Ak Parti giderse Cotttarelli gelir…
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve MKYK üyesi, AK Parti Milletvekili Adayı Ayhan Sefer Üstün RATED Ortak canlı yayınında İlknur Çakar’ın sorularını yanıtladı.
Üstün, siyasette 24 saat bile çok önemli bir zaman dilimidir kaldı ki 7 Haziran’dan beri 6 ay geçti. Bu zaman diliminde de çok şey değişti. Ak parti bu aralıkta seçim sonuçlarını çok iyi okudu dersine iyi çalıştı, dedi. Seçmen ne istiyorsa onlarla milletin karşısına çıktık. Siyasi erdem ve etik kuruluyla kendi parti içine bile önemli mesajlar verildi.
Asgari ücretlinin maaş artımı, daha önce neden verilemedi peki derseniz? Bunlar hükümete ek maliyet getirecek fakat bir hükümet olmayışının maliyeti bundan daha büyük oldu. Siyasi kriz peşine ekonomik krizi getiriyor, ekonomik krizin derinleşmesi ve ağırlaşmasını engellememiz gerekiyordu ve gereğini yaptık, dedi.
MHP’nin başörtüsü sorunun çözümünü biz başlattık beyanlarını ise,
Anayasa değişikliği konusundaki çalışmalarını evet MHP ile yaptık ama sonrasında arkamızda MHP’yi göremedik. Fakat fiilen gerçekleştirdiğimizde okullarda, kamu kurumlarında başörtüsü serbestliğini getirdiğimizde Sayın Bahçeli’nin bu sorunu nasıl çözdüğünü gördük. MHP’li bir vekil meclisin kapısına geldiğinde başörtüsünü çözdü ve mesele onlar tarafından bu şekilde çözülmüş oldu, dedi. Onlar başörtüsünü başlarından çözerek sorunu çözdüler biz ise başörtüsüyle, bireysel tercihiyle okullara ve kamu kurumlarına girmelerini sağlayarak, demokratik yollarla insani boyutuyla sorunu çözdük. Aramızdaki çözüm farkı da bu zaten, dedi.
7 Haziran sonrasında koalisyon kurma noktasında da Ak parti elinden gelen her şeyi yaptı. Ama seçim sonuçları net bir şekilde açıklanmamışken HDD’nin bazı uluslararası güçleri de arkalarına alarak ak partiyi iktidar yapmak istemediği açıklaması ve MHP Genel Bşk. Bahçeli’nin koalisyon kurmayacağız açıklamalarına rağmen yine kapılarına da gidildi. CHP desen bizim ilkelerimize ters düşecek bir takım taleplerle karşımıza geçtiler. Şarkımızda Bismillah geçti diye gitti YSK ya bunu yasaklattı. Biz CHP değişti daha özgürlükçü bir yapıya kavuştu sanıyorduk ama CHP yine 1940’lardaki CHP. Hatta anayasa gereği kurulması gereken bir seçim hükümetine bile bakan vermeyen ve bir bunun faturasını da parti üyelerine yansıtılan durumlar da ortaya çıktı. Bunun en bariz örneği Tuğrul Türkeş’tir. Tuğrul Türkeş’e bile ülkücü değildir ithamında bulundular. MHP den ayrılan herkes bunlara göre ülkücü değil. Velhasıl Ak parti koalisyon kurmak için her şeyi yaptı ama maalesef kurulamadı. Koalisyonları sevmeyen ve istemeyen bir ülke olarak milletimiz bu düğümü çözecek ve 1 Kasım da seçime giderek ak partiye oy verecekler bizde tek başına iş başına geçeceğiz.
CHP’nin söylediği havada uçan kuş, ak partinin ise ağzından çıkan söz senettir. 7 Haziran’da da Sn. Kılıçdaroğlu bir şeyler söyledi bu sözlerin altına da gitti notere imzasını da attırdı. Vatandaş notere de Kılıçdaroğlu’na da inanmadı. Bizim sözlerimize inanılması için herhangi bir kuruma gerek yok. Ağzımızdan çıkan her söz gerçektir.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu bizim insanlarımız biliyor. SSK’yı nasıl yönettiğini nasıl bir çıkmaza sürüklediği tarihte açıktır. Onun ki, bakkal dükkânını batırdım ama bana holdingi verin bak nasıl yönetiyorum benziyor. Vatandaşımızın bunu net okuduğunu biliyoruz.
Nükteli bir yorumla da unuttuğumuz IMF şefi Cottarelli’nin 3 ayda bir para tahsili için geldiği o günleri hatırlattı. Ve Ak parti giderse IMF’nin Cottarelli şefleri gelir buraya, dedi.
Tekrar huzurlu ortamda büyüyen Türkiye istiyorsak, milletimizden 1 Kasım da oylarını kullanmalarını istiyoruz. Tek başına iş başında olmak istiyoruz.
Vatandaşımızın şuanda elinde mühür var. Bu konudaki tek güvencemiz vatandaşımız, milletimiz…
Bu krizi çözecek olan da yine milletimizdir.
