ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Robert Palladino’nun Türkiye’deki yerel seçimlerle ilgili yaptığı açıklamada :"Haberleri gördük. Özgür ve adil seçimler her demokrasi için önemli. Buna meşru sonuçların kabul edilmesi de dâhil. Bu bağlamda uzun ve gururlu bir geleneği olan Türkiye'den de daha azını beklemiyoruz" şeklindeki ifadesi tüm siyasi partiler tarafından telin edilmesi gerekmektedir.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Palladino’nun “demokrasi” vurgusu samimiyetten uzak, tamamen bir ülkenin iç işlerine karışmaya yönelik ve gücü kontrol etmeye yönelik vahim bir girişimdir.
ABD, yeni dünya düzeni retoriğinin gereği olarak küresel emperyalizm anlayışıyla uluslararası teamüllere uymayan bir yaklaşımla Türkiye’yi müstemleke bir ülke gibi değerlendirmeye çalışması bir vahamet örneği olup, sözde stratejik müttefiklik ile ne kadar örtüştüğü gayet açık ortadadır.
Eğer ki ABD yönetimi demokrasi konusunda kaygı duyuyorsa seçimle işbaşına gelen yönetimlerin diktatoryal yöntemlerle görevden uzaklaştırılmaları karşısında neden suskun kalındığının da ifade olunması gerekmektedir.
Ortadoğu’da demokrasi konusunda sınıfta kalan, uyguladığı tutarsız politikalarla ön plana çıkan ABD’nin Türkiye’ye demokrasi dersi vermeye kalkması ikircikçe bir durum ortaya koymaktadır.
Uluslararası ilişkiler kapsamında asıl göz ardı edilmemesi gereken şey, güç ve çıkar kavramlarından hareketle baskıcı yöntem seçkilerinden çok, hak ve adalete yönelik uygulamalardaki hassasiyetin ve yapıcı uygulamaların ön planda olması gereklidir.
Bu arada Türkiye’nin bir an önce seçim havasından uzaklaşarak dış politikada stratejik öneme sahip konumu gereği, Doğu Akdeniz başta olmak üzere menfaatlerimizi koruyacak yeni tedbirlerin alınması ve bölgemizde kalıcı barış, yeniden refah ve istikrar konusunda gerekli adımların atılması kaçınılmaz bir gerekliliktir.
Doğan BEKİN
Yeniden Refah Partisi
Genel Başkan Yardımcısı
