ÇOCUKLARIMIZI NASIL YETİŞTİRMELİYİZ?
Abidin Dayıoğlu (Meb-der. Hendek Şb Başkanı)

Abidin Dayıoğlu (Meb-der. Hendek Şb Başkanı)

ÇOCUKLARIMIZI NASIL YETİŞTİRMELİYİZ?

15 Eylül 2016 - 01:26

ÇOCUKLARIMIZI NASIL YETİŞTİRMELİYİZ?

 

Dünyadaki en zor iş anne ve babalık olsa gerek. Öyle ya bir işte çalışırken iş değiştirme vazgeçme, kendi işimizi kurma hatta emekli olma gibi haklarımız vardır. Oysa annelik ve babalık görevinden vazgeçmemiz mümkün değildir. Beğenmediğimiz çocuğumuzu değiştirme ve annelik ve babalık görevinden emekli olmamız mümkün değildir. En önemlisi emek verdiğimiz bir insan ve hatalarımızın sonuçlarını ebeveynler olarak bizden çok yetiştirdiğimiz çocuk ve yaşadığı toplum çekecektir. Bu denli zor olmasına karşın eğitim almadan, sınava girmeden, denenmeden bize verilen nadir işlerden biri aynı zamanda annelik ve babalık görevidir. Yaparken öğrenmemiz ve en iyisini yapmamız gereken bir süreç olan bu görev çocuklarımız için büyük bir önem arz etmektedir.Bugün bir çok aile, çocuklarını, giyimini, yeme içmesi ve harçlığı dışında unutmuştur. Sırtı pek, karnı tok mu tamam. Onun karnı toksa, beyni ile ilgilenilmemektedir. Halbuki karnı ile beraber beyni de doyacaktır. Maddi ihtiyacı kadar, manevi ihtiyacı da vardır Gelişmesi vardır, korunması vardır. ÇOCUKLARIMIZ BİZE GÜVENMEK İSTERLER

Bu yazımda ‘’ Çocuklarımızı nasıl yetiştirmeliyiz?" sorusunun yanıtını tümüyle vermek mümkün değildir fakat bazı önemli konuları hatırlamamızda fayda vardır. Öncelikle unutmamalıyız ki genellikle bebekler onlar istedikleri için değil, biz istediğimiz için dünyaya gelirler. Ebeveynler olarak bizler bir veya birkaç çocuk bakacak ve büyütecek yetiştirecek yeterlilikte olduğumuza inandığımız için onları isteriz, ya da en azından doğrusu budur. Bu nedenle, bizim işlerimizin yoğun olması, zamanımızın kısıtlı olması, yoğun bir çalışma temposu içerisinde olmamız gibi etkenler ebeveyn olarak bizlere çocuklarımıza ayıracağımız zamanları kısıtlama yada erteleme hakkı vermez. Çocuklarımıza zaman ayırmak, üstelik ayırdığımız zamanı onların ihtiyaç duydukları ve istedikleri şekilde kullanmak zorunda olduğumuzu unutmamamız gerekmektedir. Çocuklarımıza ayıramadığımız zaman yerine koyduğumuzu sandığımız maddi ve oyuncak gibi hiçbir şey çocuklarımızı mutlu etmeyeceği gibi fazla gereksiz ve uygun olmayan yaşlarda alınan kılık kıyafet fazla harçlık evlatlarımızın doyumsuz ve mutsuz bir çocuk olarak yetişmesine sebep olacaktır. Çocuklarımız dünyaya geldikleri andan itibaren bizlere güvenmek isterler. Çünkü biz onların yaşamındaki en güvenilir kişiler olmak zorundayız. Eğer çocuklarımız adına verdiğimiz kararlarda, isteklerde tereddütlüysek, telaşlıysak, kaygılıysak bu davranışımız çocuklarımıza da sirayet edecektir. Onlarla her zaman net ve kararlı konuşmalıyız. Bir örnek verecek olursak;uyku saati gelen çocuğumuza yatman gerekli,bu programı seyretmemelisin ders çalışmalısın gibi isteklerimizi "İyi olur, ama ben aksine ikna olabilirim" ifadesi ve ses tonuyla değil, gerekli ve yapmalısın" şeklinde söylediğimizde çocuklarımız rahatlayacak ve söylediklerimizi istekli yapacaktır. Aksi durumda aramızda gereksiz çatışmalar çıkacak, her iki taraf da üzülecektir. Onlar bizim çocuklarımız, elbette ki onların en iyi olmalarını, en iyiyi yapmalarını isteriz fakat bu istek bize onları bizim isteklerimizi, hayallerimizi gerçekleştirmeleri için zorlama hakkını vermez. Çocuklarımızı oldukları gibi kabullenip, sorunları çözmek için birlikte mücadele etmek; yeteneklerini olumluya çevirmek için zorlama yerine yol göstermek, bizi iyi anne-baba yapacaktır.Çocuklarımızı çok seviyoruz tartışılmaz. Bu sevgiyi nasıl gösterdiğimiz önemli. Hiç olmaması kadar, sevginin ve ilginin fazlası da onu bağımlı, kendine yetmeyen bir çocuk yapabilir. Ayrıca evlatlarımıza doğruyu, yanlışı; oluru, olmazı öğretmek zorundayız, hem de anne-baba olarak birlikte ve tek ses olarak. Onların sınırları, nerede duracaklarını öğrenmeye, durmadıklarında karşılaşacakları bedelin ne olacağını bilmeye hakları var. Bunları öğrenecekleri yer de aileleri olmalı. Aileleri olmazsa başka birileri öğretebilir ki, bu hem zarar hem de acı verici olabilir.

