Yunanistan seyahatinizi planlarken tüm dünyanın ilgisini çeken ünlü yapıtlarını da mutlaka ziyaret etmenizi öneririz. Orta Çağ kentlerinden geleneksel köylerine, güneşin aydınlattığı beyaz evlerden heybetli kalelerine kadar her detayı ile büyüleyen ülke tüm bunların yanı sıra dillere destan tarihi ile de her dönem turizme damgasını vurmakta. Akdeniz mimarisine ve tarihine derin bir yolculuğa çıkaracak olan Yunanistan; Ege Adaları’nın beyaza bürünmüş köylerinin sunduğu manzaralara eşlik eden dar ve minimalist Kiklad mimarisinin en nadide örneklerini gururla sunmakta. Yunanistan, cesur antik Akropolis’leri ve Orta Çağ kalelerinin yanı sıra Bizans anıtları, restore edilmiş sarayları ve kiliseleri ile büyük öneme sahip olmakta. Şimdi hep birlikte Yunanistan’ın önemli yapıtları hakkındaki yazımıza göz gezdirelim!

Atina Akropolisi

Yunanistan’ın başkentindeki Atina Akropolisi, dillere destan güzelliği ile mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. İster bireysel isterseniz de turlar ile bu tarihi alanı rahatlıkla gezme fırsatı bulabilirsiniz. Şayet sıcak yaz aylarında Atina ziyareti yapacaklardansanız sizlere Akropolis’e ya sabahın en erken saatlerinde ya da gün batımına yakın bir saatte gitmenizi öneririz. Çünkü bu alanda güneşten kaçınabileceğiniz yer bulunmamakta. Dolayısıyla bu büyük arkeolojik alanı görmek özellikle yaz aylarında oldukça meşakkatli bir hal alabilmekte. Unesco Dünya Mirası Alanı olan Atina Akropolisi, 150 metre yükseklikteki tepede bulunan ihtişamı ile günümüzde de şehre hâkim olduğunu vurgulayarak göz kamaştırmaktadır.

Parthenon Tapınağı

Parthenon Tapınağı; tanrıça Athena’ya adanmıştır. Eski zamanlarda bu tapınak özel hazinelerin saklandığı ve Athena’ya ait mitosları anlatan heykellerin bulunduğu yer olmuş. Günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış kalıntıları ile oldukça dikkat çeken tapınak, çok tanrıcılıktan tek tanrıcılığa geçildiğinde asırlar boyunca kilise olarak kullanılmış. Ayrıca Osmanlı Dönemi’nde cami ve sonrasında cephanelik olarak da kullanılmış olması tapınağı daha da ilgi çekici hale getirmiş.

Herodus Atticus Tiyatrosu

Herodus Atticus’un Odeon’u olarak da bilinen bu büyük tiyatro, 2. yüzyılda politikacı ve filozof Herodus Atticus’un vefat eden karısı Aspasia anısına inşa edilmiş. Eski zamanlarda kültürel ve müzikal etkinlikler için kullanıldığı bilinen bu tarihi yapı günümüzde de birçok etkinliğe ve her yaz düzenlenen Atina Festivali’ne ev sahipliği yapmasıyla dikkatleri üzerine çekmekte.

Erechtheion Tapınağı

Atina Akropolü’nün ev sahipliği yaptığı en önemli 3 yapıdan biri olan Erechtheion Tapınağı; ismini efsanevi kral Erechtheus’dan almıştır. Tapınağın kuzey ve doğu olmak üzere iki girişi bulunmaktadır. MÖ 421-406 yıllarında yapıldığı bilinen tapınak, Pentelik mermerleri kullanılarak inşa edilmiştir. Yapının ön kısmının çatısı kadın figürlü Karyatides olarak adlandırılmış 6 kolonla desteklenmektedir. Bu 6 kolonun 5’i Modern Akropolis Müzesi’nde, 6. kolon ise Londra’daki Britanya Müzesi’nde sergilenmektedir.

Delphi Arkeolojik Sit Alanı

Delphi’nin arkeolojik alanı Atina Akropolü’nden sonra Yunanistan’ın en önemli yerlerinden biri olarak bilinmekte. Bu tarihi alan günümüzde, eski bir tiyatro da dahil olmak üzere Delphi’nin eteklerinde hala çeşitli yapılara ev sahipliği yapmakta. Apollo Tapınağı, Tholos’u içeren Athena Pronaia kutsal alanı, stadyum ve Kastalia Yayı gibi bazı yapılar ve nesneler bunlardan bazılarıdır.

Apollo Epicurius Tapınağı

Mora Yarımadası’ndaki dağlık bir tepede bulunan Apollo Epicurius Tapınağı, Yunanistan’ın en iyi korunmuş klasik tapınakları arasındadır. Eşsizliği sadece uzaktaki konumunda veya tarihi geçmişinde değil aynı zamanda Dor, İyonik ve Korint elementlerini bir arada yansıtmasında yatan bu tapınak MÖ 450 ve 400 yıllarında inşa edilmiş. Fransız mimar Joachim Bocher tarafından tesadüf eseri 1765 yılında keşfedilen bu eşsiz yapı tarih severler başta olmak üzere herkesin ilgisini çekmektedir.