SAATLİ MAARİF TAKVİMİ

Araştırmacı yazar Aydın Birinci

Eskilerin tabiriyle zemheri günleri başladı sanki.
Her şehrin kış kokusu ne kadar farklıdır hiç düşündünüz mü?

Anadolu şehirlerinde başka bir hüzün vardır meselâ.... Kömür kokusu sarmıştır havayı. Garip bir yalnızlık ve ıssızlık duygusu kaplamıştır her yeri...

Zemheri günleri deyince aklıma eskiden duvara astığımız saatli maarif takvimleri geldi...

O zamanlar bir çok evin değişmez süsüydü bu takvimler...
Saman kağıdına basılmış, aslında takvimden ziyade bir ansiklopedi kıvamındaydı bu takvimler..

Çocukluğumda,Dedemin ve babamın her gün itina ile koparıp okuduğunu hatırlıyorum o sayfaları. Yaprağı yerinden ayırma görevi onlara aitti, okuduktan sonra ben de merakla elime alır, çocuk aklımla okurdum o sayfayı....

Babamda halâ her yılbaşı bir takvim alıp duvara asma alışkanlığı devam ediyor...

Şimdi düşünüyorum da ne çok iz bırakmış bende...Neler yoktu ki o küçücük yaprakta?

Bir kere her türlü doğa olayından bahsederdi...Kırlangıç fırtınasını ilk defa o takvimde okumuştum mesela...

Güneşin doğuş saatleri, leyleklerin gelme zamanı, cemrelerin düşmesi, zemheri kış günlerinin başlaması, günlerin uzaması gibi bir sürü doğa olayından haberdar ederdi bizleri..

Anadolu insanına ait kadim kültürün yansıdığı bu yapraklar ne de çok iz bırakmıştı bizlerde...

Bu bana hep çok büyülü gelirdi. Bir masal dünyasının içindeymiş gibi hissederdim kendimi.
Galiba hafızamdaki ilk seyahatler bu takvimle başladı desem yeridir...

Kırlangıç fırtınası nasıl olacak acaba ya da cemre nereye düştü ki diye düşünürken bulurdum kendimi...

Bu takvimler aile içinde o kadar etkiliydi ki insanlar doğacak çocuklarına isimleri bu takvimden bulurdu...
Ev hanımları o gün ne yemek yapacaklarına bu takvim yardimiyla karar verirlerdi...

Günün özlü sözü, tarihte bugün, görgü kuralları, tarihte yaşanmış olayların yorumları, önemli günler, haftalar... Maniler, fıkralar, şiirler.

Ne incelikli gunlermis o günler... Şimdi her şey elimizin altındaki telefonlarda mevcut belki ama o eski keyif yok hiç birimizde sanırım...

Bu soğuk günler içimize dönmek, düşünmek için verimli oluyor aslında...
Yaz öyle degil. Yaz, başında kavak yelleri esen genç bir kız gibi... Oradan oraya savruluyoruz...

Her kış geldiğinde anılar canlanıverir gözümde...Dedemin köydeki evinde, tahtadan kapının hemen arkasında kerpiç duvara asılı olan Saatli maarif takviminden bir yaprak koparıp namaz saatine baktığı an canlanır gözümde...

Düşünüyorum da, ne kadar çok şey kaybetmişiz bu ahir ömrümüzde...
Zamanın durduğu ve geçmediği yıllardan,zamanın hızla geçtiği ve yetmediği yıllara geldik hepimiz....

Kimbilir belki takvimde, günler uzuyor, sıcaklar yakında başlayacak diye bir haber okurum ya da kalbinize cemre düşecek der ki bu en önemlisidir...

Sıcakların,yeşil eriklerin, ılık rüzgarların geleceğini söyler belki saatli maarif takvimi..

Saatli maarif takvimi bu,yalan söyleyecek değil ya... Birde bakarsınız hep beraber yaz oluveririz belki bellimi olur?
Olur mu ki?... Kimbilir olur belki ha ne dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Birinci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya’dan Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya’dan Haber değil haberi geçen ajanstır.