Şeyhülislam’ın Sultan Abdülaziz’in Ölümü Hakkında Verdiği Fetva

Agah Gürtürk

01-05-2026 15:41

Şeyhülislam’ın Sultan Abdülaziz’in Ölümü Hakkında Verdiği Fetva

Tarihimizin en tartışmalı ölümlerinden biri kuşkusuz Sultan Abdülaziz’inkidir. 1876 Haziran’ında saray duvarlarını sarsan bu trajik olay, yalnızca bir padişahın değil, aynı zamanda bir dönemin de kapanış işaretiydi. Bu esrarengiz ölüm karşısında halk şüphe içindeydi; kimi intihar dedi, kimi suikast. İşte tam bu karmaşanın içinde Şeyhülislâm Efendi’nin kaleme aldığı bir fetva, tarihî bir tanıklık olarak karşımıza çıkar.

Şeyhülislâm Efendi, dönemin dinî ve hukukî otoritesi olarak, Sultan Abdülaziz’in ölümüne ilişkin kapsamlı bir soruşturmanın ardından fetvasını verdi. Olayın gerçekleştiği yer Hasbahçe Köşkü’ydü. Padişahın bedeninde herhangi bir darp veya cebir izine rastlanmadı. Fetvada bu durum açıkça ifade ediliyor. Ne bir saldırı izi vardı ne de bir suikast emaresi. Tüm bulgular, ölümün ya tabii bir nedenle ya da kendi eliyle gerçekleştiğine işaret ediyordu.

Elbette ki İslam hukukuna göre kişinin kendi canına kıyması, büyük bir günahtır. Fakat Şeyhülislâm Efendi’nin vurguladığı gibi bu, miras hukukunu değiştirmez. Abdülaziz Han’ın malları, çocukları ve diğer varisleri arasında adaletle paylaşılacaktır. Devlete intikal edecek herhangi bir servet bulunmamaktadır.

Fetvanın sonunda Şeyhülislâm, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” ayetini hatırlatarak, olayın nihai hükmünü Allah’a bırakıyor. Her ne kadar dünyevî tahkikatlar bir neticeye ulaşmış olsa da, gerçeğin mutlak bilgisi yalnızca Yaradan’a aittir.

Bu fetva, yalnızca bir ölüm kararının değil; aynı zamanda dönemin adalet anlayışının ve hukukî yaklaşımının da bir yansımasıdır. Bugün bu belgeye baktığımızda, sadece bir tarihî metin değil, aynı zamanda devlet aklının, dinî rehberliğin ve vicdanın bir araya geldiği bir belge görüyoruz.

Bazen bir ölüm, sadece bir son değil; geleceğe bırakılan sessiz ama güçlü bir tanıklıktır. Abdülaziz’in vefatı da böyle bir tanıklıktır işte.

Şeyhülislam Efendi'nin Sultan Abdülaziz'in ölümü ile ilgili verdiği fetva.

Yer : Y..EE.. / 17 - 42 -

( T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivi )

DİĞER YAZILARI Akşemseddin ve İstanbul’un Fethi: Siyasi ve Dini Güçlerin Kesişim Noktası 01-01-1970 03:00 İki Kardeş, Bir Taht: Cem Sultan’ın Hüsranı 01-01-1970 03:00 Marcus Aurelius: Felsefenin ve Kudretin Son İmparatoru 01-01-1970 03:00 Kanlı Yıllar: Osmanlı- Safevi Savaşlarında Strateji ve Direniş 01-01-1970 03:00 Ali Şükrü Bey: Vatanseverliğin ve Direnişin Trajik Hikâyesi 01-01-1970 03:00 İnanç, Disiplin ve Vatan: Fevzi Çakmak’ın Tarihe Nakşedilen Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Bir İsyandan Fazlası: 31 Mart Olayı ve Osmanlı’nın Kader Anı 01-01-1970 03:00 Ciğeri Pareye Hançer: Sultan Abdülaziz’in Kerbela Feryadı 01-01-1970 03:00 Bir Veli, Bir Stratejist: Akşemseddin’in Gölgesinde İstanbul’un Fethi 01-01-1970 03:00 Petrovaradin Kuşatması: Osmanlı'nın Macaristan'a Açılan Kapısı 01-01-1970 03:00 GENÇ TARİHÇİ ADAYLARI NE İSTER? 01-01-1970 03:00 Dijital Çağda Tarihçi Adayı Olmak: Kendi Hikâyem 01-01-1970 03:00 İki Hizmetçinin Şahitliği Sultan Abdülaziz’in Ölümüne Dair Çelişkiler 01-01-1970 03:00 Tarih Bölümüne Yeni Başlayan Öğrenciler İçin Kılavuz 01-01-1970 03:00 Tarih Bölümü Öğrencileri Neden Yalnız Bırakılıyor? 01-01-1970 03:00 Mithat Paşa’nın hayatı, reformları ve Osmanlı siyasi tarihindeki etkileri 01-01-1970 03:00