Ne itibarı Türkiye nin itibarı Ermenek te soma da gömüldü..bebeler bile borçlu hükümet sarayı savunma peşinde
Saadet Partisi Sakarya milletvekili adayı ismet Aksoy Hükümetin izlediği yolun çıkmaz sokak olduğunu ifade etti ve bu böyle gitmez tarihimize de bakın imparatorluklar her zaman çadırlarda kurulmuş saraylarda yıkılmıştır. Bu hükümette sarayı müdafa peşinde koşuyor yıkılacaktır. Dedi
İsmet Aksoy , ‘Aksaray’ olarak tabir edilen yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı için harcanan paralara dikkat çekerek, “Saraylar yapılabilir, ama tarihimize baktığımızda biz saraylara ne zaman önem vermişiz; itibar kaybederken, devlet çökerken, Osmanlı yıkılırken. Doğan bebeler bile borçlu ama hükümet sarayları savunma derdinde” dedi.
Aksaray Öncelik Olmamalıydı
Son günlerde bir türlü gündemden düşmeyen yeni Cumhurbaşkanlığı Köşkü ‘Aksaray’a da değinen Aksoy, “Elbette ülkeler geliştikçe yeni binalara ihtiyaç doğabilir. Ama Türkiye’nin önceliği kanaatimizce ‘Ak Saray’ değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davut oğlu, Türkiye’nin itibarından bahsediyor. Türkiye’nin itibarı Ermenek’te, Soma’da gömüldü. Isparta’da elma bahçelerine giderken 16’sı kadın olmak üzere can veren 18 işçimizle beraber gömdük. Yani itibar binada, sarayda değil. Elbette binalara ihtiyaç olabilir. Ama tarihimize baktığımızda biz saraylara ne zaman önem vermişiz? İtibar kaybederken, devlet çökerken, Osmanlı yıkılırken. Nasıl olmuş o? Bakıyoruz devletin ihtişamlı dönemlerinde komutanlar, padişahlar, sultanlar cephede. Altı asırlık sürenin 500 yıllık döneminde sadece Dolmabahçe sarayı yapılmış, oldukça mütevazı. Ama yıkıma doğru gidildiğinde, imparatorluk çökerken üstelik dış borçlarla Dolmabahçe sarayları yapılmış” diye konuştu.
Türkiye’nin 700 Milyar dolar kamu borcu olduğuna da değinen ismet Aksoy, doğan bebelerin bile borçlu olduğunu ama hükümetin saraylar peşinde koştuğunu kaydetti.
Zalimlere Karşı Keskin Bir Kılıç
İsmet Aksoy şunları belirtti: “7 Haziran seçimleri çalışmalarımız Türkiye’yi içinde bulunduğu durumdan kurtarmaya, hakça ve adilce yeni bir dünya düzeninin icrasını sağlamaya yöneliktir. Milli Görüş, tüm engellemelere rağmen yeniden iktidara gelerek Türkiye’nin İslam âleminin ve insanlığın sorunlarına çözüm olacak. Birliğimizi bozmak için Milli Görüş’ün iktidarını engellemek için tüm güçleriyle çalışıyorlar ama ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın inayetiyle bu yürüyüşü katiyen durduramayacaklardır. Milli görüş iktidara gelecek ve Allah’ın inayetiyle de İslam Birliğini kuracaktır, bu böyle biline. Yürüyüşümüz insanlık için, hareketimiz hak nizamı, adil bir sistemi kurmak içindir. Milli görüş, zalimlere karşı keskin bir kılıç, mazlumların yanında bir zırh, kalkan, ümitsizler içinse bir ümit, ışık, bir çaredir.”
