Veteriner Latincede hayvan demek olup veteriner hekimi hayvanların hastalıklarının teşhis ve tedavisini yapan kişilere denir. Hekimler için kullanılan ‘’Veteriner ‘’ ve fakülteler için kullanılan ‘’Veterinerlik’’ tabiri yanlış birer anlam ifade etmektedirler.Veteriner hekimliği ilk çağlarda zamanın insanları tarafından basit tedaviler olarak karşımıza çıkarken İslamiyet ile yaygınlaşmış ve veteriner hekimliği üzerine binlerce kitap yazılmıştır. 9.yy İbn-i Ahi Hizam tarafından yazılan günümüzde dahi geçerli bilgileri barındıran 30 bablık Kitab al-Hayl val-Baytara isimli kitap bunların başlarında gelmektedir. İlk veteriner fakültesi 1762 yılında Fransa’da 200 milyon sığırın vebadan ölmesi üzerine kurulmuştur. Bu hamle ile hastalık yüksek oranda eradike edilmiştir.
Osmanlı’da ise hekimlik usta-çırak ilişkisi ile başlamış, modern olarak süvari okullarına veteriner hekimliği derslerinin konulmasıyla devam etmiştir.
Daha sonra Askeri baytar okulu ile Mülkiye baytar okulu birleşip 1921 yılında Baytar mektebi alisi adını almıştır.
Türkiye’de veteriner hekimliğin mesleksel örgütlenmesi yeterince yaş almış olsa da, bu sahadaki organizasyonlar bugün maalesef yetersiz ve kötürümdür. Meslektaş cemiyetlerinin evveliyâtı ta 20’nci yüzyılın başına uzanır; İkinci Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’in ilanına dek İstanbul ve Anadolu’da toplam altı farklı dernek kurulmuştur. Cumhuriyet tarihinde ise iki ana yapı göze çarpar: Veteriner Hekimler Derneği ve Türk Veteriner Hekimleri Birliği. Dernek oldukça eskidir: Öyle ki bu sene (2016) kuruluşunun 86’ncı yılı idrak edildi. Bugün itibari ile ülkemizde 23 üniversitede veteriner fakültesi faal olarak eğitim vermektedir. Veteriner hekimliği yabani hayvanlardan evcil hayvanlara , kuşlarda arılara , büyükbaşlardan küçükbaşlara , atlardan balıklara bütün hayvanların hastalıklarının teşhis , tedavisi ve koruyucu hekimliğini yapmaktadır. 5 yıllık fakülte eğitimini tamamlayan hekimler yaklaşık 30 dalda mesleğini icra edebilmektedir. Veteriner hekimlerin anlayışlı , düşünceli hızlı karar verebilen olmalarının yanında sabırlıda olmaları da gerekmektedir. Veteriner Hekimliği tam bir gönül işidir. Ülkemizde veteriner hekimler hak ettiği yeri bir türlü bulamamıştır. Veteriner hekimleri hem dahiliyeci , hem cerrahi, hem eczacı , hem diş hekimi , hem hasta bakıcı , hem de hastaları konuşmadan neleri olduğunu anlayabilen usta birer sanatçıdırlar. Bu anlamda bu sanatkarların hakkının verilmesi gerekir. Veteriner hekimleri sadece hayvanları değil insanları da zoonoz dediğimiz insanlardan hayvanlara , hayvanlardan insanlara geçebilen geçebilen 250 hastalıktan korurlar.Hayvanlar bizim için yaratılmış büyük nimetlerdir . Mesela atları binek olarak kullanırken ineklerden süt içiyoruz koyunlar yünlerini verirken tavuk hergün bir yumurta vermeye çalışır köpekler hem bizi korurken hem de yalnızlığımızı paylaşırlar , arılar mucize bir şekilde bal verirken çiçeklerinde döllenmesini sağlayarak yeşil bir dünya veriyorlar .Veteriner hekimler bu mucize canlıların her zaman yardımına koşmayı hayatlarını onlara adayarak göstermiştirler.Bu ulvi mesleği icra eden yüce insanların örnek aldığı milli şairimiz M.AKİF ERSOY ’’Çünkü bir tecrübe etsen senin aklın da yatar. Bize insan hekiminden daha lazım baytar’’ diyerek mesleğine verdiği değeri göstermiştir.
İsmet İnönü ise ; ‘’Denilebilir ki ; insan hekimliği veteriner hekimliği yanında okyanusa karşı iç deniz gibidir. Beşeri hekimlik insan için Veteriner hekimlik insanlık içindir’’ diyerek veteriner hekimliğin hakkını vermiştir. 365 gün gece gündüz , bayram seyran demeden tatil nedir meslek aşkıyla unutarak Yüce Yaradan’ın ENAM suresinde ‘’dört ayaklı ve kanatlı kullarım ‘’ dediği hayvanlar için koşuşturan veteriner hekimlere bir veteriner hekim olarak takdir ve teşekkürü bir borç bilirim.
VETERİNER HEKİMİ
BAYRAM ALİ ÇİVLİK
