Reklamı Kapat

Okul Yöneticiliği

Türkiye Gençlik Vakfı Hendek Temsilcisi Hakan  Öztürk

Okul Yöneticiliği
Eğitim çok yönlü ele alınması gereken süreçler bütünüdür. Hiçbir başarı tek başına bir kişiye ya da makama ait olamaz. Buraya kadar sanırım herkes aynı fikirde çünkü olumlu bir şey olduğunda sahibinin tek olmadığına hepimiz inanıyoruz. Peki işler kötü gittiğinde neden tek sorumlu aranıyor? İşte bu noktada okul yöneticileri hep eleştirilerin odak noktasında oluyor. Mesela okul müdürü kadar okuldur sözü evet çok iddialı ama hep başarısızlıkta ve sorunlu anlarda kullanılıyor. Eğitim bu kadar basit bir iş değildir. Bir başarıda nasıl ki öğretmen, okul, aile ve eğitim sistemi gibi birçok değişken etkili oluyorsa başarısızlıkta da birçok değişken vardır.
Öncelikle okullarımızda hiçbir sorumluluktan kaçınmadan çalışan mesai mefhumunu çoktan aşmış tabiri caizse gecesini gündüzünü düşünmeden tatil bayram dinlemeden ve bunların hiçbirinden yakınmadan çalışan okul yöneticilerimizin iş güvencelerinin olmaması aldıkları tüm sorumluluk karşısında anlaşılır bir durum değildir. Her şeyin profesyonel olduğu ülkemizde okul yöneticileri her türlü hizmet içi eğitime, yüksek lisansa hazırdır. Tek beklentileri yaptıkları işin artık kadroya bağlı olması ek görev değil asli görev olmasıdır. İşte o zaman gelin kriterleri hep beraber koyalım başarısız bulduğumuz tüm yöneticileri eleyelim. Başarılı olan tüm yöneticilerimiz de yaptıkları işin karşılığında hak ettikleri değeri görsünler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya’dan Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya’dan Haber değil haberi geçen ajanstır.

01

Tekâüt - Mevcut durumda yöneticilik asli görev değil, bir pozisyon bir konumlanma halidir. Yöneticilik işinin asli görev olması için çok teferruatlı bir hazırlık ve yasal altyapı hazırlanmalıdır .

Yönetici olmak isteyenler egosuna hakim olmayı öğrenecek, kendi şahsını öne çıkarmaktan özellikle imtina etmeyi bilecek , şifai hiç bir emir , telkin , ima olmadan idarece verilen her emir ve direktifi mutlak şekilde yazılı imzalı mühürlü olarak bir nüsha halinde öğretmene vermeyi bilecek, çok geniş bir kültüre sahip olacak , görev yapacağı sahada en az yedi yılık bir tecrübesi olacak . Üstleri tarafından mutlak şekilde düzenli mülâkata tabi tutulmayı kabul edecek. Okul bütçesi konusunda öğretmenlere en küçük bir telkinde bile bulunmayacak , bütçe sorumluluğu veli katkısı sponsorluk gibi durumlar ortaya çıkarsa ,bunu sadece idare olarak çözümleyebilecek, velilerin hatırına göre değil, okulun sınıfın durumuna göre öğrenci dağılımını yapabilecek , sendikal hiç bir ilişki ve bağlantıya girmeden salt idarecilik üzerinden yöneticilik yapmayı en baştan kabul edecek, idarecilik asli göreve dönüştürüldüğünde devreye siyasi boyut doğal olarak girecektir , yeni bir bürokratik yapı ortaya çıkması da kesindir . İktidarların tasarruflarına hiç itiraz etmeden görevden çekilmeyi en baştan kabul edecek , mutlak surette en az bir kitap yazmış olacak .Bu tür durumlarda idareyi koruyan yasa ve yönetmelikler olduğu gibi özellikle öğretmenlerin her türlü mobbing türü durumlardan korunabilmesi için çok titiz ve teferruatlı yasal alt yapı hazırlanmış olacak . Profesyonel idarecilikte, sadece okul değil ekol ortaya koyma belirlenmiş alanlarda serbest hareket yetkisi de mutlaka düzenlenmelidir . Bunlar yok sayılabileceği gibi üzerinde derinlikli olarak değerlendirmeler de yapılabilir .Teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Aralık 14:01