Sanatçı, yazar, şair, musiki vs. Bunları icra edenler Hendekli olunca neden değersiz oluyorlar?
Veya, hak ettikleri değer verilmiyor..
Hendeğin çocukları, Hendeğin evlatları olarak ortaya bir eser koyuyorsunuz, yada bir program bir etkinlik düzenliyorsunuz, aylarınızı haftalarınızı günlerinizi vererek hazırlanıyorsunuz, işin finalinde ya davetinize icabet etmiyor protokol veya davetlileriniz, yada düşük katılım sayıları ile emeklerinizin karşılığında alacağınız bir alkış, bir kaç onore edeici söz, gururunuzu okşayacak bir iki hakkınızı teslim etme desteği sizlere çok görünüyor..
Bunun örneğini kısa zaman önce 18 yıldan beri kesintisiz icra ettiğimiz, benimde solist olarak yer aldığım Hendek Türk Sanat Müziği Konserinde yaşadık..
O akşam protokolden bir kişi dahi davetli olmalarına rağmen katılmadı..
Üzüldük, içerledik, moralimiz de bozulmadı değil..
Ortada bir emek var, üstelik maddi olarak konserin öncesini ve sonrasını kendi cebimizden karşılıyoruz..
Sağolsun Belediye Başkanımız Meclis salonu ve konser salonunu bizlere tahsis ediyor..
Ancak, istiyoruz ki, Hendeğin evlatlarının insanlarının kadri kıymeti emeği sunumu da takdir edilsin..
Bu yıl ikincisi düzenlenen Kitap Günleri ilçemiz adına çok güzel bir etkinlik.
Geçen yıl 1.si düzenlenen bu etkinliği, İrfan Başkan ve Kızılay Başkanı olarak protokol adına ikimiz açmıştık..
Bu yıl çok şükür protokol biraz daha kalabalık olarak açılışı yapmış..
Kitap Günleri etkinliği 8-9 gün sürecek..
Hendekli Şair ve Yazarlar olarak toplam 13 kişi. Hendekli Yazarlar standında imza günü düzenleyerek eserlerimizi okuyucularımız ile buluşturuyoruz..
Etkinliğe katılan gerek protokol üyelerinden, gerek siyasetçilerimizden, gerek eğitim camiasından ve gerekse halkımızdan Hendekli Yazar ve Şairler standımıza daha fazla zaman ayırmalarını bekliyoruz..
Bir eser yaratmak, düşünmek, yazıya aktarmak, edebi kelimeler ile süslemek, mesaj vermek, hatta geçmiş tarihi tanıtmak, bunlar kolay şeyler değil..
Bir ara bir şair arkadaşıma, (bir eğitimci üstelik) şöyle demiş:
"Bu ne ya! Önüne gelen kitap yazıyor. Perdecide yazıyo,bilmem necide"
Arkadaşım münasip bir dille cevabını vermiş sağolsun..
Bakın arkadaşlar, dostlar!!
Kitap yazmak, Roman yazmak, Şiir yazmak, hikaye yazmak.. Bunlar kolay ve basit işler değildir..
Kaç gece uykusuz kaldığımız, günlerce be saatlerce Bilgisayarın başından kalkmadığımız zamanlar oluyor..
Siz sadece elinizdeki bilmem kaç sayfalı kitapları görüyorsunuz..
Bunların yazılması, kurgulanması, baskıya verilmesi, kapak tasarımı, editörün tek tek okuyup incelemesi sonucu sizlerin beğenisine sunuluyor..
Öyle, Ha burasıda Hendekli Yazarlar Standımı diyerek iki dakika ziyaretle geçiştirilecek bir stand olmamalı..
Ben ve biliyorumki bir çok arkadaşım, kitaplamızın çoğunu ücretsiz dağıttık.
Amacımız ardımızdan bir eser bıramaktır..
Ancak, bir Hendekli olarak bizden esirgenen beğeni, övgü ve takdir bizleri üzüyor..
Yazma şevkimiz kırılıyor.. Konser yapma, sanat icra etme gibi medeni cesaretimiz törpüleniyor..
Yani; gel kardeşim Hendekli Yazarlar Standına, al 15-20 kitap dağıt ücretsiz olarak öğrencilere veya halkımıza..
Nelere para harcanıyor bu zamanlarda..
Birde sanat için edebiyat için kültürümüzü tarihimizi yaşatan yazarlarımız için harcayın ne olur yani?
Bu bir serzeniş yazısıdır. Kimseye değil, üzerine alınan herkesedir sözlerimiz..
Umarım bu tür kültür ve sanat faaliyetleri, bundan sonra hak ettiği değeri fazlasıyla görür..
18 Haziran 2026
Saat:13:30-18:00 arası "Feyiz Kızı"
Kitabım için Hendekli Yazarlar Standında buluşalım..
“Şimdiye kadar kimse bir kitabın değerini ödememiştir, yalnız baskı tutarını ödemiştir.”
“Bir adama bir kitap sattığın zaman, ona yalnız yarım kilo kâğıt, mürekkep ve tutkal satmış olmazsın, ona tamamıyla yeni bir yaşam satmış olursun. Sevgi, dostluk, mizah ve geceleyin denizde dolaşan gemiler, eğer o kitap gerçekten benim anladığım anlamda bir kitapsa, onun içinde bütün gökler ve yer vardır.”
Sağlıcakla...