Eski Eyüp ilce müftüsü olan M. Kemal MALKOÇ amcam
Bir sohbetinde , kendisine sorduğum sorularıma,
Kitapligindaki şu raftaki, şu kitapı al, şu sayfasını aç sözünden sonra oradan cevap verdiğinde,

Amcam ezbere biliyorsun, kitap sayfasına kadar'da bilgin dahilinde, neden açmadan cevap vermedim diye sordum.

Bak evladım senin bu dediğini yapan hocalar bu devirde çok bulunur ,
Ben cevap verdiğim sualin, ahirette hesabından korkarım
Yanlış a düşüp, hem başkasının yanlışına, hemde kendimin azabına sebep olmak istemem sözü, Dehşet ölçüde bir korku salmıştı içime .

Bizler gelişi güzel birçok kelâmlar konuşur hep
Resulullah s.a.v efendimizin merhametinden dem vurur ama adil olmasından, yalan konuşmamasından yetimin, öksüzün, devletin, milletin, hakkını nasıl koruyup gözettiginden bahsetmeyiz.

Sizce bizler ne yapmaktayız.

Kendimizi kemiksiz bir et parçası olan dilimizle mahkum ettiğimizin farkındamiyiz.

Kendiminde dahil oldugu ilahiyat camiasindan olan bu zamane bilginleri dediğimiz kişiler,
Neden korkmaları gekertikleri bir ahir zaman hesabından çekinmeyip,
kemiksiz et parçasıyla zamane uymak isterler.

Maun süresinde ne guzel açıklıyor halbuki bu tarz insanları cenabı hak.

Ey ilim sahipleri sevgili kardeslerim,
mutlak güç sahibi olan cenabı haktan başkasından korkmayalım.

Bir haksızlık karşısında,
Zalimin zulmü karşısında susan dilsiz şeytandır hükmü icabı,
Doğruyu söyleyen, rızık telaşıyla banane demeyip, vehm'e kapılmadan hayat idame edenlerden olalım.

Nasıl yaşar isek, öyle öleceğiz bunu unutmamak mecburiyetindeyiz.

Bu zamanda islam ilmine hakim olduklarını iddia eden zümreler tarafından birde sünnet gereksiz, kuran bize yeter diye bir söz geliştirmişler.

Aynı kesim kuran ı kerim yeter dediklerinden sonra, birde tevsir yayınlayıp kendilerince yorumladıkları kitabın bize yeteceği kanaati belirtmekten çekinmiyorlar.

Resulullah s.a.v efendimizin yaşamını sünnetlerini kaale almamamızı ögütleyenlerin kendi tefsirleriyle, yaşayın dedikleri din acaba gercek islam mi.

Bu ahir zaman daki gerçek ilim sahiplerinin susturulup,
Siyonizim denilen şeytani yapının yetiştirdiği
Sözde âlim müsveddelerini gördükçe,
birşeyler yapamamaktan sebep, sorumlu olmamak icin bu yazıyı kaleme alıyorum.

Hadisi şerif te Resulullah s.a.v efendimizin buyurduğu gibi
Bir yanlış gördüğünüzde elinizle düzeltin
Gücünüz yetmiyor ise diliniz ile düzeltin
Yine güç yetiremiyor iseniz buguz edin .
Buguz hali imanın en zayıf halidir ,
Sözünu sebep kılıp ,
Dinim islam gereği cihat emrinin,
Dilim ile ilgili kısmına uymak mecburiyetinden sebep, bu yazımı kaleme alıp,
İlim sahipleri sevgili kardeslerimi uyarmak dilegindeyim.

Kısa bir dünya hayatındaki rahatımızın ,
Ahiretimizi ateşe sürüklemesine musade etmeyelim, hep birlikte ne olur .

Hayatının her alanında islam ahlakıyla,
Örnek bir müslüman olarak Cenabı Hakkın
Gafletteki kullarının,
İslam dininin yaşayan fertleri olan bizleri görerek ,
Hidayetine sebep olmakla yükümlüyüz biliyorsunuz.

Yasak olan, Yalan söylemek, Hırsızlık yapmak, Kumar oynamak, Zina etmek, İçki içmek, Adaletli olmamak, fiillerinden uzak durarak,

Evvelinde evlatlarımıza , ailelerimize, yaşadığımız topluma örnek olarak ,

Hem devletimizin bekasını gözetip kollamış oluruz,
Hemde yaşanabilir bir dünya için ömrünü, Sonunda şehadet olan cihat ile geçirmiş oluruz.

Yukarıdaki zikretmiş olduğum kötü alışkanlıklardan hiçbirini,
Evlatlarimizda, yakın akrabalarımızda görmek istemeyiz ,
Bu çok doğal ve güzel bir düşünce.

Peki neden bizler bunu kendimizde uygulamaktan tembellik eder kaçınırız.

Hay de hep beraber kendimize bir söz verelim,
İslâm ahlakının vücut bulduğu,
Evinde, İşinde, toplumda örnek bir insan olalım .

Kendisinden emin olunan,
Şahsına dünyalık zarar gelecek olsa bile,
Doğru sözlü, Yalan konuşmayan bir toplum inşaasını bize kurma görevi veren,
Cenabı Hak'ın emrine uyan,
Ahirete irtihali vuku buldugunda,
Dostu gibi düşmanının bile ardından aglıyacagı
Bir kişilik olma gayretiyle.

Bu anı bir milat kabul edip,
Güzel bir tevbe ile,
Geçmişe kalın bir çizgi çekip,
Müslümanlıgımızı Allah c.c. emrettiği gibi yaşayalım.

Sevgi ve saygılarımla
Murat MALKOÇ