BÜYÜK ZAFERİN 108. YILI KUTLANDI

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferinin 108’nci yıldönümü Hendek’te bir dizi programla kutlandı. İlçe Protokolünün katılımıyla Cumhuriyet Meydanında Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitler düzenlenen törenle anıldı. Cumhuriyet Meydanındaki törenin ardından Protokol tarafından şehit mezarlarına karanfil bırakılıp dua edildi.

CUMHURİYET MEYDANINDA

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108’nci yıl dönümü Cumhuriyet meydanında Atatürk anıtına çelenk sunma töreni ile başladı. Törene Milliyetçi Hareket Partisinin Belediye Başkanları Toplantısı nedeniyle Antalya’da olan Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu katılamazken, Hendek Kaymakamı Halil İbrahim Acır, Başkan Babaoğlu adına Hendek Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüdaverdi Bahadır, Hendek Cumhuriyet Başsavcısı Ayhan Yenilmez, Hendek İlçe Emniyet Müdürü Mesut Eyigün, Hendek İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Süleyman Sercan Candan, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hendek Temsilciliği, Kuvay-i Milliye ve Mücahitler Derneği ve İlçe Protokolü, Öğretmenler, Öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Cumhuriyet meydanında gerçekleştirilen törende Hendek ilçe Jandarma Komutanlığı adına günün anlam ve önemine istinaden Muhammed Ulu tarafından yapılan konuşma metninde...

Bugün vatan toprakları, bağımsızlık, özgürlük ve milletinin bekası uğruna hiç tereddüt etmeden canlarını feda eden aziz Şehitlerimizi anmak maksadı ile toplanmış bulunmaktayız.

18 Mart tarihi aslında tüm Dünyanın hafızasında Çanakkale zaferinin yıldönümü olarak yer almaktadır. bununla birlikte TBMM tarafından 27 Haziran 2002 tarihinde çıkarılan bir yasa ile vatan toprakları üzerinde tarih boyunca canlarını vermiş olan şehitlerimize de atfedilmiş ve “ŞEHİTLER GÜNÜ” adıyla bütün şehitlerimizin 108’inci yıl dönümünü anmamıza vesile olacak bir gün haline getirilmiştir.

18 Mart tarihinin öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için Çanakkale savaşının gelişimine, yaşanılan çetin muharebelere ve sonuçlarına kısaca bakmak yeterli olacaktır. Dünyanın en büyük donanma ve ordularının Çanakkale’de durdurulması Türk tarihi için eşsiz bir zaferdir.

Türkler bu savaşta, şartlar ne kadar güç olursa olsun, vatanı için her şeyi göze alabileceğini tüm Dünyaya ispat etmiştir. Çanakkale’nin geçilememesi, ünlü İngiliz devlet adamı Churchill’in deyişiyle, Viyana’dan Hindistan’a kadar Dünya siyasi haritasının değişmesine vesile olmuş, bu arada müttefikleriyle birleşemeyen çarlık Rusya’sı da tarihe karışmıştır. Çanakkale aynı zamanda bizlere ebedi başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk'ü kazandırmış, tüm Dünya Mustafa Kemal ismini bir daha unutmamak üzere Çanakkale’de öğrenmiştir.

Üzerinde güneş batmayan ülke olarak tanınan İngiliz imparatorluğu ilk olarak Çanakkale'de yenilmiş, emperyalizmin beli tarihte ilk defa yine Çanakkale'de Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından kırılmıştır.

Milli mücadelede Türk Ulusu Çanakkale zaferinin verdiği güven duygusu ve moral gücü ile Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal in etrafında birleşmiş ve büyüyen bir kitle halinde kurtuluşa yürümüştür. deniz yolu ile Çanakkale'yi geçmekten umudunu kesen müttefikler, Gelibolu yarımadasına büyük bir çıkarma harekatına girişmişlerdir. bu safhadan sonra Türkün savaşma azmi, yeteneği ve şehitlik mertebesine ulaşmaya vermiş olduğu değeri görebileceğimiz her biri birer kahramanlık destanı niteliğinde sayılabilecek binlerce örnek yaşanmıştır.

inanç sistemimizde şehitliğin insanoğlunun ulaşabileceği en yüksek mertebe olduğu kabul edilir. insan Devletine, Milletine, Vatanına kısacası kutsal olarak benimsediklerine değer verirse, değer vermekle de kalmayıp, en değerli varlığını, canını da verirse, adını Şehitlik makamına yazdırmış olur.

