“Daha bir Bakü ermenisi Azerbaycan'a qayıtdı- bu haber bir Azerbaycanlı olarak beni şok etti...”
Erik Xaçaturdan sonra başka Bakü ermenileri de dünyaya gözlerini açtıkları Azerbaycan başkentine gelmek arzusunda olduklarını bildirdiler. Söz verildiği gibi, bu işte onlara "Azerbaycan'la Ermenistan arasında barış için platform" nın aktifleri yardım ediyor. "Platform "nın Bakü'deki sonraki konuğu Oksana Altunyan oldu. Çocukluk kentine ziyareti mümkün oldu. Sağdan sola: Oksana Altunyan, Suzan Caginyan, hukuk savunucusu Dilara Efendiyeva, "Platform" nın sekreteri Orhan Nebiyev, hukuk savunucusu Hasanov Oksana'nın Bakü'de ilk hissettiği öz kentin koku - çocukluk kokusu, ebeveynleri ile yaşadığı evin kokusu, hayatın en iyi yıllarının kokusu. İtiraf ettiğine göre, toplam bir saat boyunca o, gencini, görüşmelerin ve ayrılıkların sevincini ve hüznünü yaşadı, o dönemki dileklerini ve isteklerini hatırlayıp. Oksana'yı eğitim gördüğü okulu, arkadaşları ile oynadığı avlusu, evlendiği evi görmek imkanı oluşturuldu. Kadının gözleri bazen neşeyle yanar, bazen de gözyaşları ile öngörülüyordu. Bu mutlu yıl onu uzun zaman ayırıyor. Aynı yıl ki ulusundan bağlı olmaksızın meşru bayramları kutluyor, düğünlerde eğleniyor, doğum evlerinden yeni doğmuş cocukları karşılıyorlardı. Her şey genel ve herşey değerli idi. Ama bugün de Oksana Altunyan çok mutludur, çünkü dileği yerine geldi - o, kalbine yakın yerlerdedir. "Konuşamaz, emosiya'lar aşıyor", - bu sözleri tekrarlıyor. Erik Haçatur gibi, Oksana Altunyan da "Barış platforması" nın ofisinde arzuolunan konuk oldu. Çay sofrası arkasında Oksana acısından konuştu ve söyledi, iki halkın - Azerbaycan ve ermeni halklarının yeniden barış içinde yaşaması için elinden geleni yapmak istiyor. "Sıradan insanlardan hiç kimse savaş istemiyor, kimseye gerekmez ki, oğulları helak olsun", - bakülü ermeni kadın diyor. O emindir, zaman gelecek, Ermenistan'dan zorla göç ettirilmiş azeriler de büyüyüp sona ulaştıkları yerlere gidebilir, atalarının mezarlarını ziyaret edecekler. Oksana'yı bu mutluluk artık nasip oldu.
Oksana Altunyan
Biraz sonra Oksana Altunyan Bakü'deki komşusunu - Gülnaz hanımı hatırladı. Bu Gülnaz hanım zamanlar Oksana ile tanıştıktan hemen sonra onu kaynanasının saldırılarından korudu. Gülnaz eşi bulabilirdik ve eski arkadaşlar uzun uzun telefonla görüştüler. Ayrıca, Oksana sınıf arkadaşlarını ve arkadaşlarını buldu ve onlar telefonda Oksana'nın sesini duyunca ağlamaya başladılar. Oksana'nın arzusu yerinı yetti, ama bunun nasıl mal olduğunu sadece Oksana kendisi bilir. Bu kadının mertliğine erkekler bile gıpta edebilir. Platform ise yeni konuklarını bekliyor. Bakü'ye hoşgeldiniz diyor...
P.S. Bu cesur dediğimiz Oksana o zaman neden hala kendi topraklarımıza, atalarının, sevgililerinin mezarına ziyarete giden masum, silahsız Dilgem Askerovlar gibi oğullarımızı zincirleyip işkencelerle müebbet hapis kesilmesine susuyor? Yoksa, Oksana sözü, arzusu, isteği, şımarıklığı bizim "Platform" temsilcilerine geçtiği kadar Ermeni platformuna geçmiyor. Baküde yaşamış bir ermeni bugün Bakü'yü özgür biçimde gelib geze biliyorsa o zaman ben neden 25 yıldır ermeni işgalinde kalan babam Selmanı, ablam Sevdanı ziyaret bilmiyorum?
Mazarlarına bile senelerdir hasretim... Bu bize hakaretti ve yahut ermenilere bizim sevgimizdirmi? Ermeniler ne yapmaya çalışıyor ve bu onların yeni bir planı değil mi sizce? Onlar bizi seven birilerse nedenekmeğimizi yedikleri kaba tükürdüler? Neden Karabağ'da neslimizi kurutmaya kalktılar? Neden bizi vatanımızdan göç ettilər. Neden?
