Reklamı Kapat

Yıldız Camii'nde Patlayan Bomba: 2. Abdülhamid'e Yapılan Suikast Girişimi

Osmanlı Tarihi Yazarı Agah Gürtürk

Ermeni komitacıların II. Abdülhamid'e suikast girişimi, 1895 ve 1896 yıllarındaki eylemlerinden istedikleri sonucu alamamaları sonucunda gerçekleşmiştir. Bu eylemler sonucunda büyük devletlerin dikkatini çekmeyi ve Osmanlı Devleti'ni zayıflatmayı hedeflemişlerdir.

1904 yılı Ocak ayında Sofya’da yapılan Taşnak kongresinde, İstanbul ve İzmir’de yoğun eylemlere geçilmesi konusunda karar alınmıştır. Bu karar çerçevesinde Padişaha suikast düzenlenmesi ve hükümet merkezi, Galata Köprüsü, Tünel, Osmanlı Bankası, yabancı büyükelçilikler ile diğer bazı özel ve resmi müesseselerin havaya uçurulması planlanmıştır.

Suikast hazırlıklarına başlayan Ermeni suikastçılar, II. Abdülhamid’in hareketlerini izlemeye başlamışlardır. Eylem için en uygun zaman olarak Padişahın Yıldız Camii’ne gittiği ve resmi bir törenin gerçekleştiği Cuma gününü kararlaştırmışlardır.

21 Temmuz 1905 Cuma günü, suikastçılar arabalarıyla Yıldız Camii’ne gelmiş ve namaz bitiminde saatli bombayı harekete geçirmişlerdir. Fakat Padişahın namaz çıkışında Şeyhülislam Cemaleddin Efendi'nin yanına gelmesi sonucunda suikast başarısız olmuştur. Patlayan bombanın içinde bulunduğu arabanın civarında bulunan çok sayıda insan hayatını kaybetmiş ve yaralanmıştır.

Suikast girişimi sonrasında büyük tepkiler gelmiş, dönemin bütün hükümdarları ve devlet başkanları, saraya “geçmiş olsun” telgrafları gönderip olayı lanetlemişlerdir. Suikastla ilgili olarak ilk rapor Beşiktaş Zabıtası Komutanlığı tarafından hazırlanmış ve 26 kişinin hayatını kaybettiği, 56 kişinin ise hafif veya ağır şekilde yaralandığı belirlenmiştir.

Suikastın ardından başlatılan soruşturma sonucunda suikastın tertipçileri arasında yer alan Belçikalı Edward Jorris mahkeme huzuruna çıkarılmış ve suçunu itiraf etmiştir. Ancak idam cezasından hoşlanmayan II. Abdülhamid, Jorris’in cezasını müebbet hapse çevirmiştir.

Belçika'nın Jorris'in iadesi için yaptığı talep, Osmanlı Devleti tarafından reddedilmiş ve diplomatik bir krize sebep olmuştur. Ancak sonraki gelişmeler çerçevesinde Jorris Belçika'ya iade edilmemiş, pasaportu verilerek Avrupa'ya gönderilmiştir.

Bu suikast girişimi, dönemin siyasi atmosferini etkilemiş ve uluslararası ilişkilerde gerilime sebep olmuştur. Aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin iç güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit oluşturmuştur.

Günümüzde de tarihi bir olay olarak değerlendirilen bu suikast girişimi, o dönemin siyasi karmaşıklığını ve uluslararası ilişkilerdeki hassasiyetleri gözler önüne sermektedir. Bu tür olaylar, tarih boyunca devletler arasındaki ilişkilerin ne kadar kırılgan olabileceğini göstermektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Agah Gürtürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya’dan Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya’dan Haber değil haberi geçen ajanstır.