Bazılarının okurken içinden bu nasıl olacak ?Olabilir mi? Vb. sorular sorduğunu duyar gibiyim. Öncelikle bir işletmenin giderlerinin %67-70 i yem giderleridir. İşletmede yem giderlerini en aza indirmek öncelikli hedefimiz olmalıdır. İşletmede yemler kaba yem ve de fenni yem diye ikiye ayrılır. Kaba yem bir işletme için olmazsa olmaz niteliğindedir. Bu nedenle işletmeler kaba yemin ucuz ya da bedava temin edileceği yerlere yakın kurulmalıdır. Dolayısıyla bu kapsamda meralar çok önemlidir.
Uygulamaya baktığımızda şehirleşmeyle beraber meralara her türlü küçültmeye dair taciz gizliden gizliye yaşamaktayız. Akabinde yükselen et ve de süt fiyatları…hayvancılıkla uğraşan köylünün hayvancılığı ve de köyünü terk etmesi son bulmaktadır. Bunun yanında yıllarca tarım, hayvancılıktan para kazanamayan üreticimiz ,daha iyi bir yaşam hayalleriyle kente göç ediyor. Kontrolsüz artan şehir nüfusu, beraberinde çarpık şehirleşme, işsizlik,asayiş sorunları v.b bir çok sorunu içinde barındırmaktadır.
Ş u anda samanın 25-30 kg balya’nin adedi 12 tl, yonca 20-25 kg balyası 18 tl, mısır silajı tonu 270 tl, pancar küspesi tonu 130 tl, yulaf 25-30 kg balyası 15 tl, fenni yem 50 kg 58 tl dir. Bu fiyatları aşağıya çekmek üretimi artırmak hepimizin görevidir.
Hayvancılık desteklerini yem desteklerini de kapsayacak şekilde genişletmeliyiz. Yoksa et ,süt ürünlerinin fiyat artışlarını ithalatla kısa bir süre baskılarsınız. Uzun vadede ise kartopunun yuvarlanıp büyümesi gibi her seferinde artan bir ivme ile ette ve de sütte maalesef fiyatlar artacaktır. Bunu görmek için kahin olmaya gerek yoktur.
Ayrıca yıllardır ithalata rağmen hayvancılıkta bir ilerleme olmadığı gibi her yıl ciddi oranda hayvan sayısında azalış sağlandı. Üretici, üretimden vaz geçtiği zaman bir daha yıkılan düzenini tekrar kurmuyor. Çözümün bir parçası olarak mutlaka veteriner fakültelerinden hocaların da olduğu, ilgili sivil toplum örgütlerinin de olduğu bir tanışma konseyi kurulmasını tavsiye ediyorum.
SAYGILARIMLA…
Sakarya Veteriner Hekimler Odası
BAŞKANI
Mustafa YILDIZ
