Bu sabah izlediğim iki haber çoktandır kaleme almayı düşündüğüm ama bir türlü yazmaya fırsat bulamadığım bu makalemi yazmama vesile oldu...
Haberin birinde; Sivaslı bir Şehitimizin anne ve babasının vicdansız ve ahlaksız bir müteahhit tarafından,üzerinde oturdukları evlerinin bulunduğu arsayı kat karşılığı daire yapma vaadi ellerinden almış...5 yıl geçmesine rağmen daire teslim edilmemiş...
Devreye birileri girmiş ve müteahhit başka bir yerden kuzeye bakan küçük bir daireyi bunlara vererek dolandırmış...
Zavallı kadıncağız haber spikerine; yavrum biz 68 yaşlarında karı kocayız...Yaşlıyız üşüyoruz...Kaloriferli bir dairemiz olsun da bundan sonraki ömrü hayatımızı üşümeden tamamlayalım gayemiz vardı bizim...O amaçla yerimizi kat karşılığı müteahhite verdik dedi....
Sivas Valisi bu haber üzerine bu şehitimizin ailesi ile ilgileneceği sözünü vermiş...
Yani;Medya ile gelen ADALET.....
İkinci haberimiz ise daha vahim...Hıncal Uluç imzalı haber şöyle;
Sarıyer'de bir villada oturan İpek Hattat (Soyadına dikkat.. Çok ünlü ve zengin bir ailedir) tabletini tamir ettirmiş.
Yeniden arıza yapınca, telefon etmiş. Şirket eve kuryesini yollamış.
Sonrası film gibi.
Kurye eve girer girmez kapı arkasından kilitlenmiş.
Telefonu elinden alınmış ve parçalanmış.
Bir kenarda köpeğin dışkı kabı var. Onun üzerine oturmaya zorlanmış. Kurye geri dönmeyince, telefonu da açılmayınca, patron polisi aramış. Polis villaya gelmiş, kapıyı çalmış, açılmamış.
İki saat sonra polis, savcılıktan izin alıp gelmiş.
Zorlayıp içeri girmişler. Aşırı alkollü İpek Hattat'ı, sevgilisini ve şoförünü gözaltına almışlar. Kuryeyi kurtarmışlar.
Polis, kuryeyi rehin alan, işkence eden ve özgürlüğünü sınırlayan üç kişiyi adliyeye sevk etmiş.
Karar!.
"Adli kontrol altında serbest!." Şimdi sonucu söyleyeyim.. Muhtemelen dava bile açılmaz. Zengin aile, bir şekilde fakir kurye ile anlaşır.
Diyelim açıldı.. Devam ederken bir şekilde düşmedi ve devam etti.. Sürer de sürer.. Sonunda "Hükmün açıklanması ertelendi" kararıyla biter..
Fakir kuryenin insan haklarını hiçe sayıp ona hayvan muamelesi yapanlar, sıfır ceza ile kurtulurlar..
Şimdi bir an tersini düşünün..!
İpek Hanım tabletini alıp, o zavallı kuryenin nöbetçi olduğu dükkâna gitseydi. Kurye, İpek Hanım'ı içeri alıp arkasından kapıyı kilitlese ve iki saat içerde rehin tutsaydı, bu haber Günaydın'da mı verilirdi, birinci sayfanın manşetinde mi?
O kurye adliyede serbest bırakılsa, hemen her gazetenin her köşe yazarı neler neler döşenmez, sosyal medya yeri yerinden oynatmaz mıydı?. O zaman da, o "adli kontrolle serbest bırakan" ayni mahkeme tekrar toplanıp bu defa "tutuklama" kararı almaz mıydı?.
Bir haber de benden....Tam iki yıl oldu... İş güvenliği hizmeti aldığım şirketimin sahibi tarafından sahte imzalı karşılıksız çek ile dolandırıldım...O gün benden yaptığı alışverişi 7000 TL tutarındaydı...
Avukata verdik dava açtık hala tık yok...Soruyorum avukat beylere; abi kanun değişti süre uzadı vs vs....
