hatalarını yaptılar.

ABD devlet başkanı Trump'in televizyon karşısında eşinin elini  tutmaması epey konuşuldu.

Peki tedavisi nedir ?

Sırasıyla buna da değineceğiz inşaallah.

2 .Mal Mülk edinme, sahiplenme  hırsı

Bu durum bir insanın sağlığı gidene kadar ömrünü, dostluklarını ,ilişkilerini kısacası tüm benliğini ve kişiliğini  an an, sözde sahip olmak istediği meta tarafından esir alınma durumudur.

Günümüzde ev, araba, arsa için senelerce taksit borç yükünün altında ezilip emekliliği bile kendine zehir edenlerimiz yok mu etrafınızda ?

Yada;

'Bir elbise, bir çamaşır makinası için bankaya sana söz veriyorum 12 veya 24 ay boyunca söz dinleyen iyi bir köle olup her ay kazandığım üç kuruşu da size getireceğim' demiyor muyuz imzaladığımız o sözleşmelerde.

Peki tedavisi nedir ?

Hükmetme ve kabul görme arzusu

Günümüzde iktidar, makam mevki sahiplerinin o makamdan düştükten sonraki tavır ve psikolojilerini yakından inceleme fırsatınız olursa, hızlı bir bedensel çöküşle karşılaştıklarını fark edeceksiniz

Ya gençlerimiz kendilerini bir sınıfa dahil edebilmek için kılık kıyafet, yeme içme, davranış değiştirme gibi kabul görme arzusu mutsuz bir hayata başlangıç yaptığının delili değil mi  sizce..?

Şuan gençlerimizin uyuşturucu batağına düşmelerindeki sebeplerin başında kabul görmeme durumu yok mu?

Peki tedavisi nedir ?

Az kaldı sıra buna da gelecektir...

Gözde olma, arzulanma isteği

Günümüz toplumundaki en bariz hastalıklardan biri ve anlayışsızlığın, anlaşılamamanın getirdiği bu durum sonunda insan şekline değişiklik katan bir kadın  beğenilme karşı tarafın istediği olma halini hayata tatbik eder.

Ya erkek ise onların hali daha vahim konuşmalarına kadar değişir avının üstündeki aslan gibi, sonra mı  sonra bayandan yiyeceği bir tokat veya ayı sözüyle aynaya bakmaya kendine dönmeye  başlayacaktır. 

Birde  metalarda değerlendirelim ,

Bir marka devamlı reklam yapıp akılda kalmayı arzular , neden mi?

Başka türlü bir ihtiyaç olmayan markadaki ürün tarihin tozlu sayfalarına katılır.

Mesela gün içinde kola reklamı görmeseniz yürüdüğümüz yolda evde televizyonda düşünün şimdi kola arzunuz isteğiniz kalır mı?

Peki tedavisi nedir?

Tüm şıklara baktığınızda birliktelik arz edebileceğini fark ettiniz değil mi?

Evet.

Yaratılış fıtratı gereği açıklamaya çalışalım.

İnsanlar ruh, beden ve nefis üçlemesinde yaratılmış  düşünebilen ve düşüncesini şekillendirebilen bir varlıktır.

Ruh saf ve tertemiz iken ,

Beden geçici bir kıyafet unsurunda varlığı sınırlı, nefis ise yukarda belirttiğimiz olumsuzlukları arzular.

Ruh yaratıcıya teslim olma arzusunda,

Beden bir elbise hüviyetinde,

Nefis ise yaratıcı olmak hevesindedir.

Çocukken nefis bedene tahakkümü az sayılacak kadar olmasına nazaran ,

Anne babanın 'ben yaşamadım o yaşasın' iç güdüsü ile nefsi arzularını depreştirmesi sonucu, bilmeyerek dünya hayatında mutsuzluğa mahkum olma yolunu açmaktadır.

Bu hal devamında ahiret hayatınıza sıkıntıya sokacaktır.

Hiçbir ebeveyn evladını bilerek ateşe atmaz, ama kendilerinde  tam  tedavi olamamış nefis, evlatlarında anne baba ile varlığını güçlendirmektedir.

Nefis

Toplumsal anlamdaki kelime ile muhteşem olma durumudur.

Bu ad konulurken dünyalık her konuda mutsuzluğa kendini itecek olana tabiiyeti mahkumiyeti getirecektir farkında olmayarak.

