''BU GECE KALANDAR GECESİ''

''BU GECE KALANDAR GECESİ''

Kalandar geceniz kutlu olsun....

(Aslında bizim yılbaşı gecemiz bu gece, doya doya kutlayın)...

Karadenizde özellikle Trabzon ve yörelerinde kutlanır....

Dedelerimizden gelen gelenek ve göreneklerimiz günümüzde azda olsa sürmektedir...

Yeni nesil için Kalandar ne demektir..Ne anlama gelmektedir. Lütfen okuyalım..........

Bir Trabzon manisinde geçen “Bekarlar neler çeker, Kalandar sovuğunda!” sözlerinden kışın en soğuk günlerine denk gelen Kalandar ayını (Ocak),köylülerin pek dışarı çıkmadan evlerinde aileleriyle birlikte geçirdiğini anlayabiliriz....

Kalandar kelimesi Trabzon’da Yılbaşı gününe (13 Ocak/24 Aralık) ve bugünün gecesinde yapılan eğlenceler ve mahalli takvimde yılın ilk ayına verilen isimdir....

Anadolu’da ve Trabzon dışındaki Karadeniz illerinin mahalli takvimlerinde, Ocak ayı için yaygın olarak zemheri terimi kullanılır, aynı gece benzer eğlenceler yapılmakla birlikte Kalandar gecesi gezmelerinde oynanılan seyirlik köy tiyatroları için (Karakoncoloz ya da momoyer oyunları) Rumca yerine farklı bir terminoloji kullanılırdı.....

Kalandar geceleri, köyün genç ve çocukları, kemençe (bazı köylerde tulum ya da şimşir kaval) eşliğinde horonlar oynayarak toplanır, köydeki tüm evleri tek tek gezerler,koliva fındık, meyva, ceviz vs. toplarlardı....

Evlerin önüne gelen çocuklar yine köyden köye değişen ama ana teması benzer bir Kalandar tekerlemesi söylerler...

karakoncoloz oyunu adı verilen bir seyirlik oyun oynardı....

Bu sırada tek tanrılı dinler öncesinden kalıntısı olan pek çok ritüel gerçekleştirilir özellikle bereket kültü ile ilgili çeşitli tekerlemeler söylenirdi....

"Kalandar gecesi devlet bacası Tasımı dolduran cennet hocası Doldurtmayan cehennem hocası Üstte erkeği altta dişi” (Çaykara, Şur) Kalandar gecesi gezmelerinin en öenmli özelliği çocuklardan birisinin karakoncolos kılığına girmesi idi....

Yüzü kazanın altından alınan maniya (kazan karası)ile siyaha boyanan, üzerine postlar giyerek ayıya benzetilen, beline koyun ya da inek çanları takan, elinde değnek taşıyan bir genç bu kılığa sokulmakta,bir kemençeci ve çocukların söylediği tekerlemeler eşliğinde kapı kapı dolaşarak evlerden yiyecek toplamaktaydı...

Bazı köylerde oyuncu kadrosuna kadın kılığına sokulmuş bir erkek (gelin), şeytan (ateşçi), doktor, damat,ağa, ihtiyar, deve (birkaç oyuncu tarafından oluşturulurdu) eklenirdi....

Çarşıbaşı ilçesinde ise bir değneğin ucuna bağlanan bir torba ev kapısından içeri uzatılarak: "Gece geldim kapınıza Selam verdim Yapınıza Selamımı almazsanız Daha gelmem yapınıza...

(Çarşıbaşı) Ya da (oyunda karakoncolos yerine deve kullanılıyorsa istekler biraz abartılırdı) Galandariya Farfariya Gèt kilara Gel gapiya Vèr deviye...

Pestilden, tuţdan Almadan, armutţan Şekerden, çaydan Külekteki yağdan Bulğurdan, yarmadan ğavurmadan, ğıymadan Dahasını saymadan Vèr babam (ağam, Bacım, Nenem) Ver! (Gümüşhane) tekerlemesini söylenir, ev sahibinin torbayı doldurması beklenirdi....

Eski güzel geleneklerimizin tekrar yaşatılması ve yeni nesile aktarılması umuduyla, Kalandarınız kutlu olsun.............

Aydın Birinci

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Birinci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.