Başpehlivanlık mı? Boşpehlivanlık mı?

Güreş Yorumcusu  Yalcın Kaynak

Boşpehlivanlık derken er meydanlarımızda yiğitçe, mertçe güreş tutan, mücadele eden, alın teri döken koçyiğitlere değildir asla sözüm.

Bizim sözümüz yağlı güreşimizi özünden koparıp, içini, içeriğini, maneviyatını boşaltan kendi menfaat ve çıkarları, egoları doğrultusunda kullananlaradır sitemim. Özü, sözü, dili, kalbi ayrı amacı, hedefi, farklı olanadır. Bu özellikleri üzerinde taşıyan kim varsa, kim olursa olsun onlaradır sözüm.

Atalarımız hiçbir sözü boşa söylememiş. Söyledikleri her sözde uyarı var, yaşanmışlık var, tecrübe edilmişlik var. Yazımızın başındaki başlığa uygun bir ata sözümüz daha var. "Balık baştan kokar" bu durum artık ayyuka çıktı. Her ne oluyorsa "Baş" da oluyor.

Sezon başından beri akla, mantığa, hakka, adalete, doğruluğa, dürüstlüğe sığmayacak her türlü yanlışlığı alavere dalavreyi gördük. Özellikle de Başpehlivanlık da. Öyle akla, mantığa, ziyan kararlar gördük ki; bana göre bu yıl birçok Başpehlivanlık güreşi; Başpehlivanlık değil, Boşpehlivanlık güreşi oldu bu hafta. Balıkesir Kurtdere Güreşleri bu durumu artık zirveye çıkardı. Artık Başpehlivanlarımız bile isyan edip, birbiri ardına açıklamalarda bulunmaya başladı. Yeter kardeşim birleri bu gidişe dur desin artık. Bir sezonda iki sefer federasyon ve ekip değiştirildi. Fakat bazı kişiler varki; bunlar zaten sıkıntının, sorunların ana kaynağı. Fakat hangi sistem gelirse gelsin bunlar o sistemin tam ortasındalar. Hal böyle olunca değişen hiçbir şey yok. Değişen sadece alt kademe yönetimi. Olmasın kardeşim; bir insan hem antrenör, hem organizatör, hem belediye çalışanı, hem de güreş federasyonunda yönetici. Olmasın artık parayı veren düdüğü çalar zihniyeti. Düdük çalsın elbette lâkin o düdüğü parayı veren çalmasın, çaldırmasın. O düdük haklıya, hak edene çalsın. Kimse kimsenin etkisinde kalmasın. Neden olmasın, olsa ne olur diyenler vardır. Olursa ne olur, ne mi olur yapılan her organizasyonda yarı finali ve finalistleri tahmin etmek çok da zor olmaz. Sonucu neredeyse belli bir güreş olur. Bunun adı da "Başpehlivanlık değil, olsa olsa Boşpehlivanlık güreşleri olur."

Her kim Ata sporumuza, Peygamber sporumuza sahip çıkmak isteyip hamle yaptıysa önlerine öyle bir duvar, öyle bir kale örülmüş, öyle bir sistem kurulmuş ki; kim nereden, hangi güçten yetki alıp yağlı güreşin başına getirilse; yaptığı, yapacağı tüm hamleler her türlü ihtimali düşünerek kurulmuş bu duvara kaleye çarpıyor, etkisiz ve yetkisiz kalıyor. Eee ne olacak, ne mi olacak bu duvar, bu kale yıkılacak, toz duman olacak. Yağlı güreşe zarar veren rant kapısı, çıkar menfaat kapısı, ticaret hane kapısı haline getirenler, egosunu tatmin edenler temizlenecek, temizlenmeli de. Aksi halde hiç kimse kusura bakmasın 1000 yıldır süre gelen bu spora Peygamber sporu diyemeyiz, dememeliyiz. Çünkü bu kadar alavere dalaverenin döndüğü bir camiada değil Peygamber sporu, sadece spor dahi denmez.

