Yiğit Emir Ahi’nin Değerli Eğitimci Esmanur Uçak ile Söyleşisi
Esmanur Öğretmenim öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Okul öncesi eğitim alanında çalışmak için nasıl bir eğitim aldınız?
Merhaba sayfanızda bana da yer ayırdığınız için teşekkür ederim. Ben Esmanur Uçak. 23 yaşındayım. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim ve İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümünde de 3. sınıf öğrencisiyim. Ayrıca şu an farklı okullarda atölye eğitmenliği olarak çalışmaktayım.
Bu eğitimi alanlar nerelerde çalışabilir? İş imkanı nasıldır?
Çocuk gelişimi bölümünde çalışmak için aldığım eğitimlerin başında öncelikle lise eğitimim gelmektedir. Lisede çocuk gelişimi bölümü okumuştum. Daha sonrasında üniversitede çocuk gelişimi bölümü okumaya karar verdim. Bölümüm örgün olmadığı için kendimi bu bölümde daha iyi yerlere getirmek ve geliştirmek için farklı kurslara gittim. Aldığım eğitimlerin sonunda almış olduğum belgelerin çoğu MEB onaylı sertifikalardır. Aldığım kursların isimlerinden bahsetmek istiyorum. 612 saatlik Gelişimsel Etkinlikler (0-6 yaş), 380 saatlik Okul Öncesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Programı, 180 saatlik 0-72 Ay Çocuk Gelişimi Programı, Masal Anlatıcılığı (Okul Öncesi), Çocuk Kitapları ve Okuma Alışkanlığı kursu aldığım eğitimler arasındadır.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
Sosyal Hizmetlere Bağlı Toplum Merkezleri
Aile Danışma Merkezleri
Çocuk Şube Müdürlüğü
Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri
Çocuk ve Gençlik Merkezleri
Çocuk Esirgeme Kurumu
Halk Eğitim Merkezi
Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları
Üniversiteler
Hastaneler
Sağlık Merkezleri
Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri
Rehberlik ve Araştırma Merkezleri
Çocuk gelişimi bölümü mezunları yukarıda da belirtmiş olduğum kurum ve kuruluşlarda çalışabilmektedir. Çocuk gelişimi bölümüne olan rağbetin artması nedeniyle üniversiteler her sene çok sayıda mezun vermektedir.
İş imkanına gelindiğinde mezun sayısının çok fazla olmasıyla birlikte MEB’de kadrolu öğretmen olarak çalışmak isteyenler atama problemiyle karşı karşıya gelmekteler. Ama özel kurumlarda iş imkanları oldukça fazladır.
Sizce Montessori eğitiminin önemi nedir?
Montessori, çocuk merkezli bir eğitimdir. Çocuğun hayatındaki ihtiyaçlarına, ilgi alanlarına ve öğrenme tarzına dayanır. Montessori tabanlı bir yaklaşım, çocukların tümünde aynı eğitimi uygulamak yerine, çocukların hepsinin aynı şekilde öğrenmediği veya aynı ihtiyaçlara sahip olmadığı gerçeğini dikkate alır. Montessori, çocukların kendi kendini motive etmelerine, disiplinli olmalarına ve odaklanmalarına yardımcı olur ve geleneksel dersliklerde kaybedilen merak duygusunu pekiştirmeyi hedefler. Montessori yaklaşımı, yalnızca akademik eğitime değil, aynı zamanda çocuğun kişisel ve sosyal gelişimine de odaklanır. Günümüz dünyasında başarı, yalnızca notlar ve derecelerle ölçülmez. Güçlü çalışma alışkanlıkları, öz motivasyon, bağımsız düşünme ve mükemmel iletişim becerileri, akademik ve kariyer başarısı için Montessori eğitiminin ayrılmaz bir parçasıdır.
Çocuklar artık fiziki oyunlar oynamak yerine sosyal medyadaki sanal oyunları tercih etmeye başladı. Sanal oyunlar çocukların motor becerilerinin gelişiminde olumsuz etki yaratır mı?
Günümüzde teknolojinin hızlı gelişimi ile, çocuklar daha çok ekran karşısında zaman geçiriyorlar. Bu durum, fiziksel aktivite düzeylerinin azalmasına ve dolayısıyla motor gelişimin olumsuz etkilenmesine yol açabilir. Ekran süresinin sınırlandırılması ve çocukların dışarıda oynamaları için teşvik edilmeleri, motor gelişimleri ve hareket algılarının sağlıklı gelişimi için oldukça önemlidir. Teknolojiyi tamamen ortadan kaldırmak yerine, dengeli bir kullanım sağlamak gerekmektedir. Eğlenceli ve eğitici mobil uygulamalar veya video oyunları, ölçülü bir şekilde kullanıldığında, motor gelişimini destekleyebilir. Örneğin, bazı oyunlar çocukların el-göz koordinasyonunu geliştirmeye yardımcı olurken, diğerleri problem çözme ve stratejik düşünme becerilerini geliştirirler. Ancak, bu tür uygulamaların kullanımı, dengeli bir şekilde ve gerçek yaşam aktivitelerinin yerini almaması koşuluyla yapılmalıdır.
En sevdiğiniz çocuk kitabı hangisidir?
Küçük Prens
Hem çocuklar için hem de yetişkinler için uygun bir kitaptır. Hikâyenin derin anlamları ve temaları, her yaş grubundan okuyucunun ilgisini çekebilir ve düşündürücü bir okuma deneyimi sunar. Küçük Prens kitabının mesajı, insanların içsel dünyalarını keşfetmeleri, hayal güçlerini korumaları, ilişkilerde samimiyeti ve sadakati önemsemeleri gibi değerli yaşam öğretilerini içerir.
Beş yıl içinde ulaşmak istediğiniz hedefleriniz nelerdir?
Beş yıl içinde ulaşmak istediğim hedeflerim arasında çocuk gelişimi alanında yüksek lisansımı tamamlamış olmak, MEB’de atanmış kadrolu öğretmen olarak görev yapıyor olmak ve arkadaşımla birlikte ortak bir anaokulu açmak hedeflerim arasındadır.
Son olarak sosyal medya ve çocuk ilişkisi bağlamında eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Çocukların sosyal medya kullanımını anlamak ve güvenli, sağlıklı internet alışkanlıkları geliştirmek, ebeveynler için önemli bir sorumluluktur. Eğitim, güvenlik ayarları, ekran süresi sınırlamaları, açık iletişim ve örnek olma gibi yöntemlerle çocuklarınızın sosyal medyayı doğru ve güvenli bir şekilde kullanmalarını sağlayabilirsiniz. Unutmayın, çocuklarınızın dijital dünyada güvende olmaları için sizin rehberliğinize ihtiyaçları var.
Son olarak kendimi ve bölümümü tanıtma imkânı verdiğiniz için sizlere tekrardan teşekkür ederim.
Bu yolda beni yalnız bırakmayan ve her zaman destekleyen aileme, eğitimlerim süresince yardımlarını esirgemeyen ve sayesinde çok iyi yerlere geldiğim hocam Duygu Bergil’e sonsuz teşekkür ederim.
Vakit ayırdığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.
Ben teşekkür ederim. Sizlere de çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.