 

 

 

EBEVEYN OLARAK BİZE DÜŞEN GÖREVLER

 

 

Eğitim doğruları söylemek değil, doğruları yapmaktır. Çocuğumuza örnek olmaya gayret edersek gerisi kendiliğinden gelir.

 

Çocuğumuza vereceğiniz eğitimin amacı, onun sorumluluk düzeyini geliştirmek ve olgunlaşmasını sağlamak olmalıdır.

 

Çocuklarımıza bize yaptığımız işlerde yardım etme fırsatı vermeliyiz.

 

Çocuklarımızın yanlışlarını değil, doğrularını yakalamalıyız.

 

Çocuğumuza iyi şeyler söylemekten ve onu övmekten korkmamalıyız. Şımaran çocukları hayat hizaya sokacaktır.

 

Çocuğumuzu şımartmaktan kaçınayım derken güvenini zedelediğiniz çocuklara güven kazandırmak çok daha zordur.

 

Takdir edilen ve övülen çocuklar anne- babalarını ve arkadaşlarını takdir etmeyi öğrenirler.

 

Atalarımız ne güzel söylemiş “taç giyen baş akıllanır” demişler. Çocuğumuza küçük başarıları karşısında olumlu sıfatlarla yaklaşırsak ona en büyük hazine olan, kendine güven duygusunu kazandırırız.

 

Çocuğumuza ne dersek öyle olma ihtimalini artırırız. “Tembel”, “sorumsuz”, “asi” , “inatçı” gibi olumsuz sıfatlar, bu özellikleri geliştirir.

 

Önemli olan çocuğumuzun kardeşine veya arkadaşına kıyasla ne kadar başarılı olduğu değil, kendi yapabileceklerine kıyasla ne kadar başarılı olduğudur.

 

Çocuğumuzun hatasını asla başkalarının yanında konuşmamalıyız. Çocuğumuzu asla başkalarının yanında eleştirmemeliyiz.

 

Sık eleştirilen çocuklar içe kapanık ve güvensiz olurlar.

 

Çocuğumuzun hayattan zevk almasına yardım etmeliyiz. Onu mutlu eden etkinlikleri destekleyin ve bunu dile getirmeliyiz.

 

Çocuğumuza bulunduğu yaştan daha büyükmüş gibi davranmalıyız bu davranışımızla çocuğumuzun olgunlaşmasına yardımcı oluruz.

 

Olumsuz konuşarak motivasyon artırma yöntemi artık tarihe karışmıştır.

Çocuğumuzu gayrete getirmek için olumlu tavır içinde olmalıyız .

 

Çocuğumuza olumsuz söz söylemeniz gerekiyorsa, sözü olumlu ve ona güvenizi belirten bir cümleyle bitirmeliyiz.

 

Başarılı olan çocuklar kendilerini sevenler, kendilerine güvenenler ve kendileriyle barışık olanlardır.

 

Çocuğumuza bu davranışları kazandırmalıyız.

 

Çocuklarımıza sevmeyi ancak severek öğrenebiliriz.

 

Sevmek ve sevilmek insanlara güneşi her açıdan aldıkları hissini verir.

 

Çocuklarımızın bize Allah’ın emaneti olduğunu unutmamalıyız

Milli Eğitimciler Birliği Derneği MEB-DER Hendek Şubesi Tüm öğrencilerimize Yeni Eğitim Öğretim Yılında başarılar diler.

Bu yazı 816 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar