İŞÇİLERİN YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKLARI
Fatih Sırlı Hukukcu

Fatih Sırlı Hukukcu

İŞÇİLERİN YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKLARI

04 Ağustos 2017 - 17:38

 

İŞÇİLERİN YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKLARI, İZİN SÜRELERİ VE KULLANDIRILMAYAN İZİNLER İLE BU İZİNLERİN ZAMAN AŞIMI SÜRESİ NE KADARDIR.

 

İşçi olarak işe girmiş kişilerin 4857 sayılı İş Kanununca yıllık ücretli izin hakları bulunmaktadır. Çoğu çalışan yıllık izinlerinin tamamını kullanamıyor. Hatta iş yoğunluğundan veya farklı nedenlerle hiç izin kullanamayanlar var. Ancak bu hak kaybolmuyor. İşçinin hakları 4857 sayılı İş Kanunu ile korunuyor. Buna göre; işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçi yıllık izne hak kazanıyor. İşçiye verilecek izin çalışma süresi ve yaşa göre değişiyor.

İşçi kendi istese dahi yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemez. Bu kesin bir hükümdür.
 

İzin hakları 4857 sayılı İş Kanununun 53.maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;

 

“ İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.


İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara on dört günden,


b) Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden,
 

c) On beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altı günden,
 

Az olamaz. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.

Ancak on sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.

 

İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır.”

 

Yıllık ücretli iznin uygulanması ise yine İş Kanununu 56.maddesinde belirlenmiştir. İlgili madde şöyledir;

 

“Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.

Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir.

İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.”


 

Birde Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller bulunmaktadır. Bu hallerde işveren hiçbir şekilde izin sürelerinizi izin haklarınızdan kesemez.

 

İlgili düzenleme Kanunun 55.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

“Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır:

a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, kanunun 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz).

b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler.

c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz).

d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın on beş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla).

e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar.

f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri.

g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler.

h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler.

ı) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri,

j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri.

k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi.”

 

Kullanılmayan yıllık ücretli izinlerin hesabı;

İşçi herhangi bir nedenle işten ayrıldığında hak kazandığı izin sürelerine ilişkin paraları, sözleşmenin sona erdiği tarihteki (son) net veya brüt ücret üzerinden alması gerekiyor. Yani patronun bu ücreti ödemesi şart. İzin parası hesabı genelde net ücrete göre yapılıyor. Biz de farklı net ücretlere göre hesap yaptık. Net ücrete Asgari Geçim İndirimi (AGİ) dahil edilmiyor. Brüt hesapta vergi ve prim kesintisi oluyor.

İşverenin birikmiş bulunan yıllık ücretli izin ücretini ödememişi durumunda mahkeme yolu açıktır. Mahkeme yolu ile alınan ücretler yasal faizi ile birlikte tahsil edilir.

İzin ücretlerinin tahsiline ilişkin zaman aşımı ne kadardır?

İzin ücretlerine ilişkin zaman aşımı süresinin iş sözleşmesinin sona ermesiyle başlar.Buna göre 1 Temmuz 2012’den önce doğan yıllık izin ücreti alacakları için zaman aşımı süresinin 5 yıl, 1 Temmuz 2012’den sonrası için ise zaman aşımı süresi 10 yıldır. Bu süreler içerisinde mahkemeye başvurabilir.

Her ne şartta olursa olsun çalıştığınız sürelere ilişkin ücretli izin alacağınızın bulunduğuna inanmanız halinde belirtilen süreler içerisinde mutlaka mahkeme yoluna başvurunuz. İşçinin izin kullandığına dair ispat sorumluluğu her şartta işverene aittir.

Peygamber Efendimiz işçinin ücretinin vaktinde ödenmesini emretmekte, işçiyi çalıştırıp ta ücretini ödemeyenlerin hasmı olduğunu beyan buyurmaktadır. 
Bu hususla ilgili hadis-i şeriflere bakalım: Ebû Hüreyre (r.a.) Nebinin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Allah Teâlâ buyurur ki: Üç kimse vardır ki, Kıyamet günü ben onların hasmıyım. Ben, her kimin hasmı olursam, onu helak ederim. O üç kimse şunlardır:

“1. Bana karşı söz verip, sonra vaadinden dönen, ,
“2. Hür bir kimseyi (köle gibi) satarak parasını yiyen,
“3. Bir işçi çalıştırarak ondan istifade edip de ücretini vermeyen kimsedir.” 

İbn Ömer (r.a.) Resûlullah’ın: “İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz.” buyurduğunu rivayet etti. 

Bu yazı 1191 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar