Bugün günlerden mutlu bir haber aldığım gün . Leopar2 tankını bize zehir eden Almanlara inat, Sakarya'da bir iş adamı bütün eksiklerini daha da kaliteli ve daha ucuza yapıp, askeri ihtiyaçlara cevap verebiliyor.
250 küsürün tamamı çalışmaz durumdaki bu tankların artık atıl durmasına sebep kalmadı çok şükür . Bu rezaletin sebebi Almanya'nın PKK destekçisi olması, bu tankların kullanılabilmesi için gerekli malzemeleri Türkiye devletine vermemesi.
Sıkıntı yok biz yaparız.
Şimdi meşhur bir tankımız var motorunu bir türlü yapamadığımız ve yapmak istedikçe de verilen ihalelerde alan firmaların oyalaması ve yapamadık demeleri sonucu hala faal olamayan proje.
Bunun için devlet erkanına şu sözü diyebilirim; Bırakın bürokrasiyi siz motor harici tüm ekipmanları hazır tutun ve bu motoru %100 yerli yapmak için bu halkın içindeki güzel insanlara dönüp 'yapın' deyin. Tümosan'ı verdiğiniz kişi sizden 255 milyon dolarlık bedel istedi, 5 adet prototip motor için ve yapamadı, birde 50 milyon dolar da devletten hibesini aldı. 50 milyon dolara 5 adet motoru size üretebiliriz bunu inanarak söylüyorum.
Şimdi başlığımıza geçelim...
Bir insan eğer ki tarihi bilgi konusunda üst ise bu konuda en üstün hizmeti yapmak zorunda.
Ve yahut
Makina , inşaat... Her ne konuda olursa olsun bilgisini en üst şekilde bu bulunduğu ve ekmeğini yediği vatanına sunmak zorunda . Bunun için 'az maaş alıyorum banane' deme lüksü olamaz.
Neden mi.? Mesele vatan ise beğenmediğimiz almanlar 2. Dünya Savaşı'ndan sonra bir yumurtaya 10 milyon mark bedel ödemek zorunda kalmışlardır.
Yani kendi yağı ile kavrulabilmek için Almanlar da meşhur olan patatesli yemeklere 10 yıl tahammül etmek zorunda kaldılar.
Çünkü kazanmaları büyümeleri tam bağımsızlıklarını tekrar geri almaları gerekiyordu.
Sonuç ortada hala ellerindeki imkanlarla bulundukları coğrafyanın dışına müdahale çabasındalar.
Peki bizler ne ediyoruz..?
Trollerin arada bir resimlerle insanları gaza getirdikleri uzay filmlerinden çıkma paylaşımlarla sanki bir şeyler yapmış hayali üretiyoruz. Artık hayal üretimi değil, icraat üretim yapmak zorundayız.
50 kw üreten bir cihaz geliştirildi bu topraklarda düşünebiliyor musunuz... Hiçbir yakıt tüketmeden üreten bir cihaz, bunu derhal yaygınlaştırıp apartmanların bile alması sağlanmalı.
Bu en ufak olan tercih düşünün, hayal edin... İankın ZTP'nin böyle bir cihazla güç beslemesi olduğunu ve yakıt tüketmediğini düşünün. İkmal yolları kesilmiş birliklerin tereddütsüz yola devam edebileceği bir imkan.
Ya trafikteki araçların böyle bir mekanizma ile çalıştırıldığını hayal edin, nasıl olur? Çevre kirliliği dediğimiz olay sıfırlanır. Doğalgaz yerine evlerde ısınma bu tarz güç kaynakları ile gerçekleştirilse..
Artık herkes elindekileri ortaya koyup 'şu şöyle yaptı, bu böyle yaptı'yı bırakıp derhal biz bunları yapıyoruz başlamalıdır.
Etox diye yıllar evvel bir firmanın reklamını görmüştüm, elektrikli araç üreten bir firma. Spor araçların 200 km yaptığı ama sadece elektrik ile çalışan araçlar. Demek ki neymiş, yapılabilirmiş. Ama ne yazık ki buna üretim izni çıkaramadılar. Artık çıkarılacaktır sanırım. Sayın cumhurbaşkanımız üretimle gelin dediyse gelene yol açılacaktır umarım.
Düşüncelerimizi artık, 'banane'den, 'ben ülkem için bunu yapıyorum'a devşireceğiz.
Bir zanaatkar abimizle tanıştım. Kendisine '19+1 yarı otomatik tabanca yapabilir misin' diye sorduğumda" ruhsat alma sorunun yoksa en iyisini yaparım, ben daha 17 yaşında iken bu dediklerini yapıyordum" dedi. Güldüm... çünkü kendisi şuan 55 yaşlarında sanırım. Ceza almamak için yapmıyormuş, daha doğrusu yapamıyormuş.
Artık her kim nerede ve hangi mevkide ise görevini en üst derecede yapmak zorunda . Bunu Ak Parti iktidarda diye yada bir başkası için değil, bizim başka vatanımız yok.. Milli duruşumuz ve milli mücadelemiz için yapmak zorundayız.
Şuan Suriye sınır boyumuzda düzenli ordu şekline bulundurulmuş 150 000 kişilik PYD teröristleri konuşlandırıldı 250 000 olduğu an Türkiye'ye vuracaklar az kaldı.
Şuan Gürcistan sınırımıza 3000 ABD askeri konuşlandırıldı. PYD saldırmadan evvel dikkat dağıtmak için böyle bir yol izlemekteler.
Şuan Bulgaristan sınırımıza 9000 ABD askeri konuşlandırıldı. PYD saldırmadan evvel saldırıp dikkatimizi ve gücümüzü bölmek için hazır tutuluyor.
Şuan Yunanistan Ege'deki adalarda askeri gücünü kat kat artırdı. Daha vahimi sınır boylarımızdaki askerleri teyakkuzda sanki her an saldırı başlayacak gibi hazır bekletiliyor.
Kıbrıs müzakereleri aldatmacası daha kötü asker azaltmaya başladık ama İngiltere şuan 12 000 elektra askeriyle hazır bekliyor.
Birazda tarih tekerrürden ibarettir diyelim.
Abdülhamit Han İngiltere ile birlikte hareket etme çabasına girdiğinde, İngiltere kabul etmedi çünkü Osmanlı paylaşılmalıydı, o zaman çoğu kıpti çingenelerden oluşan eşkıyaları kullanarak bizleri Arap yarımadasından attılar. Şimdi ise PYD eşkıyalarını kullanıp, Mezopotamya'dan çıkarmak istiyorlar.
Bu arada Türkiye'de dikkatlerden kaçan bir gelişme oldu; Ermeni kasabı sözde asker askeri lider Türkiye'yi ve Azerbaycan'ı işgâl edeceklerini ve buna hazır olduklarını açıkladı. Sizce bu pervasızlığın arkasındaki güç ne..?
Kabul et yada etme savaş başladı..!
En kısa zamanda silah altına almalar başlarsa şaşmam ama ne yazık ki geç kalınılacak diye korkuyorum. Silah altına kontrol altına alınmayan güç, iç karışıklık çıkarma telaşında bilerek yada bilmeyerek kullanılabilir. Artık büyük sermayelerden güvenlik vergisi adı altında vergi alınıp askeri gücümüz en az 4. 000. 000 sayısına ulaştırılması gerekmektedir.
Ülkede kahvehanelerde hükümet kurma devri bitmek zorunda artık silah altında vatan kurtarma zamanı gelmiş bulunmaktadır.
Bu size çizdiğim öngörü kasvetli gelebilir ama unutmayın ben hala mutluyum çünkü umutluyum.
Memleketimde her geçen gün güzel şeyler duyabiliriz.
Bu yazımla kimseler kasvete kapılmasınlar. Daha da önemlisi her anlarını vatanları için şimdi savaş kapıdan içeri girmeden harcasınlar ki, düşmanlar niyetlerinden geri adım atsınlar.
Saygı ve sevgilerimle
Murat MALKOÇ
