İnsanız işte, güvenmek kadar yanılmak, yanılmayı göze alıp denemek de hayatın içinde....
Günter Grass’ın çok sevdiğim bir sözü var “Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir: Ya yaşam boyu bir dost, ya hayat boyu bir ders....
Karşımızdakine güvenmek için bir sebebimiz yokken bile eğer o kişinin bize kötülük yapabileceğini düşünemiyorsak inanmayı seçiyoruz...
Bu noktadan baktığımızda aslında fazlasıyla savunmasızız. Öte yandan güven duygusu biz daha anne karnındayken öğrenmeye başladığımız bir şey...
İlk önce koşulsuz bir şekilde anne ve babamıza güvenmeyi öğreniyoruz daha sonra ise etrafımızdaki diğer insanlara.
Karşımızdaki insanlara güvendikçe kendimize olan güvenimiz ve hayattaki başarımız doğru olarak artıyor...
Bir kişiye yalan söylemek mesele değildir, hele önemli bir konu değilse, belki kandırırsınız da onu...
Bir kişiyi aldatmak ta mesele değildir, belki içinizden bile gelmemiştir gerçekte...
Ama bir güveni yıkmak bir dünyayı yok etmektir, kendi ayaklarınızın altında o kişinin dünyasından bir parçayı koparmaktır....
Bir kişinin size olan güvenini yıkmak, onun kendisine olan güvenine de saldırmaktır....
Güvenmek bir anlamda teslim olmaktır. Zordur o nedenle ve çok değerlidir. Şöyle bir geçmişe bakınca görüyorum ki, ben insanlara güvenmeyi hep tercih etmişim...
Çoğuna göre saflık, hatta aptallık bile olsa, teslim olmak hep hoşuma gitmiş...
Hayattan en çok dersi de işte o dönemlerde çıkarmışım....
O yüzdendir ki, yoğurdu üfleyerek yiyişimiz...
Yanınızda, yörenizde ve ticaretinizde güvenilir insanlar ile haşır neşir olmanız temennisiyle....
