Saadet Partisi Sakarya Gençlik Kolları Başkanı ali Ahmet ÇELİK, Srebrenitsa katliamının 22. Yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması düzenledi.
Yapılan basın açıklamasında Srebrenitsa katliamının Birleşmiş Milletlerin kontrolünde gerçekleştiğini söyleyen Gençlik Kolları Başkanı Ali Ahmet Çelik ayrıca Müslüman coğrafyasında yaşanan bu zulümlerin önüne geçmek için İslam Birliğinin kurulmasının da şart olduğunu söyledi. Basın açıklamasının devamında; Bugünden 22 yıl önce, kendilerini medeniyetin beşiği ilan eden Avrupa’nın merkezi Srebrenitsa’da dünya tarihinin görmüş olduğu fakat tüm dünyanın görmezden geldiği, yüz binlerce kişinin acımasızca öldürüldüğü bir katliam gerçekleşti. Bu katliamı ümmetin derdiyle dertlenen bir topluluk olarak biz Milli Görüşçüler asla unutmayacağız ve unutturmayacağız.
BM GÖZETİMİNDE YAPILAN BİR KATLİAM
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1948 yılında onayladığı, 1951 yılında yürürlüğe giren “Soykırımın Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme”de soykırım “İnsanların dinî ve etnik farklılıklarından dolayı sistemli olarak yok edilmesi” olarak tanımlanmıştır. Srebrenitsa’da yapılan katliamı incelediğimizde yapılan bu insanlık dışı hareketin adeta bu kararı alan Birleşmiş Milletler gözetiminde sistemli olarak yapıldığını görmekteyiz.
YÜZBİNLERCE KİŞİ KATLEDİLDİ 2 MİLYON KİŞİ EVİNİ TERK ETTİ
Bosna’da üç buçuk yıl devam eden savaşta 312.000 kişi hayatını kaybetti, 2 milyon kişi evini terk etmek zorunda kaldı. 27.734 kişi resmî kayıtlara kayıp olarak geçti. Toplu Mezarları Araştırma Enstitüsü’nün 18 yıldır sürdürdüğü çalışmalarda 20.000 kaybın cesedine ulaşıldı, bunlardan yaklaşık 18.000’inin kimliği belirlendi. Toplu mezarlarda bulunan cesetlerin çoğu parçalandığı ve yakıldığı için kimlik tespit çalışmaları zorlukla sürdürülüyor. Bosna-Hersek Kayıpları Arama Enstitüsü verilerine göre, 1995 yılından bu yana ülke genelinde 500’den fazla toplu, 5.000’in üzerinde müstakil mezar bulundu.
İSLAM BİRLİĞİNİ KURMAK ZORUNDAYIZ
Avrupa’nın tam ortasında yaşanan bu vahşet bu insanlar sırf Müslüman olduğu için yaşanmıştır. Tüm dünya üzerinde görüyoruz ki insanlar sırf Müslüman oldukları için dışlanıyor, gerici ve terörist ilan edilebiliyor. Ancak yapılan bu ve benzeri katliamların, en büyük terör olaylarının, zulümlerin, işkencelerin emperyalist batı tarafından yapılmaktadır. BM’nin almış olduğu kararlar sonucunda Avrupa’nın ortasında yapılan bu katliam, BM’de alınan Filistin topraklarının dünya toprakları olması kararından sonra İsrail’in işlediği savaş suçlarına sessiz kalınması BM’nin nasıl bir terör destekçisi olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu sebepten ötürü Elhamdülillah Müslümanım diyen herkes adil bir düzen ve yeni bir dünya kurma amelleriyle çalışmak zorundadır. Myanmar’da, Arakan’da yada diğer Müslüman topraklarında yaşanan bu zulümleri önlemek için İslam Birliğini tesis etmek zorundayız.
