Prof. Dr. Abdurrahim Karslı  Sakarya’ya Geliyor

Merkez Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Karslı  17 Mayıs Pazar günü saat 12.00’da Sakarya’da.

Merkez Parti Sakarya  İl Başkanı Servet TOP  , “Genel Başkanımızı büyük bir coşkuyla karşılayacağız. Tüm hemşerilerimizi Atatürk Bulvarı Yeni Camii Karşısı Dirik İş Merkezinde bulunan  İl Başkanlığımızın açılışına davet ediyoruz”

Merkez Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Karslı  17  Mayıs 2015  günü  saat 12.00-17.00  saatleri  arasında  Sakarya  ilini  ziyareti ile  ilgili olarak Merkez Parti Sakarya  İl Başkanı Servet TOP  “Üçüncü bin yılın başındaki dünyamızda küreselleşme; toplumları, kültürleri ve bir bütün olarak dünyayı derinden etkileyen ve yeniden şekillendiren bir sebep olmuştur. Bilim ve teknolojideki gelişmelerin de etkisiyle dünyanın “küresel köye” benzemiştir. Bu hal devletlerin ve toplumların köklü bir şekilde ekonomik, politik, kültürel ve askeri değişim ve dönüşümler yaşamasına yol açmıştır. Küreselleşme, nimetlerin yaygın hale getirilmesi ve herkese belli ölçülerde ulaştırılmasını gerektirirken, yanlış ve yanlı uygulamalar ile, bütün milli değerleri, milli egemenliği, milli kalkınma, milli kimlik gibi unsurları sarsıntıya uğratmakta, toplumları ve hayatı bir kaosla karşı karşıya getirmektir. Soğuk Savaş sonrası, tek bir kültürün, ekonominin ve politikanın dünya ölçeğinde yaygınlaşması ve bir tahakküm unsurunun oluşturulmasıyla, dünyamızda ekonomik, kültürel, siyasi, dini ve askeri çatışmalar süreci başlamıştır. Büyük Ortadoğu projesi, demokrasi, insan hakları adı altında İslam ülkelerinin coğrafi, ekonomik, politik ve kültürel yeniden yapılandırılmaya sokulmak politikası kanlı sonuçlar doğurmaktadır. İslam ülkeleri tümüyle etnik ve kültürel çatışmalar içine itilmiş, acımasız bir kıyıma sürüklenmiştir. Bugün hemen hemen tüm dünyada, maneviyattan yoksun belli bir hayat tarzı tüm insanlığa dayatılmaktadır. Küreselleşme adı altında aslında bazı planlar; barış, demokrasi ve refahın yaygınlaştırılması gibi cazip söylemler ve inandırıcı üsluplar içerisinde sunularak milletlerin gündemine sokulmakta ve bazı işbirlikçi etkin medya ve aydın çevrelerinden destek sağlanmaktadır. Siyasi ve ekonomik gücü elinde tutan büyük güçler, çok uluslu şirketler üstün silah ve propaganda avantajlarıyla yeni bir sömürü düzenini en yaygın, en etkili ve acımasız bir şekilde ger- çekleştirmektedirler. Günümüzde, dünyayı ve Türkiye’yi pençesi altına almış bulunan bazı sinsi planlar, soğuk savaş döneminde yapılan ideolojik yönlendirmelerin, siyasal yatırımların, planların, projelerin, eğitim sistemlerinin bir sonucudur. Bu küreselleşme adı altında aslında bütün değerleri yıpratan acı- masız kapitalist bir yapı kendisine engel gördüğü milli ve manevi unsurları, tümüyle yok etme noktasına gelmiştir. Dünya çapında yaşanan adaletsizliklerin, zulümlerin, ekonomik krizlerin, derinleşen yoksullu- ğun toplumları yeniden sınıflara ayırması; uluslararası şirket ve kuruluşların, milli devletlerin ve hükümetlerin iktidarını zayıflatmaları; dünyayı düzene ve bütünleşmeye değil, düzensizliklere ve belirsizliklere sürükleyen politikaları; geleneksel değerlerin ve yerel adetlerin asimilasyona uğraması, ekolojik dengenin tehdit altında kalması ve bireylerin yaşamlarında kendi müdahaleleri olmaksızın görülen değişim ve dönüşümler; kısacası, insanların yaşadıkları dünyanın kendi kontrollerinden çıkmakta olduğu düşüncesi, bu sisteme karşı tepkilerin kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır.

