Sevgili okuyucularım,

 

Tarihimizin karanlık sayfalarından biri, şüphesiz Sultan Abdülaziz’in vefatıdır. 1876 yılının o çalkantılı günlerinde yaşanan bu hadise, yalnızca bir padişahın ölümünü değil, Osmanlı siyasetinde derin izler bırakan bir dönemeçtir. Aradan geçen bunca yıla rağmen hâlâ net bir hükme varılamamış, intihar mı yoksa bir suikast mi olduğu sorusu hâlâ cevapsız kalmıştır.

 

İşte size bugün aktaracağım belge, bu tartışmalı sürecin merkezindeki isimlerden biri olan Doktor Marko’nun sorgusunda verdiği ifadenin özetidir. Doktor Marko, Abdülaziz’in naaşı üzerinde yapılan muayenelerde hazır bulunmuş, ancak diğer hekimlerle birlikte düzenlenen raporu imzalamayı reddetmiştir. Gerekçesi ise açıktır: “Raporda yazılanlar hakikate uygun değildi.”

 

Doktor Marko, ifadesinde padişahın kollarında ve bileklerinde bulunan derin yaralara dikkat çeker. Ona göre bu yaralar, bir insanın kendi iradesiyle yapabileceği türden değildir. Sıradan bir intihar kastının ötesinde, başka ihtimalleri düşündürecek bir mahiyet taşımaktadır. Bu nedenle meslektaşlarının raporunu kabul etmez, kendi kanaatini içeren ayrı bir rapor kaleme alır.

 

Sorguda da aynı noktayı yineler: Abdülaziz’in ölümü intihar olarak değerlendirilemez, ortada şüpheli unsurlar vardır. Nihai bir hükme varmak için daha geniş çaplı bir tıbbi inceleme gerektiğini vurgular. Ancak mevcut bulgular, “kendi kendine yapılan bir intihardan ziyade, başkasının müdahalesine” işaret etmektedir.

 

Sevgili okuyucularım, tarihin bu satırları bize yalnızca bir padişahın trajik sonunu anlatmıyor. Aynı zamanda Osmanlı’nın siyasi atmosferini, sarayın iç dengelerini ve devletin kriz anlarındaki tavrını da gösteriyor. Çünkü bir ölüm raporu etrafında yaşanan bu ihtilaf, aslında imparatorluğun hangi şartlarda yönetildiğinin, hangi güç mücadeleleriyle sarsıldığının küçük bir yansımasıdır.

 

Bugün hâlâ Sultan Abdülaziz’in ölümü hakkında kesin bir hüküm vermek mümkün değil. Ancak Doktor Marko’nun bu belgedeki ifadesi, olayın sıradan bir intihar vakası olmadığını düşündürüyor. Belki de tarihin bize bıraktığı en önemli mesaj şu: Her resmi rapor, her kayıt, her belge, tek başına hakikati göstermeyebilir. Bazen hakikat, o raporu imzalamayı reddeden bir doktorun itirazında gizlidir.

 

 

 

 

Sultan Abdulaziz'in ölüm raporunun düzenlemeğe davetli doktorlardan olub tanzim

edilen raporu kabul etmeyib ayrı bir rapor yazanlardan doktor Mark'ın yapılan

istintakının hulasa müsveddesi. / Yer : Y..EE.. / 141 - 61 -