Corona etkisi ''Doğal Hayatmı, sosyal hayatmı

Araştırmacı yazar Aydın Birinci

Virüs sebebiyle neredeyse tüm ülke evlerimize kapanmak zorunda kaldık...

Sosyal medya hesaplarımızda olmasa sıkıntıdan patlamamak işten bile değil...

Tabi tüm günümüzü sosyal medyaya ayırmadığımız zamanlarda olmuyor değil...

Lakin yinede çok uzak kalamıyoruz...

Alıştırdılar bizi bu illete...

İstiyorlar ki çok fazla düşünmeyelim...

Ama ben düşünüyorum...!

Neyi düşünüyorum biliyormusunuz?

Çocukluğumu ve çocukluğumdaki natürel sade ve doğal yaşamımı düşünüyorum...

Yediğimiz içtiğimiz veya yiyemediğimiz zamanları düşünüyorum....

Bugün herkesin aklında tek soru var...!

Bu virüs biyolojik mi değil mi? yada doğal yollardan tüm insanlığa tehdit olarak gelen bir virüs mü?

İşin İlahi boyutunu daha önce yazmıştım....

Ancak! Bunun sebeplerini yine kendimizde yani İnsan da aramalıyız...

Kardeşim biz doğayı kirlettik mi? kirlettik...

Biz ağaçları kesip orman arazilerini betonlaştırdık mı? evet...

Biz içme sularımızı kirlettik mi? evet...

Tarımdan,Hayvancılıktan vazgeçtik mi? evet...

Bedensel çalışmanın hem ruhsal hemde bağışıklık sistemine faydası olduğunu bildiğimiz halde,tarladan bağdan bahçeden uzaklaştık mı? evet....

Şİmdi ise evlere kapanın dedikleri vakit aç kalacağız korkusu var herkeste....

Marketleri kapalı görsek hepimiz depresyona gireceğiz...

Ben bu virüs işinin Biyolojik bir saldırımıdır değilmidir noktasında ve derdinde değilim....

Ben yaşadığımız bu bulaşıcı ve öldürücü salgına karşı, çoluğumuzla çocuğumuzla psikolojik olarak hazırmıyız ona bakıyorum...

Hayatta kalmanın mücadelesini evlatlarımıza öğrettik mi?

Bizden sonra Dünya da kalacak neslimize böyle bir salgında veya biyolojik saldırıda nasıl davranmaları gerektiğini, nereye sığınmaları nerelerden uzak durmaları gerektiğini öğrettik mi?

Aç kalırlarsa nasıl üretmeleri gerektiğini öğretebildik mi?

Bir bahçeye nasıl domates ekilir, nasıl bostan dikilir, hangi ağaç ne meyve verir, hangi mevsim dikilir, hangi mevsim budanır, ne zaman çapa yapılır, ne zaman hasat yapılır, ağaçlara aşı zamanı ne zamandır ve nasıl yapılır....

Evet tüm bu örnekleri çoğaltabiliriz...

Dün Akşam aynı soruyu Üniversiteye giden yeğenime sordum...

Bana ne dedi biliyormusunuz? Google bakarım dayı.....

Ah yeni nesil ah....

Oysa ben dedem aşı yaparken onu izledim...

Babamla ağaç diktim....

Annemle çapa yaptım, buğday biçtim harman yaptım...

Çocukluğum Ormanlarda ağaca tırmanarak, onlardan kulübe yaparak geçti....

Derelerde soğan çuvallarıyla balık tuttuk, çivilerden olta yaptık...

Irmaklardan yüz üstü eğilerek su içtim...

Hayvanlara çobanlık yaptım, kara lastiğimin içine sütünü sağıp içtim...

Öküzlerin önüne geçip çift sürdüm....

Tarla ektim tohum saçtım...

Gübre taşıdım, tırpanla ot biçtim....

Hangi ot zehirlidir,hangi bitki yenir, hangi mantar zehirlidir bunu öğrendim...

Bütün bu yaşadıklarımın, aslında doğada nasıl hayatta kalınırın bir provası olduğunu şimdi anlıyorum...

Evet bütün bunları belki benim yaşımda olan bir çoğunuz yaşadı tecrübe etti...

Peki ya evlatlarımız torunlarımız....?

O yüzden son tahlilde Ülke olarak bu yaşanan olağan dışı olaylardan ders çıkarmalıyız diye düşünüyorum...

Tarım ve Hayvancılığa önem vermeliyiz...

Artık Orman vasfına dönmeye yüz tutmuş tarım arazilerini yeniden tarımın hizmetine sunmalıyız...

Geleneksel Tarım ve Hayvancılığı Teknoloji ile entegre hale getirip daha çok üretmeliyiz...

Çocuklarımıza Doğal yaşam sunmak, organik ürün yedirmek ve sağlıklı nesiller yetiştirmek istiyorsak buna mecburuz...

Bu Vatan'ın en büyük ''Beka'' meselesi budur....

Sağlık dolu bir yaşam dilerken, Geçici de olsa ''Lütfen Evlerinizde kalınız'' canlar....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Birinci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.