Partimizin hedefi, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023’te, bugünkünden çok farklı, çok daha kalkınmış, barış ve refah dolu, bölgesel bir güç ve küresel etkinliği artmış bir Türkiye’dir. Partimiz, kurucuları ve mensuplarıyla farklı fikri altyapılardan ve farklı bölgelerden gelmiş insanların ortak dost çatısıdır. Yıllardır izlenen yanlış ve güdümlü politikalar nedeniyle, cahil ve fakir bırakılmış asil milletimizi uyandıracak ve onun sözcülüğünü, liderliğini yapacak olan bir partidir. Halkı, yıllardır kan ile gözyaşı döken, kaynakları sömürülen insanların ve ülkelerin, lideri ve hamisi misyonuna sahip Büyük Türkiye’yi yeniden kurmaya yemin etmiş bir partidir! Biz hiç bir parti ve misyonun devamı da değiliz. Biz; ülkesini seven, milleti ve insanlık ailesi için haklı ve doğru şeyler yapmak isteyen, aklın, bilimin temsilcileriyiz. Güzel Türkiye’nin çocuklarıyız. Hiçbir yerli yahut yabancı siyasal, ideolojik merkez, kurum, kuruluş ve hiç kimseyle hiçbir ilgimiz, bağımız yoktur. Bizim bağımız vicdanımız, pozitif hukuk ve milletimizledir. Partimiz bir ideoloji partisi değil, bir program ve kitle partisidir; bir merkez-demokrat harekettir. Partimiz sosyal demokrasiyi, emeği, yoksuldan yana tavır koymayı, sosyal devleti benimser. Milletimizin kültür değerlerine, inançlarına saygılı ve bağlıdır. Topyekûn milletin partisidir. Aydınlanma, tam demokrasi ve bağımsızlık idrakine sıkı sıkıya bağlıdır. Partimiz, Anadolu’da Yunus, Mevlâna, Ahi Evran, Hacı Bektaş Veli ile başlayan ve bugün devletleşen büyük siyasetin fikir ve eylem ocağıdır. Din, felsefi inanç, milli değerler, demokrasi, insan hakları gibi değerlere saygılıyız ve bunların istismar sömürü aracı yapılmasına karşıyız. Partimiz en üst kimliğimiz olan insan merkezli bir politikayı, halka hizmet hakka hizmettir siyasetini, barışçı ve uzlaşmacı fikir anlayışını esas alır. Biz sadece parti değil, Türk siyasetinin aynı zamanda gönül ve ahlak ocağı olmak mecburiyetini de gözetiyoruz ve bunu hedefliyoruz. Biz siyasette ahlakı, onuru en önemli değer olarak kabul etmiş bir hareketiz. Sosyal devletin yeniden inşasına en aktif şekilde çalışacağız. Sözde siyaset yapmayacağız. İşte bu şartların getirdiği olumsuzluklar ve bunların memleketimize olumsuz yansımaları sebebiyle ortaya çıkan sıkıntıları çözmek için bizler siyasi bir oluşum olarak ortaya çıkıyoruz. Toplumda var olan şeffaflık, eşitlik, adalet, özgürlük ve hakça paylaşım taleplerini dile getiren, kararlı ve ‘Büyük Türkiye’nin siyasetini her anlamda yeniden oluşturmaya çalışan bir parti olarak meydanlara iniyoruz. Biz insan hakları, temel hukuk değerleri ve düzenlemelerinin, her türlü imkan ve ihtiyaçların gelişen şartlarda tüm dünya ölçeğinde hızlı hareket etmesi ve bir an önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını destekliyor ve istiyoruz. Fakat insanı insan yapan, her insana ayrı bir karakter ve değer kazandıran, geçmişimizden bize intikal eden değerlerimizin kaybolmasını da istemiyoruz ve bu değerlerimizi bizden sonraki kuşaklara da intikal ettirmek istiyoruz. Özellikle son yıllarda kamplaştırılan, ötekileştirilen, aldatılan, kandırılan ve dışlanan insanımızın talepleri çerçevesinde, her kesimi kucaklamayı amaç edinmiş bir siyasi partiyiz. Mevcut iktidar partisi başta olmak üzere, şimdiye kadar iktidar partilerinin yaptığının aksine, konjonktürün bize sunduğu kolaycılıkları ve hazırcılıkları bir kenara itip, halkımızın haklı ve meşru taleplerini iktidara taşımak için siyaset yapmak istiyoruz. Bugün Türkiye’de vatandaşlara ‘siyaset” olarak gösterilen olgu, milletimizi bölme, değerlerimizi yozlaştırma, yalan, iftira, şahsi menfaat ve kültürel dejenerasyondur. Ne yazık ki, geçmişte ve günümüzde Türk siyasetinde yer alan partilerimiz, kendilerine taban oluşturmanın en kolay yolu olarak toplumu ayrıştırmayı ve kavgayı tercih etmişlerdir. Oysa biz, alevi-sünni, Türk-Kürt, laik-anti laik, sağ-sol… gibi ayrıştırmaları kesinlikle ortadan kaldırmak için geliyoruz. Türkiye’de, günümüzde çokça görüldüğü üzere, siyasetin bir zenginleşme, seçkinleşme, başkaları üzerinde tahakküm kurma ve zorla topluma şekil verme aracı olarak kullanılma geleneğini tarihin çöplüğüne atarak, müzakereye dayalı, çağdaş, demokratik ve şeffaf bir Türkiye siyasetini tesis etmek istiyoruz. Partimizin milletimize bir ahdi vardır! ‘Millete yalan söylemeyeceğiz, şahsi menfaatlerimizi gözeten bir siyaset üretmeyeceğiz!’ Hiç kimse geçim ve gelecek korkusuyla yaşamayacak. Hiç kimse adaletsizlik, eşitsizlik ve ayrımcılık içeren bir uygulamaya maruz kalmayacak. Hiç kimse, hiç kimseye kulluk ve marabalık yapmak zorunda kalmayacak. Kimse kimsenin önünde eğilmeyecek! Bu bizim itikadımız ve halkımıza ahdimizdir! Kula kulluğa, sömürüye, harama, çifte standarda ve yalana-dolana geçit vermeyeceğiz! Partimiz, Türkiye’nin büyük diriliş hamlesine her şeyiyle, ruh ve gönülleriyle destek veren bir fikir ve eylem ocağı olmayı hedeflemektedir. İdeolojiyi değil hizmeti, partiyi değil insanı merkeze alan, katılımcı bir siyasetin adresi olmak için çalışan, memleketimizde yaşayan herkese “biz bir aileyiz” şuuruyla bakan bir partidir! İnanmanın imkândan, imanın paradan daha güçlü olduğunu ortaya koyarak, Türkiye tarihine bir destan, siyasete yeni bir ruh ve yeni bir karakter kazandırmaya yemin etmiş insanların buluşma adresi olan bir partidir!

