Millet Siga'ya(sorgulamak hesap sormak)çekmeye başladıysa........?

Araştırmacı yazar Aydın Birinci

Ak Parti seçmeni iktidarın hatalı ve yanlış uygulamaları için eskisi kadar suskun olamayacağını göstermeye başladı...Tabiri caizse,Ak Partiyi icaraatleri konusunda SİGA'ya çekmeye başladı....Siyaset açısından bakacak olusak bu durum iyimidir kötümüdür bilemem..

Sadece şunu düşünüyorum! Millet her yapılan yanlışta tepkisini sosyal medyadan koyacaksa,Adaletin tecelli etmesi için sosyal medyayı siyasi bir tehdit gibi kullanacaksa,Siyasetçilerin şapkalarını önüne koyup çok düşünmeleri gerekecek....Biz nerede hata yapıyoruz?

Yaşanan son gelişmeler Gösteriyor ki ; Türkiye siyaseti farklı yönlere doğru yelken açmış durumda.... Önümüzdeki yıllarda hiç bir şey eskisi gibi olmayacak...

Seçmen cin gibidir.....Hangi parti olursa olsun farketmez,yeri geldiğinde Raconu keser....

Aklıma Yunus Emre ve Molla Kasım ile ilgili menkıbe geliverdi....

O menkıbeye göre;

Yunus, üç bin şiir söylemiş,

Yunus''tan sonra gelen Molla Kasım isimli şeriat (İslam hukuku) âlimi bir su kenarında bu şiirleri okumaya başlamıştır.

Molla Kasım Yunus''un şiirlerinden binini okur ve şeriata aykırı bularak yakar. Kalan bin tanesini de aynı sebeple suya atar. Üçüncü bine başlayınca şu beyitle karşılaşır:

Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme

Seni sîgaya çeken bir Molla Kasım gelir...

Bu beyti okur okumaz, Molla Kasım''ın içini bir ateş sarar ve hatasını anlar. Fakat ne çare ki elde bin şiir kalmıştır...

Denir ki, Molla Kasım zahiri bilgileri edinmiş; fakat hakikat bilgisinden yoksun bir din bilginidir. Bu yüzden eremez sırrına Yunus''un...

''Marifet, bilmek değil'' der bu menkıbe bize, ''Marifet neyi niçin bildiğini bilmektir'' asıl...

Bu menkıbeyi yorumlayanların bir kısmı ise Molla Kasım da Yunus''dur görüşündedir.

Yani Yunus''dan geçip Yunus olmaktır hüner.

Peki Yunus''tan geçmek için ne gerekir? Bu soruya söz büyüklerinin cevabı şöyledir:

Yunus''un şiirlerini ateşe, suya ve insanlara pay eden Molla Kasım''ın adının Mehmet değil de Kasım olması, onun ''kassam''lık yani taksimat görevinin, yani ''adalet''inin delilidir.

Ve derlerki bu menkıbe için; ''Tarikatla şeriatı birbirine sımsıkı bağlar'' Çünkü tarikat dediğimiz bir nevi ''cemaat terbiyesidir, ruhu terbiye eder, olgunlaştırır. Şeriat dediğimiz ise hak ölçülü kanun, kuraldır, adaletin tesis edilmesidir.

Yani Yunus''u ''marifet''e ulaştıran, yanlışlarını ayıklayan ''mutlak ölçü''ye bağlı adaleti''dir. O menkıbe, bize Yunus''un marifet devletine erdiğinde bile ''ölçü''den asla ayrılmadığını söyler....

Ölçüyü aşmayanlara ve Adaletten ayrılmayanlara ne mutlu...

Sağlıcakla kalınız canlar....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Birinci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya’dan Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya’dan Haber değil haberi geçen ajanstır.