YALÇIN KAYNAK YAZDI: "HENDEK HALKI MAŞALARI DA, ESER KAZANDIRANLARI DA İYİ BİLİR!''

​Kamuoyunun gündemini tutarsız beyanlarla meşgul eden, gazetecilik adı altında tetikçiliğe soyunan ve birtakım koltuk sevdalılarının ikbal kaygılarına maşa olan malum çevreleri hayretle değil, ibretle takip ediyoruz. Zamanında bizzat ellerinden tutulup iyilik gördükleri isimlere bugün sırf birilerinin çarkına su taşımak için mesnetsizce saldıranlar, “besle kargayı, oysun gözünü” deyiminin canlı birer örneği olarak tarihe geçmektedir. Unutulmasın ki; kimin çöplüğünde öterse ötsün, kiralık kalemlerin faturası gün gelir yine sahibine kesilir.

​Sözde eleştiri adı altında Vekil Ali’yi, Püsküllü Başkan’ı ve hedefe konulmaya çalışılan isimleri karalamaya çalışanlara, unuttukları ya da işlerine gelmediği için görmezden geldikleri somut gerçeklerle cevap vermek boynumuzun borcudur.

​Bu halk, kendisine kimin hizmet ettiğini, kimin ise sadece laf ürettiğini ayırt edecek yüksek bir ferasete sahiptir. 1999’dan 2026’ya kadar Hendek’te 4 dönem Belediye Başkanlığı ve Sakarya halkının teveccühüyle 2 dönem Milletvekilliği kazanmış bir siyasi iradeyi yok saymak, doğrudan Hendek halkının iradesini yok saymaktır. Bugün üstü kapalı kara çalmaya çalıştığınız o dönemlerde yapılan hizmetleri Hendek’ten çekip çıkarsanız, geriye ne kalacağını düşündünüz mü?

​Bayraktepe Tesisleri, Selmandede Mesire Alanı ve bünyesinde yüzme havuzu, kafeteryası, sinema salonu, bowling salonu, çocuk dünyası, marketi ve düğün salonu bulunan muazzam HGM Kompleksi; Taş Kırma-Eleme Tesisleri, Beton Santrali, Kilit Parke ve Büz-Bordür Üretim Tesisleri, Hantek Blokları; Hendek Devlet Hastanesi ve içindeki MR cihazları, Tekel binalarının restore edilerek ilçe merkezine kazandırılan üniversite kampüsü; Çay Deresi Rekreasyon ve Çevre Düzenlemesi, komple kubbeden oluşan Avrupa’nın en büyük camilerinden biri olan Rasim Paşa Camii; alt katındaki dükkânlar, spor salonları, Kur'an kursları, otoparkları ve tüm sosyal donatıları bu ilçenin hafızasına kazınmıştır.

​Eğitim ve gençlik alanında yapılan yatırımlar saymakla bitmez: Hendek merkezine kazandırılan Gençlik Merkezi, dört ayrı okulumuza inşa edilen kapalı spor salonları, eskileri yıkılarak tamamen modern bir yapıda yeniden inşa edilen onlarca okul ve eğitim kurumu bu vizyonun eseridir.

​Olimpiyat, Dünya ve Avrupa Şampiyonlarının yetiştiği Güreş İhtisas Kulübü, TOHM (Türkiye Olimpiyatlara Hazırlık Merkezi), Otoban kenarındaki Kapalı Spor Salonu, otoban yanındaki ve Hendek merkezindeki sentetik futbol sahaları ile spor altyapısı baştan aşağıya ihya edilmiştir. İkinci Organize Sanayi Bölgesi’ne ikili ilişkiler kanalıyla kazandırılan Türkiye'nin en büyük firmaları ve yüzlerce fabrika ile devasa bir istihdam sağlanmış, Hendek genelinde sayısız yol, park ve bahçe açılmıştır.

​Kaldı ki hizmetler sadece Hendek ile de sınırlı değildir; halen mevcut Sakarya Milletvekili olan Vekil Ali’nin vekilliği süresince Sakarya genelinde ve tüm ilçelerine kazandırdığı hizmetleri bilenler zaten biliyor, burada saymakla bitmez.

​İmar (18) uygulamaları üzerinden cımbızla mağduriyet devirmeye çalışanlara da açıkça meydan okuyoruz: “O yolları kapatıp her şeyi 30 yıl önceki bakir haline döndürelim, yolları iptal edelim” deseniz, mahallesini, bahçesini, bağını bilen kaç kişi bu geriye gidişi kabul eder? Yapılan her büyük hamlenin sancısı olabilir; ancak ortaya konan değer, Hendek’in bugün bölgesel bir güç olmasını sağlamıştır.

Devamında Püsküllü Başkan’ın iki dönem boyunca üstlendiği sorumluluk, ödediği borçlar ve belediyeyi getirdiği nokta ortadayken; iki dönemlik Hendek Belediyesi’nin borçlarını ödeyen bir iradeyi ve tüm bu emeği bir çırpıda silmeye çalışmak Basın Ahlak Yasası’na da, insafa da sığmaz. Çırak Ali gibi isimler henüz denenmemiştir, bu kantarın önüne çıkmamıştır; sabredip sırasını beklerse zamanı geldiğinde halk onu da kendi terazisinde tartar.

​Ancak birilerini eleştirecekseniz; delikanlı gibi, kimsenin maşası olmadan, kimsenin çarkına su taşımadan objektif bir şekilde artı ve eksileriyle koyacaksınız kantarın üzerine. Aksi halde halkın gözünde çıkarcı, menfaatçi ve başkalarının rüzgârıyla dönen bir yel değirmeninden öteye geçemezsiniz.

​Bu satırları yazan biri olarak, bahsi geçen isimlerden belki de en çok zarar görmüş, en çok haksızlığa uğramış kişilerden biriyim. Benim neler yaşadığımı bir ben bilirim, bir de beni tanıyan, bilen herkes bilir. Mesele şahsi çıkar ya da intikam meselesi olsaydı, bugün bu isimleri ilk yerle bir edecek kişi ben olurdum. Fakat konu toplumun geneli, kamu menfaati ve memleket hizmeti olduğunda; şahsi meselelerimizi memleketin hakkının önüne geçirmeyiz. Ne yiğidi öldürürüz, ne de sırf birilerinin makam ve koltuk korkusuna hizmet etmek için hakkı yenenlerin karşısında susup kimsenin maşası oluruz.

​Birilerinin Vekil Ali’den ve Püsküllü Başkan’dan rahatsızlığı, koltuk ve makam korkusu varsa o sorun onların sorunudur. Menfaat uğruna kimsenin maşası olmamak gerekir. Tabi tek geçim yolun kaustan beslenip maşa olmaktan geçmiyorsa...

Saygılarımla...

YALÇIN KAYNAK / KÖŞE YAZARI