19 Eylül Gaziler günü kutlama mesajıdır. (2025)

Bugün, Mìlletimizin onurunu yücelten, tarih boyunca nesillerden nesillere taşınan en

büyük mertebelerden biri olan Şehitlik ve Gazilik, milletimizin imanının, cesaretinin ve vatan

sevgisinin en kutsal ifadesidir.

Tarih boyunca milletimİz, Vatan savunmasında tek yürek olmustur. Dün Çanakkale'de.

Sakaryada, Dumlupınar'da omuz omuza savastıysak: bugün de terörle mücadelede ve vatan

savunmasında aynı kararlılıkla dimdik ayaktayız. Önemlı olan tek şey; Ay Yıldızlı bayrağımızın

dalgalanması, Ezanımızın semalarda yankılanması ve milletimizin birlīğidir.

Bir gül bahçesine girer gibi kara toprağa koşan kahramanların ruhu, bugün

Gazilerimizin onurlu varlığında yaşamaktadır. Vatan için ölümü göze alan Şehitlerimizin

emaneti, Gazilerimizin taşıdığı şeref madalyalarıyla birleşerek bu millete yol göstermektedir.

biz biliyoruz ki; düşen sancak, düşen Vatan demektir. Ama bu millet, sancağını asla

düşürmedi, düşürmeyecek. Gazilerimiz, o Sancağın dalgalanmasının yaşayan timsali, Vatanın

göğsünde dimdik duran onurumuzdur. Onlar, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunun en

canlı örnekleridir.

Türk tarihí; Gazí ve Şehitlerin omuzlarında yükselmiştir. Anadolu'nun Türk’leşmesin de

ve İslam'la şereflenmesin de Gazilerin katkısı büyüktür. Orhan Gazi döneminde güçlenen Gazi

teşkilatı, Karesili gazi beylerin öncülüğünde osmanlı'yı Çanakkale'nin ötesine taşımıştır.

Osmanlı'nın kurucularının isimlerinín sonundaki "Gazİ" unvanı, bu kutlu mirasın en anlamlı

nişanesidir: Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Orhan Gazi ve Kosova’da şehit düşen Gazi Hüdavendigâr.

bu unvan, yalnızca bir isim değil, Mİlletin özgürlüğüne adanmış hayatların simgesidir.

Gazi, Devletin bağımsızlığı ve Milletin Egemenliği yolunda canını ortaya koyan, görevini

yapıp sag kalan kişidir. Bu yolda şehadet şerbetiní içene ise Şehit denir. Türk Milleti, "ölürsem

Şehit, kalırsam Gazi" anlayışıyla Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Sakarya'dan İstiklâl harbi'ne kadar

destanlar yazmış ve büyük zaferler kazanmıştır.