Yargının bağımsızlığı büyük ölçüde tahrip edilmiş, adalet-hukuk sistemi siyasal ideolojilerin baskısı altına girmiş ve güvenilirliğini yitirmiştir. Kapsayıcı olan Türk milleti kimliği, etnik kimliğe indirgenerek, bir kültür, inanç, felsefe ve umumu ifade eden Türklük, yani, milli birlik ve beraberliğimize dayalı millet anlayışımız hakkında kuşkular üretilmiş, vatan, devlet ve millet bütünlüğümüz, bayrak ve ezanımız tehlikeye sokulmuştur. Günümüzde, ülkemiz insanlarının çok büyük bir çoğunluğu sokakta, işyerinde ve hatta konutlarında can ve mal güvenliği endişesi içinde yaşar hale getirilmiştir. Uyuşturucu kullanımı ve şiddet artmış, özellikle kadına yönelik şiddet ve taciz yaygınlık kazanmıştır. Türkiye ekonomisi, tarihinde görülmemiş bir biçimde borç batağına sürüklenmiştir. Bankalarımız, KİT’lerimiz, yer altı ve yer üstü kaynaklarımız özelleştirme adı altında yağmalatılmakta, vatan toprakları “mütekabiliyet” gözetmeksizin yabancıların kullanım ve mülkiyetine sunulmaktadır. Büyük bir tarım potansiyeline sahip olan ülkemizin bu kapasitesi göz ardı edilmiş, yanlış politikalar sonucunda tahrip edilerek otuz milyonu aşan tarım ve hayvancılıkla beslenen nüfus, üretmeyen ve hükümetlerin verdiği Doğrudan Gelir Desteği ile yani birkaç kuruşla yetinmeye veya sanayi ve tarım sektörünü ele geçirmeye çalışan küresel sermayenin hizmetinde olmaya zorlanmıştır. Cumhuriyetimizin kurduğu tarım işletme ve kuruluşları, araştırma ve tohum ıslah merkezleri çeşitli oyun ve yöntemlerle çökertilerek dışa bağımlı hale getirilmiştir. Üretmek yerine tüketen bir toplum yapısı özendirilmiştir. Dış politikamız; ulusal bağımsızlığımızı, egemenlik ve onurumuzu rencide edecek kadar dışa bağımlı hale gelmiş, varlığımız büyük güçlerin çıkarlarına endekslenmiştir. Tarihte birçok devlet kurmuş olan Türk Milleti hak etmediği bir konuma itilmiş, kendine olan güvenini ve kimliğini kaybetme noktasına taşınarak, meselelerine çözümü kendi öz benliğinde değil, dış güçlerde aramaya başlamıştır. Yukarıda özetlenen gelişmeler bizde uzun süreden beri ülkemizde yeni bir siyasi partiye ihtiyaç olduğu ortaya çıkmıştır. İktidar ve muhalefetiyle siyasi uygulamaların devamlı şaibeli hale gelmesi; toplumda ayrışmalar ve kutuplaşmaların meydana getirmesi; kin ve nefret söylemleri; kurum ve kuruluşların ve bilhassa yargıyı itibarsızlaştırmaya çalışması; muhalefetin yetersiz kalması ve güven vermemesi halkımızı yeni bir siyasi parti arayışına yöneltmiştir. Bugünkü siyasi yapı, iktidar ve muhalefetiyle ülkemizin sorunlarını çözemediği gibi, toplumsal uzlaşmayı ve barışı sağlayamamış, demokrasimizi geriye götürmüştür. Sadece gerginlikler yaratan, kendisi gibi düşünmeyenleri hain ilan eden ve ötekileştiren mevcut siyasi yapı, iktidarı ve muhalefeti ile çağın gerisinde kalmıştır. Yeni olduğu