BİR BABANIN ÇARESİZCE MÜCADELESİ

Araştırmacı yazar Aydın Birinci

Belediye'de Asgari ücretle çalışan 4 çocuk sahibi bir Baba,bir esnaf arkadaşıma gidip bu soğuklarda çocuklarına örtmek için Battaniye almak istediğini söylemiş...Aldığı maaş 2900 TL...

Battaniye fiyatlarını duyunca ancak iki çocuğuna battaniye alabileceğini söylemiş...Peki ya diğer iki çocuk? Onlara belki bir iki ay sonra battaniye alabilecek...Yada alamayacak...

Sormuş arkadaş; nasıl geçiniyorsun? abi akşam mesaiden sonra çöplerden kablo topluyorum satıp ayda 500 lira daha kazanıyorum...Allahtan ev sahibim kirama zam yapmıyor,650 lira kira veriyorum...

Şİmdi yaşanan bu olayı daha bu sabah esnaf arkadaşla Zamları konuşurken öğrendim..Ağladım ağladım ağladım...

Şimdi basit bir hesap yapalım....Bir ekmek kaç lira? 3 lira...Bugün satılan ekmekler neredeyse pohaça büyüklüğüne kadar düştü...Yani bir ekmeği bir çocuk çok rahat yiyebilir...

4 ekmek çocuklara,2 ekmek anne ve babaya...Etti mi 6 ekmek...Bir günde 6 ekmek parası 18 lira...Ayda 540 lira....Akşam çöpten toplanan kablo parası gitti mi ekmeğe? gitti...

Peki bunun marketi,giyimi,elektriği,varsa doğalgazı yoksa odun kömürü,tüpü vs...Bir tüp 250 TL...Misafir zaten gelmesin bu durumda..

Şimdi bütün bunlara bakarak akşam yapılan fahiş Doğalgaz ve Elektrik zamları,Doları 18 tl den bozduranları ırgalamaz....Olan her zaman olduğu gibi garip gurebaya fakir fukaraya olur oluyor da...

Vallahi ben bu vebali taşıyamam.....Ben en çok Çocuklara üzülüyorum....

Hiç bir dava,hiçbir ikbal bir çocuğun geleceğinden ve gözyaşlarından daha değerli ve kıymetli değildir...

Allah cc fakir fukaranın ve garip gurebanın yardımcısı olsun...

Devir tasarruf yapma devridir....Fakirlikten bu zamanlara gelen birisi olarak söylüyorum bunları...Annemin bayat ekmekleri buharda yumuşatarak ekmek tatlısı diye bize sunduğu,tek kişilik divanlarda üşümeyelim diye iki kardeş olarak bizi yatırdığı günleri yaşayan birisi olarak yazıyorum bunları...

Islanan çoraplarımın yenisi olmadığı için Babamın çoraplarını giyerek okula giden bir çocuk olarak yazıyorum bunları...

Yerli malı haftasına elma armut fındık ceviz alamayan,kurbanda bize dağıtılan etlerden yapılan kavurmayı götürebilen bir çocuk olarak yazıyorum bunları...

Tüm bunlar bu yaşadıklarım bundan 46 sene önceydi....Şimdi Ülkemiz çağ atladı ise,dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdiği söyleniyorsa,Bu Belediye işçisinin ve onun durumunda olanların yaşadıkları nedir peki? Niyedir? Bilenler söylesin lütfen...

Dünyanın en zor şeyi nedir diye sorsalar şunu derim...!

Çocuklarının isteklerini karşılayamayan bir Babanın akşam evine eli boş döndüğündeki ÇARESİZLİĞİDİR....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Birinci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya’dan Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya’dan Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya’dan Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya’dan Haber değil haberi geçen ajanstır.