Osmanlı'da Kandil Geceleri: Tarihî Miras ve İslam-î Ritüeller

Osmanlı Tarihi Yazarı Agah Gürtürk

Osmanlı'da Kandil Geceleri: Tarihî Miras ve İslamî Ritüeller
Merhaba sevgili okuyucular öncelikle kandilinizi kutlarım...
Osmanlı Padişahı II. Selim döneminde (1566-1574) camilerin aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılarak kutlandığı için bu gecelere kandil geceleri denilmiştir. Mevlid, Regaib, Mi‘rac, Berat ve Kadir geceleri olarak adlandırılan bu gecelerin kutlanma tarihleri kamerî takvime göre belirlenmiştir. Mevlid kandili rebîülevvel ayının on ikinci, Regaib receb ayının ilk cuma, Mi‘rac aynı ayın yirmi yedinci, Berat şâban ayının on beşinci, Kadir ise ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olarak belirlenmiştir. Mevlid kandili, Hz. Peygamber’in doğumu münasebetiyle kutlanır ve bu kutlamaları ilk başlatan kişi olarak Erbil Atabegi Muzafferüddin Kökböri kabul edilir. Osmanlı döneminde çeşitli kutlama faaliyetleri icra edilen mevlid kandillerinde bazı fakihler, eğlencelere ve israfa karşı çıkmıştır. Regaib gecesi ise Hz. Peygamber’e izâfe edilen, ancak mevzû olarak değerlendirilen rivayetin etkisiyle rağbet gören bir gecedir. Receb ayında kutlanan diğer bir gece de Mi‘rac gecesidir. Bu gece beş vakit namazın farz kılındığı ve müminlerin günahlarının bağışlanacağı müjdesinin verildiği rivayetlerle anlam kazanmıştır. Berat gecesi ise Allah’ın günahkârları affetmesinden alır ve bazı âlimler tarafından "mübarek gece"nin Berat olduğu kanaati desteklenmektedir. Müslümanlarca kutlanan mübarek gecelerin en önemlisi Kadir gecesidir ve Kur’an’ın inmeye başladığı bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilmektedir. Ancak bu gecelerde ifa edilecek ibadetler hakkında kaynaklarda sahih bilgilere rastlanmamıştır. Müslümanların cuma ve bayramlar dışında bazı gün ve gecelerde dinî-tarihî olayları hatırlayarak heyecanlarını tazelemeleri ve bu münasebetle bazı etkinliklerde bulunmaları tabiidir. Ancak doğruluğu sabit olmayan veya uydurulan rivayetlere dayanan bazı ibadet şekillerini ifa tasvip edilemez. Dinî hayat süreklilik ve kararlılık isteyen zihnî ve kalbî bir yatkınlıktır. Yılın birkaç gün veya gecesinde dinî hayatı yaşayıp belli davranışları tekrarlamak dindar olmanın dünyevî ve uhrevî sonuçlarını doğurmaz. Bu açıdan bakıldığında kandiller münasebetiyle gösterilen faaliyetler doğrudan İslâm’ın bir emir veya tavsiyesi değil çeşitli müslüman toplumların gelenekleri konumundadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Agah Gürtürk - Mesaj Gönder

# ilk

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya’dan Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya’dan Haber değil haberi geçen ajanstır.