Yahu adamın Bankaya beyan ettiği imza sirküsü ile verdiği çekteki imza sirküsü aynı değil...Üstelik banka da bunu teyid etmesine rağmen bu arkadaş çok rahat başka firma isimi ile devletin resmi kurumlarına çok rahat iş güvenliği hizmeti veriyor...Haydi şimdi gelde adalate ve hukukun üstünlüğüne güven....
Sahte Çek'in,ödenmeyen senetin hukuksal olarak bir karşılığı yok ise,ticaret nasıl olacak bu ülkede?
Şİmdi dolandırılan bu esnaftan devlet olarak vergini almaya devam edeceksin,bağkur ve işçi sigorta primlerini ödemesini isteyeceksin öyle mi? Bumudur Adalet?
Bugün insanlar Adaleti Müge Anlı programlarında arıyorsa,derdine çare olarak sosyal medya paylaşımlarını görüyorsa burada hepimizin bir kere daha düşünmesi gerekir...
AK PARTİ Siyasi hayatına başlarken parti isiminin önüne ''ADALET''ismini yerleştirdi...
KALKINMA ise ADALET'ten sonra geliyor...
Yani öncelikli hedef ADALET....
Parlamenter sistemin getirdiği bürokratik engeller,adalet ve yargıda reform değişikliği meseleleri şimdiye kadar Ak Parti hükümetleri tarafından bir engel olarak gösterildi...
Bugüne kadar ADALET ve HUKUK sorunlarının giderilmesi noktasında maalesef bir arpa boyu yol alınamadı...
Bugün Ak PARTİ seçmeni bile hukuksuzluktan dert yanarak başka partilerde GELECEK arıyorsa,temelinin kimler tarafından atıldığını bildiği halde derdine DEVA'yı başka partilerde arıyorsa,İYİ olacağım zannederek şifayı yanlış kapılarda arıyorsa bunun en büyük sorumlusu Ak PARTİ'nin yanlış ve gecikmiş politikalarıdır...
15 Temmuz Fetö terör örgütü darbe kalkışmasından sonra,MHP nin fikir babası olduğu Cumhur İttifakı dayanışması ile Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi...
Burada amaçlanan ve bizzat Erdoğan tarafından millete sözü verilen Bürokrasinin ağır aksak dönen çarklarının önündeki engellerin kaldırılacağı,Adalet ve Hukuk'ta hızla reform değişikliğine gidileceği vaatleriydi...
Evet bunlar milletin beklediği ve acil çözüme kavuşturulması geren sorunların en başında gelenleriydi...
Sayın Devlet Bahçeli kendisine yöneltilen bütün eleştirilere rağmen Cumhur ittifakına destek vererek bu konularda Ak PARTİ'nin önündeki engelleri kaldırmıştır...Ortada bahane edilecek bir durum da yoktur...
O günden bu güne gelinen 3 yılda maalesef bu reformların sonuçlarını göremedik hissedemedik....
Bugün ise bütün bu sorunların yeni bir Anayasa değişikliği ile ortadan kaldırılacağı söyleniyor...
EL -HAK doğrudur....1982 Anayasasının artık değişme vakti gelmiş ve geçmiştir...
Yapılacak yeni Anayasa'nın,Milletimizi temsil eden Milli Hukuk düzenini muhteva etmesi en büyük beklentimizdir....
2023 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine şunun şurasında 2 yıl kaldı....
2023 den önce yeniden yapılacak Anayasa'nın ivedi olarak ''ortak ve milli bir şuurla''hazırlanıp mutlaka halkın önüne getirilmesi elzem olmuştur...
Aksi takdirde 2023 seçimleri Cumhur İttifakı açısında pek hayırlı geçeceğe benzemiyor...
Şunu unutmamak gerekiyor; zamanında işleyen Adalet, hakkın ve haklının yanında olan Hukuk sistemi,Milletin refahını artırır ve ekonominin çarklarının ahenkli bir şekilde çalışmasını sağlar....
Ekonomi bozulursa ahlak bozulur,ahlak bozulursa asayiş bozulur,asayiş ve hukuk işlemezse adalet yara alır ve herkes kendi adaletini kendi sağlamaya çalışır.....Bu ise Devletin Bekası için en büyük tehlikedir.....
Sağlıcakla kalınız canlar.....