Nefis madde anlamında değil de mana anlamında sınıflara ayrılır.

Nefsi emmare (emreden nefis)

Her türlü emrine tabi olan beden ,

Ruhu tamamen kıskaca alır ,

Sonrasında ise bir hayvan gibi her güdüsünü yerine getirme uğraşıyla toplumların yıkılışına baş sebep olur.

Nefsi levvame (kinayeci nefis)

Nefsin emirlerine boyun eğmesine nazaran ruh her yapılan yanlışa karşı çıkar,

Kişi beden olarak yanlışta olsa da ruh kınayıcılıkla yapılan yanlışın pişmanlığını seslendirir .

Toplumdaki değişiyle vicdanın sesi olur.

Nefsi mülhime (arzularına son verilmemiş nefis)

Bu durum nefsin arzularına karşı ruhun güçlü bir duruş ile yaptırım uygulama halidir .

Nefis eskisi gibi emredemez sözünü ruha baskı olarak kullanamaz bedene hüküm sahibi değildir.

Ama

Yine de herhangi bir açık bulup emrettiği hallere dönme telaşıyla mücadelesi keskin şekilde devam eden nefis durumudur.

Nefsi mutmagine ( kanaat getiren nefis)

Bu seviye aslında nefsin tüm oyunlarını öğrenmiş olan ruhun kelepçeyi nefsine taktiği haldir .

Bu durumdaki nefis ruhun emirlerine tabi olarak yaşamaya mahkumdur.

Yine de dikkat edilmesi gerekir çünkü nefis evimizin bahçesindeki cimler gibidir. Her traşlandığında daha gür çıkar.

Nefsi radiye ( Razı olan nefis)

Fecir süresi son ayetlerinde apaçık anlatılmış tir bu seviye nefis .

Teslimiyetini Allah Azze ve Celleye vermiş ondan gelen her şeye rızalık halini yaşamaya başlamıştır.

Nefsi mardiyye (Razı olunan nefis )

Fecr suresinin içinde bu durumdan da bahsedilir; Rabbinin verdiklerine razı olan nefis halinden Rabbinde razı olma durumudur. Bu hal kişiyi insan olma haliyle tamamen baş başa bırakır.

Nefsi tezkiye ( kontrol altındaki nefis)

Nefsin bu bilinen son merhalesi artık kontrol altında tam teslim olmuş halidir.

Varlığını tamamen Cenab-ı Hak'ka teslim etmiş olana olacak olana  rızık barınma ve dünyalık hiçbir şeye bağı kalmamış.  Cenab-ı Hak'kın ben yarattığım tüm varlıkların rızıklarına kefilim ayetine teslimiyeti tam nefis durumudur .

Bu halleri değerlendirir iken asıl olana yöneldiğimiz de aşikardır.

İnsan yaradılışından koptuğunda her türlü dünya meşakkatiyle sınanır durumdadır.

Bu sebeple nefsin hayvani durumlardan temizlenmesi fıtrata dönme, diğer adıyla da insan olmaya başlamasıdır.

Tedavi aslında çok açık; her daim gözümüzün önünde duruyor değil m?.

Kelimeyi Tevhit'te bizler Kuran'ı ve sünneti tasdikliyoruz. 

Bunu fark etmesek de  belki önümüzdeki tedavimizin bulunduğu kitap ve doktorumuzun yaşadığı hayat bizlerin kurtuluşudur.

Bir Müslüman arzu ve nefsini doktoru Resulullah efendimizin hayatını kendi hayatına örnek alırsa tedavi edebileceği gün gibi ortadadır.

Bir örnek verirsek, hiç biriniz çamaşır makinasında bulaşık yıkamaya kalkmaz ,

Tabi ki kullanım kılavuzuna uygun davranır.

O zaman bizlerde bizi yaradan rabbimizin bizim için tüm bilgileri içine koyduğu kullanım kılavuzumuz olan Kuran-ı Kerim'e  ve bu yüce kitabı bizlere öğreten Resulullah efendimizin hayatına uygun yaşama mecburiyetindeyiz.

Bu mecburiyetimiz yaradılışınızın fıtratınızın gereğidir.

Ya arzu ve heveslerimizin (nefsimizin) oyuncağı olacağız.

Yada insan olup dünyamızı da, ahiretimizi de cennete çevireceğiz.

Saygı ve sevgilerimle

Murat MALKOÇ

 

Günün Diğer Haberleri