İnsanlar önce karar verirde sonra bu kararını ispat etmek için delil aramaya kalkarsa delil bulabilir fakat sağlıklı bir neticeye ulaşması mümkün olmaz. Bizim gibi araştırmacıların evleviyetle bu hususta yapacakları şey, kararı araştırmanın sonuna bırakmaktır; başka bir ifadeyle: delillerden neticeye ulaşmaktır. Günümüz insanlarının bu hususta en büyük problemi kendisine öğretilenin doğru-yanlış olup olmadığına bakmadan o şekilde yaşamaya devam etmesi ve sonunda yaşadığına inanmasıdır. Yani önce bilgi kirliliği, sonra da inanç kirliliği en büyük ve içinden çıkılamayan bir problem…
Yıllarca inandığının doğru olduğunu zannedip o şekilde yaşayan insanlara o şeyler ne ise onların doğru olmadığını sağlam delillerle anlatmaya çalışıyorsunuz nafile çünkü peşinen kararını vermiş, sizin delilleriniz bir şey ifade etmiyor maalesef.
Mezhep taassubu bazı kimselerde o derece ilerlemiş ki onların düşünceleri doğru olmuş olsa sevgili Peygamberimiz dahil, Hulefai Raşidin ve tabi’in döneminde yaşayan zevat’ı kiram mezhepsiz olmuş olur.
“…Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun” ( Nahl 16/43).ayetini mezheple alakalandırmak son derece yanlıştır. Bu yaklaşım doğru olsa dahi Yüce Yaratıcı kullarını kıyamete kadar şu an bilinen, takip edilen yalnız dört mezhep imamına sormaya mahkum mu edecektir?
Bizlere öğretilen yanlışların başında “hangi mezhebe tabi isen aklın alsın-almasın bütün konularda o mezhebe uyacaksın” yanlışı ve yalanıdır. Böyle bir yaklaşım yapıldığından bu yana İslam âleminde ilmi katlettik.
Allah’ın koyduğu her hükmün altında birçok illetler- hikmetler vardır. O illetlere binaen hükümler konmuştur.
Muamelat hükümleri illetler değişince değişmeye mahkûmdur, inançla alakalı olanlar istisna. Bu aynı zamanda mecelle kuralıdır. Siz İslam gibi çağlar üstü bir nizamı ve din’i 1300 sene önceye (mezheplerin zuhuruna) hapsederseniz İslam’a en büyük kötülüğü yapmış olursunuz.
Mezhep, işi bilen, delillerden netice’ye varabilen insanlara gerekli olabilir. Avamın ise mezhebi olmaz. İlmine güvendiği, itimat ettiği ilim adamına sorar, ilim adamı da soranın mezhebini sormadan doğru bildiğini söyler bu şekilde cevabını verir. Taklitçilikle mücadele eden İslam dini İnsanları körü körüne belli mezhebe kanalize etmez ve yönlendirmez.