Herkes he rşeyi görüyor, biliyor ve sesiz kalıyor. Kime ne söylesen işine gelen Ata sözlerimizi hatırlatıp, topu başkalarına atıyor. Kimi boşver, her koyun kendi bacağından asılır diyerek sorumluluk almaktan kaçıyor. Kaldı ki; bu sözlerin çoğu bizim Ata sözümüzde olamaz. Kimileri de var, gemisini kurtaran kaptan modunda. Kendi çıkarından başka bir şeyi görmüyor. Bilmiyor ki bu zihniyetle kendi gemisini batırıyor. Hele hele bir kesim var ki; en tehlikeli kesimdir bana göre. Bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılar. Bu zihniyet hiç farkında bile değil, bu düşünce ve zihniyet ile besledikleri yılanlar büyüyüp beslenip vakti geldiğinde onlarında boynuna sarılıp ısıracak, zehirleyecek, boğacak. Bir kesim, bir zihniyet de varki; dünyayı zevk, sefa, fırsatlar alemi olarak görüyor. Onların dilinden de sürekli şu sözü duyarsın. Boşver gitsin bir dahamı geleceğiz dünyaya. Eline geçen her fırsatı değerlendir. Haram, helâl, hak, hukuk, adalet kimin umurunda. Elimize geçen fırsatı değerlendirelim. Aykırı bir durum olurda hesaba çekilirsek cezamız ne ise çekeriz.

Yeter be kardeşim artık birilerini beklemeyi bırakıp bu işin ehil kişileri bir ve beraber olup, bu gidişe dur demeli. Dur derken de hazır olmalı, hazırlıklı olmalı. Yanlışa yanlış derken, doğruyu bilmeli, doğruluktan asla taviz vermemeli. Güçlünün değil, haklının yanında olmalı. Bu camianın selâmeti için faydalı olacak o kadar değerlerimiz var ki; onların kimini küstürmüşler, kimini ürkütmüşler, kimini kendi istedikleri gibi bükmüşler ve bu gün geldiğim nokta bana göre dualı çayır olmaktan çıkmış, beddualı çayır haline gelmiş. Olur mu canım öyle şey diyenler; ya kulakları sağır ya da sadece işine geleni duyuyor. Bırakın artık Er Meydanına boş boş bakmayı. Kulak verin; pehlivanları, pehlivan ailelerini, seyirciyi dinleyin, gerçekleri duyun. Dua mı? Beddua mı? İlk duyduğunuz dua olur o dua pehlivanların er meydanına salınırken cazgırların yaptığı duadır. Bu duayı akşama kadar duyarsınız zaten. Bir de Er Meydanında sonuçlanan güreşler sonrası pehlivanların, pehlivan yakınlarının ve seyircinin sesini duyun dua mı? Beddua mı? Ben genel anlamda beddua duyduğumdan, artık dualı çayır değil beddualı çayır diyorum.Peygamber sporu sözünü ağzıma bile almıyorum. Çünkü bu söz çok iddialı bir söz. Vebali ağır bir söz. Bu sözün arkası dolu değilse; hesabı, vebali ağır olur. O vebale giren o kadar çok gönüllü var ki; bizde o cesaret yok.

Son olarak Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Sencerin bir itirafı ile yazıma son vereyim. Alan alsın...

"Büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer 1153 yılında Harzemşahlara esir düşer Sultan Sencere sorarlar. Böyle heybetli muhteşem bir saltanat nasıl perişan edilip darmadağın hale getirildi. Sultan Sencer pişmanlık içinde itiraf eder. Büyük işleri küçük adamlara küçük işleri de büyük adamlara verdiğimden olsa gerek. Çünkü küçük adamlar büyük işleri yapamadılar ve büyük adamlar da küçük işleri yapmaya tenezzül etmediler. Saltanatımın yıkılışı bundan olsa gerek." derken ehliyet, liyakat ve ferasetin önemini vurgulamış. Bilmem anlatabildim mi?

Saygılarımla...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yalcın Kaynak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya’dan Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya’dan Haber değil haberi geçen ajanstır.