Eğitimde Sona yaklaşırken…..

                   Eğitim öğretim yılının sonuna yaklaşırken  aileler çocuğunun sınavlarda zayıf not almasını, başarısız olmasını ve sınıfta kalmasını istemez. Velinin çocuğundan beklentisi üst düzeyde olup paha biçilemez ve ölçülemez niteliktedir.

                   Bir öğretmen ne kadar çaba harcarsa harcasın bazı öğrencilerin derse olan ilgisini yeterli düzeyde sağlayamaz. Bu tip öğrencilerin bir sınıfta fazla olup diğer öğrencileri olumsuz etkilediğini düşünürsek işin içinden çıkılmaz zor bir durum oluşur. Bu tip durumlar daha çok lise ve ortaokullarda gerçekleşir.

                    Sınavların çocuklarının geleceği açısından önemli olduğunu düşünen ve sorumluluk hisseden veliler, bilgi yüklemelerini çocuk anlamlı bir şekilde kalıcı olarak öğrenmeye dönüştürebiliyorsa, çocuklarını özel okul dershane özel ders üçgenine sıkıştırmakla bulamayacaklarının farkında olmalıdır. Buradaki sorun sorumluluk sahibi velilerin çoğunluğunun sınavları ölçü olarak değerlendirmesidir.

                   Başarıyı sabır göstererek elde eden ve karşı tarafa saygı duyan pozitif karakterli çocukların arka planında çocuğuyla iletişimini iyi kurmuş ailesinin olduğunu görürüz. Bir çocuğun başarılı olabilmesi için anne-babasının üniversite mezunu olması gerekmiyor, ilkokul mezunu olan bir ailenin çocukları  da başarılı olup kariyer sahibi olabilir. Velilerin öğretmenlerle iletişim halinde olması, tespit ettikleri sıkıntıları öğretmenlerle paylaşması ve çözüm arayışı içinde olması, çocuğun psikolojik ve ruhsal durumunun yanında akademik olarak ta başarılı olmasını sağlayacaktır.

                   Karne notları için çocuklarımıza lüks maddesel hedefler koymak(cep telefonu, bigisayar) başarılı  olduklarında bir hediye almak, yada cebine para sıkıştırmak yanlış bir davranıştır. Çocuklarımızla vakit geçirmek, kızılması ve uyarılması gereken yerde aşırıya kaçmadan tepki göstermek gelişimlerine olumlu yönde katkı sağlayacaktır. Çocuk duyguların anlamını öğrenip ve dürüstlük ilkesini aile içerisinde benimsedikten sonra okul ve öğretmen ortamı ile yüzleşir. Öğretmenin çocuğu iyi  yerlere getirebilme süreci bu evreden sonra gerçekleşir.

                   Çocuk ailenin aynasıdır. Her çocuk her dersten başarılı olamayabilir ama belli duyguları gelişimsel olarak tamamlamak zorundadır. Ebeveynler bu gerçeği kabullenemeyip  çok aşırıya gidip çocuklara yüklenerek onların kaldıramayacağı yükün altında ezilmelerine sebebiyet vererek çocuklarını yalan söylemeye teşvik etmektedirler. Sınıfta bir tane öğrencinin bile bu durumda olması sınıfta sıkıntı oluşturmakta, çabaların sonuç vermemesinden dolayı öğretmenin moral ve motivasyonun bozmakta, çözümsüzlük süreci başlamaktadır.

                   Çocuğunuzun karnesiyle ilgili duygularınızı, çocuğunuzun kişiliğini incitmeden net bir şekilde anlatın. Onun başarılı olabilmesi için onun arkasında olduğunuzu ona hissettirin. Kesinlikle çocuğunuzu suçlayıp yargılamayın. Onu eleştirip emirler vermeyin. Çocuğunuzu arkadaşlarıyla, kardeşleriyle, komşularınızla kıyaslamayın. Çocuğunuza karnesinin iyide olsa, kötüde olsa sizin onu seveceğinizi ve onun arkasında olduğunuzu ona hissettirin. Çocuğunuzun kitaplığını zenginleştirin ve okuması konusunda onu motive edin.

İYİ TATİLLER…….



# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abidin Dayıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz