'Ben ölünce ellerimi tabutun dışına çıkarın.Herkes bilsinki koskoca padişah Sultan Süleyman bu Dünyadan eli boş gitti''

Kanuni Sultan Süleyman, döneminde ülke hazinesi tıka basa dolduğu için,halk huzur ve refah içerisinde uzun yıllar yaşamıştır. Kul hakkına özen gösteren, adaletten asla sapmayan Sultan Süleyman bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle “Kanuni” unvanını almıştır.

Anlaşmayı bozan Almanya'ya bir ders vermek,hemde diğer ülkelere gözdağı vermek için hasta hasta çıktığı seferde,ordusu Zigetvar kalesi önüne kadar geldi.Kaleyi kuşatma emrini veren Kanuni,ilk top atışı emrinide vermiş oldu.Kaleyi müdafaa eden askerlerin başında Macar asıllı Zrinyi bulunmaktaydı.Oldukça tecrübeli bir askerdi.Aylar öncesinden hazırlıklarını yapmış,kalenin feth edilemeyeceğinden çok emindi.

Kanuni Sultan Süleyman,hastalığı ilerlemiş,son günlerini yaşıyordu.Bir taraftanda kale'nin feth olunup olunmadığını soruyor,kulağı hep gelecek zafer naralarında kalıyordu.

''Bu Kale benim yüreğimi yakmıştır.Dilerim kendiside ateşlerde yanar''

Baş ucunda duran Sokullu Mehmet Paşa başını öne eğmişti.O esnada padişahın tekbir getirdiği duyuldu.

Çadırdakiler padişahın yüzüne baktılar.Bambaşka bir nurla kaplı olduğunu gördüler.

Durumu ilk farkeden Hekimbaşı oldu.....

''İNNA LİLLAH VE İNNA İLEYHİ RACİUN'' dedi....

O anda çadırdaki devlet erkanı ağlamaya başladı.

Kanuni'nin vefatından kısa bir süre sonra kale ele geçirildi.

Sokullu Mehmet Paşa, şehzade II Selime haber yolladı..

Şehzade II Selim cenazeyi İstanbul dışında karşıladı ve bizzat yanında yürüyerek İstanbula getirdi..

Defin hazırlıkları tamamlandığında,ulema arasında bir tartışma mevzuu oldu.

Mevzuu şuydu!! Kanuni hastalanınca Ebuu Suud Efendiyi çağırarak kendisine küçük bir sandık vermiş,ölümünde bu sandıkla beraber defn edilmesini istemişti.

İslam dinine göre herhangi bir eşyayla gömülmek caiz değildi..

Ebuu Suud Efendi sandığın açılmasını teklif etti..

Sandık açıldı..Sandığın içi,Kanuni'nin vermiş olduğu bütün hükümler için,ulemadan aldığı fetvalarla doluydu...Ebuu Suud Efendi gözyaşlarını tutamayıp ağlamaya başladı...Bu büyük alim şöyle diyordu:

''SÜLEYMAN SEN KENDİNİ KURTARDIN,BİZ NE YAPACAĞIZ?''

Sevgiyle kalın değerli dostlar......