Öğretmenlik kutsal bir meslektir ve bu işi yapacak kişilerin işlerine gönül vermeleri gerekmektedir. Çünkü, tüm meslek gruplarına dağılan kişiler öğretmenler tarafından yetiştirilmektedir.
Bir milletin milli , ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerdir. Öğretmen toplumda her türlü tutum, davranış ve görünüşüyle örnek insandır. Çevresine ve insan haklarına saygılıdır. Sevgi doludur. Ülkenin şekillenmesinde önemli rol oynar.
Öğretmen toplumun manevi mimarıdır. Öğretmenin yüreğindeki saf ve katışıksız sevgi tükenmek bilmeyen bir kaynak gibidir. Bu kaynaktan fışkıran tertemiz duygular onu yüceltmektedir. O sevgisiz hiçbir yere varılamayacağına her işin başında ve sonunda bir sevgi olduğuna inanır. Yani öğrencilerine hayatı sevmeyi, mutlu olmayı kısaca en güzel duyguyu; sevgiyi öğretir. İnsanlığın ufkunda parlayan güneş gibidir. O sıcaklığı ile toplumu ısıtır, ışığı ile toplumu aydınlatır. Öğretmen sevginin, hoşgörünün, şefkatin sembolü olmuştur. O bir bahçıvan gibidir. Öğrencilerin kalbi de ekilmemiş tarla gibi. Öğretmen bu tarlaya tohum ekerse iyi verim alır. Ekmezse verim alamaz.
Öğrenciler eğitim yaşantıları boyunca anne ve babalarından çok öğretmenleri ile birlikte bulunurlar. Öğrencilerin kişiliklerinin gelişmesinde, güvenilir ve sosyal bireyler haline gelmesinde öğretmenlerimizin göstermiş olduğu sevgi ve yapmış oldukları fedakarlıklar büyük rol oynar. İlkokul çağındaki çocuklar doğru ve yanlışı seçmede zorluk çektikleri; ergenlik çağındaki gençler ise kişiliklerini kanıtlamaya çalıştıkları için sınıfta birçok olumsuz davranışta bulunabilmektedirler. Fakat öğretmenlerimiz bu davranışlar karşısında çoğu zaman hoşgörülü ve sabırlı davranmaktadırlar.
GELELİM GÜNÜMÜZDEKİ ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMALARINA
24 Kasım günü tüm resmi kurumlar, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, iş adamları peş peşe açıklamalar yaparak öğretmenliğin kutsallığından, fedakarlığından, eşsizliğinden bahsederek öğretmeler gününü kutlayacaklar. Mesleğe yeni başlayan öğretmenler yemin edecek, günün anlam ve önemini belirten şiir okunacak konuşmalar yapılacak. Hatta yemekli toplantılar çam sakızı çoban armağanı hediyelerin verildiği bu programlar yapılarak öğretmenlerimize bir gün dahi olsa tebessüm neşe ve mutluluk getirecektir…
Ancak; bir gün sonra 24 Kasım günü Öğretmenler günü hiç kutlanmamış ve yaşanmamış gibi hayat devam edecektir. Bu anlamlı ve öğretmenler için önemli günü maalesef bir bayram havasına döndürmekte başarılı olamadık. 24 Kasım öğretmenler günü bir günün dışına çıkmayan, özüne inemediğimiz resmi kutlama günü olmaktan öteye maalesef geçememiştir. Bunun sebebi günümüzdeki öğretmenlik anlayışının değişmesi ve eğitim sistemimizin bin yıllık kültürümüzden uzaklaşmış olmasından mıdır bilinmez.
Aslında öğretmenlik bir peygamberlik mesleğidir. Bizler ‘’Ben sizlere muallim olarak gönderildim’’ diyen bir peygamberin ümmetiyiz. Bütün peygamberler ümmetlerinin öğretmenleridir. Öğretmenlik mesleği yeryüzüne adaletle hükmeden nice medeniyetlerin temelini oluşturmuştur. Öğretmenlik mesleği pozitif bilimlerin temeli bilimsel gelişmelerin mayasıdır.
Bu sebeple mutlaka öğretmenlik mesleği tarihi derinliklerine kavuşturulmalı, saygınlığı yeniden kazandırılmalı, öğretmenlerimizin itibarları geri verilmelidir. Kaybedilen saygınlık ve itibarın geri alınmasında siz değerli öğretmenlere büyük görevler düşmektedir.