Milletimizin gücü, bağımsızlığı, onuru ve mutluluğu “ŞEHİT” kelimesinde gizlidir. Şehitlerimiz, Vatanları ve Milletleri uğrunda canlarını vererek kendilerinden sonra gelen kuşaklara en kutsal hak olan yaşam hakkını kazandıran toprak altındaki köklerimizdir.

 Şehitlerimiz Türk Milleti için Vatan, Millet ve Bayrak kelimelerinin ne kadar büyük anlamlara sahip olduğunu kendi canlarını vererek ispat etmişlerdir.

Türk Milleti bu değerlere verdiği önem içindir ki savaşa giderken bir an bile tereddüt etmez. onun içindir ki Türk insanı bu değerlerin korunması için can verirken gözünü bile kırpmaz, Türk genci askere giderken davul zurna ile uğurlanır, bölücü terör örgütü ile mücadeleye giderken düğüne gidermiş gibi gider. Atatürk, Türk askerinin kahramanlığını Çanakkale savaşında şöyle anlatır. “karşılıklı siperler arasında mesafemiz 8 metre. yani ölüm muhakkak. birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmam ağasına tamamen düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor, fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir duraksama bile göstermiyor, sarsılmak yok! okuma bilenler ellerinde Kuran-ı Kerim cennete girmeye hazırlanıyorlar, bilmeyenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. işte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayret ve tebrike değer bir örnektir. emin olunuz ki. Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”

Ülkemizin bağımsızlığı, bütünlüğü ve Cumhuriyet uğruna canlarını hiçe sayarak ölüme koşan, Yurdumuzun ve Dünyanın dört bir köşesinde, Şehitliklerde, bazıları Kefensiz, bazılarının mezar taşı dahi olmadan; ama görevini yapmış olmanın huzuru içerisinde yatan kahraman Şehit askerlerimizi, ülkemizin esenliği, Yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği için canlarını feda eden yüreği pek Şehit polislerimizi, hak ve menfaatlerimizi koruma uğrunda görev yaparken çeşitli ülkelerde hain saldırılara maruz kalan Şehit diplomatlarımızı, Yurdumuzun en ücra köşelerinde insanımızı aydınlatma yolunda fedakârca görev yaparken şehit edilen öğretmenlerimizi andığımız bu günde; evlatlarını, eşlerini, babalarını ve annelerini helalleşerek Vatan hizmetine gönderen Şehit ailesi! ne mutlu sîzlere ki, Vatan, Millet ve Bayrak uğruna canlarını seve seve vererek, en ulu makama erişmiş olan bir Şehide sahipsiniz. sizler, Şehitlik mertebesinin ve Şehidin değerini çok iyi bilen, Şehitlerimizin aziz ruhlarının varlığını her zaman yüreğinde hisseden Türk Ulusunun gönlündesiniz. sizler, her karış toprağımızda canından bir parça bırakarak bu toprakları Vatan yapan değerlersiniz. sizler, Şehitlerimizin bizlere emanetisiniz. bu gün münasebetiyle yaşayan Gazilerimizi hürmetle selamlıyor, ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına minnet ve şükranlarımızı sunuyor, vatan ve bayrak uğruna hayatlarının baharında canlarını seve seve, feda ederek makam ve rütbelerin en yücesi şehitlik mertebesine erişen kahramanlarımızı, rahmet, minnet ve şükranla anarken onların aziz hatıraları önünde, saygı ile eğiliyoruz. ruhları şad olsun

Cumhuriyet Meydanındaki törenin ardından Hendek Protokolü Hendek Aile Kabristanlığındaki şehitlerimizin kabirlerini ziyaret ederek karanfiller bıraktı. Hendek Müftüsü Murtaza Gür tarafından Şehitlerin kabri başında dualar okundu.