iddiasıyla iktidara gelenler, demokrasi konusunda diğer partilerin de gerisinde kalmış, yargıya müdahalesi, hukuk tanımazlığı, kin, nefret ve cadı avı söylem ve eylemleri ile zihniyet olarak ortaçağ karanlıklarına doğru yelken açmıştır. Bu siyasi yapı, önceki seçimlerde halka söz verdiği halde demokratik ve sivil yeni bir anayasa hazırlayamamış, ülkemizi yıllardır darbecilerin hazırladığı anayasa ve hukuk sistemi ile yönetmeye devam etmiştir. Medyaya müdahaleler, sosyal medya kapsamındaki tahditler, Milli Eğitim, Cefakâr ve vefakâr milletimizi cahillik, fakirlik ve ihtilaf belasından kurtarıp, asaletinin ve misyonunun farkına vardırarak, ilimle, irfanla, medeniyetle ve birliğini temin ederek, üreten Büyük Türkiye’yi kuracağız. Haksızlığı, adaletsizliği, vahşeti, zulmü, kayırmacılığı ve hortumculuğu kaldıracağız. Cumhuriyet mirasına, bin yıllık tarihimize, kardeşliğimize karşı zalimce ittifak kuranlara geçit vermeyeceğiz. Günü birlik siyaset, yalan ve aldatma siyaseti yapmayacağız. Bilindiği üzere insan hakları, insanın doğuştan elde ettiği haklara denir. Bir devletin insan haklarını benimseyip benimsemediği, o devletin gelişmişlik düzeyini de belirler. Bir devletin demokratik, çağdaş ve modern bir devlet olabilmesi için insan haklarını anayasal ve yasal bir hak olarak vatandaşlarına tanımış olması ve insan hakları ihlallerinin suç olarak kabul edilip cezalandırılmasını öngören kanuni müeyyideleri getirmiş olması gerekir. Partimiz, bütün bu hakları yasal çerçeveleri ile sosyal hayatta kesintisiz olarak tatbik etmeyi amaçlamıştır. Bu hakların kullanımında vatandaşlar arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin hareket etmek en önemli düsturumuz olacaktır. Böylece insanımız, hem kendisine, hem devletine güvenen, huzurlu ve mutlu bireyler olarak başarıyı yakalayacaktır. Bizim insanlarla beraber olmamızın ilk şartı temel hak ve hürriyetlere saygılı olmak ve bu hakları kullanırken içtimai hayatta anarşi çıkarmamak, asayişi ihlal etmemektir. Hukuk hakkı himaye eder, fakat hakkın kötüye kullanılmasını himaye etmez, düşüncesiyle temel hak hürriyetleri insanımıza derhal temin edip, hukuku ihlal edene ise ayrımcılık yapmadan müeyyidesini uygulayacağız.”

Merkez Parti Genel Başkanı

Prof. Dr. Abdurrahim Karslı ‘nın  Sakarya Proğramı

Tarih     :17.05.2015

Saat       09.00   Ankara’dan  Hareket

Saat       12.00   Akyazı Turnikelerinden Giriş

Saat       12.30  Sakarya İl Başkanlığı Açılışı- Atatürk Bulvarı Yeni Camii Karşısı Dirik İş Merkezi No 62 Kat 3 ADAPAZARI-

Saat       13.30  Kanal54 Tv ziyareti

Saat…   14.00  Esnaf Ziyareti     Uzun Çarşı-Orhan Camii  Civarı

Saat       15.00 Sakarya Gazeteciler  Cemiyetini –Sakarya İnternet Yayıncıları Derneği Ziyareti

Saat       16.00 SRT

Saat       17.00  Adapazarı Turnikelerinden çıkış