PARAM YETMİYOR DİYENLERE!!

yazar Çetin UZUN

Eskiden insanlar şekeri çuvalla, yağı teneke ile, peyniri de tulum tulum alıyormuş.
Şimdi ise peyniri kilo ile, yağı bir kaç litre, şekeri de bir kaç kilo zor alıyormuş.

Doğru. Eskiden böyleydi...

Çünkü eskiden insanların kafası çalışıyordu. Kafalarının için de saman değil beyin vardı.
Eskiden insanlar, yağ, peynir, un, şeker gibi temel gıda maddelerine öncelik verirdi.
Adı üstünde temel gıda maddeleri.
En çok önem verilmesi gereken şeyler bunlardı.
Eskiden insanlar, 3 kilo şeker parasına, gidip 1 bardak kahve içmezlerdi. 1 kg et parasına, oturup bir hamburger menü yemezlerdi. Öğrenciler, evde 3 günlük makarna yiyip, dışarda cafelerde, nargileye, wayt çaklıt mokkaya 30 lira vermezlerdi. Sırf bir kaç fotoğraf çekip sosyal medyada ben sınıf atladım hissi veren, ucube fotoğraflar paylaşmazlardı.

Evlerde Led ekran internet bağlantılı televizyonlar yoktu. İnternet de yoktu.
Eskiden insanlar, ihtiyacı kadar elbise, ayakkabı alırdı. Sırf marka diye, sırf birilerine hava atacağım diye, tonla para harcamazlardı.
Eskiden insanlar, 15 bin liralık telefonu ilk alanlardan olmak için, gece yarısından mağaza kuyruğuna girmez, mağaza açılır açılmaz da, yem zamanı gelmiş sığır gibi içeri dalmazlardı.
Eskiden insanlar, arabalarının taksidine, yakıtına, bakımına, kaskosuna, sigortasına para harcamazlardı. Çünkü arabaları yoktu.
Eskiden insanlar, çocuklarına en fazla bir kaç adet oyuncak alırlardı.
Oyuncaklarla dolu odalar olmazdı.

Eskiden insanlar, yemeklerini dışarda yemezdi. Dışarda kahvaltı hiç yoktu. Kimse 1 aylık kahvaltılık parasına, gidip dışarda kahvaltı yapmazdı. Dışardan eve yemek söylemek ayıptı. akşama kadar odalarına kapanıp bilgisayar oyunu oynamazdı. Yetişkinlik çağına gelmiş her kız ve erkek, kendi evini çevirecek şekilde davranırdı. Erkekler dışarda çalışır para kazanır, kızlar ev işi yapardı.
Sırf aileden uzak, rahat takılmak, uyduruk üniversitelerde okumak için şehir dışına çıkılmazdı. Okuyorum diyerek, annenin babanın iliği kemiği kurutulmazdı.

En azından insanlar, 1000 liraya kablosuz kulaklık almaktansa, 3 çuval şeker alayım diye düşünecek kadar akıllıydı. Eskimeyen çöpe attığı pahalı marka ayakkabıları giymeye devam edip, ona vereceği 300 lirayı, yağa, peynire verirdi..
Kimse ekonomi dersi vermesin
Eskiden böyleydi işte...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çetin UZUN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya’dan Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya’dan Haber değil haberi geçen ajanstır.

02

Yaren - Eskiden insanların akıllı olması ile temel gıdaları alabiliyor olmaları arasında ilişki kurmak veya şuanda insanların mağazalardan alışveriş yapıp sosyal medya paylaşımları yapıyor olmalarını "Bunları yapmazsanız paranız yeter." e getirmek konuyu böyle sapından bile tutamamaktır. Bir üniversite öğrencisinin evinde makarna yiyip dışarıda kahve içtiğinden bahsetmişsiniz, bir öğrenci olarak sizle öğrencilerin nasıl yaşadığını birebir konuşmak isterim. Bu sene başında birçoğu KYK yurtlarında yer olmadığı için yatacak yer bulamadı, ev fiyatlarından eve çıkamadılar, borç yaparak okumaya çalışıyoruz, evet evimizde makarna yiyoruz çünkü makarna ucuz ve çok da zamanımızın olmadığı sınav dönemlerinden geçiyoruz. Evet, kahve de içiyoruz çünkü kahve içmenin çok pahalı olmaması gereken bir zamanda yaşıyoruz. Sizin mantığınız ile düşünecek olursak hiçbir şey lüks olmamalı. Herkes şehirleri terk edip eski zamanlardaki gibi köyleri dönmeli taşıma su kullanıp kendi besinini kendi üretmeli. Neyse ki ben öyle düşünmüyorum, bu çağda bir başkasının ulaşabildiği herhangi bir şey neyse, ona benim de ulaşabilmem lazım. Eğer ben o gün nasıl ekmek alabileceğimi düşünen bir öğrenci haline geldiysem, en küçük yemek malzemesinin fiyatının 10 liradan başladığı bir döneme girdiysem, en onemlisi gelecekte mesleğime ilişkin bir iş bulamayacağımdan korkarak okuyorsam, kahve içebiliyorum diye yargılanmak yerine beni bu duruma getiren neden her neyse benim onu yargılamam lazım. Bir başkası benim hakkım olan parayı alırken ben fakirleşiyorsam ve en azından ekmek yiyebildiğime şükredersem bir gün o ekmeği de elimden alırlar. Sizi biraz da içimizde bulunduğumuz çağın şartlarını düşünmeye aksi takdirde övdüğünüz o şartlarda yaşamaya çalışmanıza davet ediyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Aralık 12:18
01

Çomar - Saçma salak bir yazı... Ne yani tüm dünya uzay seyahatine çıkarken biz tüm dünyanın yarın asgari ücretle alabildiği telefona 8 asgari ücret ödeyip şükür mü edeceğiz ?

Bırakın bu ayakları, ülke batıyor pundunu yaratamayın.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 30 Kasım 23:35