G.Antep’de bir avukatın silahlı saldırı sonucu öldürülmesini protesto ettiler…
Baro avukatları duruşmalara girmedi
Sakarya Barosu’na bağlı avukatlar, G.Antep Barosu avukatlarından Av. İsmail Akkaya’nın G.Antep’de bürosunda uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesini protesto etmek üzere bugün (Perşembe) duruşmalara girmedi.
“ŞEREFTEN YOKSUN BİR ZAVALLI”
Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer Kazan, G.Antep’de avukata saldıran kişi için “Şereften yoksun zavallı” benzetmesinde bulunurken, “Meslektaşımızı alçakça katledenlerin şereften yoksun bir zavallı olduğunu söylemeye elbette hacet yoktur! Ancak daha vahim olanı, toplumun şiddeti kanıksamış olması ve giderek sıradanlaştırmasıdır.” dedi.
Baro Başkanı Kazan’ın “HUKUKÇULARIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ VE KİMSENİN UMURSAMADIĞI BİR ÜLKEDE HUKUK YAŞAYAMAZ. DURUŞMALARA KATILMIYORUZ” başlıklı açıklaması aynen şöyle:
“DAHA DA VAHİM OLAN, ŞİDDETİN KANIKSANMIŞ OLMASI”
“Geçtiğimiz hafta çok acı bir kayıp yaşadık. Gaziantep Barosunun onurlu ve şerefli bir mensubu olan Av. İsmail Akkaya meslektaşımız bürosunda hukuk ve adalet için çalıştığı bir esnada alçak bir silahlı saldırıya uğradı ve hayatını kaybetti.
Her insan ölür ama her insan gerçekten yaşayamaz! Nasıl öldüğümüz değil, belki nasıl yaşadığımız önemlidir. Yaşamı ise anlamlı kılan değerler vardır, onur, şeref ve haysiyet gibi! Meslektaşımızı alçakça katledenlerin şereften yoksun bir zavallı olduğunu söylemeye elbette hacet yoktur! Ancak daha vahim olanı, toplumun şiddeti kanıksamış olması ve giderek sıradanlaştırmasıdır.
“BAROLARDAN BAŞKASI GÖRMEDİ”
Bir avukat öldürüldü ve fakat neredeyse avukatlardan ve barolardan başka kimse bunu görmedi! Ulusal basının kıyı-kenar köşesinde dahi yer bulmakta zorlandı! Zira hukukun katledildiği bir ülkede bir hukukçunun öldürülmesi ne de olsa artık sıradan bir haberdi! Ne kadar üzücü, ne kadar vahim...!
Bir toplumda şiddet giderek artıyorsa eğer bir yerde bir hastalık var demektir. Hayati bir organ aksıyor demektir. İnsanlar huzursuz demektir.
“SAYGI GÖSTERMEYİZ”
Bundan böyle bir avukat saldırıya uğradığında bu saldırıyı hakim ve savcılara yapılmış gibi görmeyen, kanunu işletmeyen hakim ve savcıları affetmeyecek ve zerre kadar saygı göstermeyeceğiz!
Şu açık gerçeği artık hepimizin görmesi gerekmektedir; Yargıyı, yargıçları, savcıları ve avukatları, içinde olduğu bu durumdan çekip çıkaracak olan bizleriz. Kimse Yargıyı, hukuku ve adaleti düştüğü yerden bir başkasının kaldırmasını beklemesin! Eğer hukukçular hukuka sahip çıkmazsa ona mutlaka biri sahip olacaktır ancak o sahip maalesef hukukçular olmayacaktır!!!
“GÜN, SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR”
Biz bugün “meslektaşımız haince öldürüldü Allah rahmet etsin, saldırıyı gerçekleştirenleri lanetliyoruz” demekle yetinmiyoruz, küçük bir adım dahi olsa bir tepki, bir eylem ortaya koyuyor ve bugünkü duruşmalara katılmıyoruz. Gün, oturduğumuz yerden memleketi kurtarma günü değildir, gün avukat hakim ve savcı hep birlikte el ele hukuka, hukukçuya ve adalete sahip çıkma günüdür!
Çağrımıza ses veren, birlik ruhunu ortaya çıkaran, tek yürek tek nefes olan tüm meslektaşlarımı canı gönülden kutluyor; acımızı paylaşan, yasımızı yası olarak kabul eden ve hassasiyet gösteren tüm yargıçlarımıza ve savcılarımıza teşekkür ediyorum”
(Haber Hülya Sürücü)
