Yiğit Emir Ahi’nin Yazar/Eğitimci Zeynep Sati Yalçın ile Söyleşisi
Zeynep yazarım öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Türk dili ve edebiyatı öğretmeniyim. Yetişkin ve çocuk edebiyatı alanında yazıyorum. Yüksek lisans öğrencisiyim. Yaratıcı yazarlık eğitimleri veriyorum. Biri çocuk romanı olmak üzere yayınlanmış altı kitabım ve yayına hazır üç dosyam var.
“ İlk kitap” hem yazar hem yayınevi açısından birlikte yeni bir yola çıkma heyecanını taşır. Siz “ilk kitap” olgusuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
İlk kitabım “Çölden Sonraki İlk Kuyu” farklı kadınların öykülerini kadın duyarlılığı ile anlattığım bir eserdi. İlk göz ağrım olmasıyla gurur duyduğum tatlı heyecanım olmuştu. Yazmak uçma tutkusu gibidir, sürekli kanat çırparsınız, ilk kitaptan sonra kanatlarınızı daha bir seversiniz.
Mesleğiniz mi sizi çocuk edebiyatına yönlendirdi?
Edebiyat öğretmeni olduğum için liselerde görev yaptım. Gençlerin güzel enerjisi, merakları, ilgileri, hayatı öğrenme ve anlama çabaları bana hep çok iyi gelmiştir, onlara edebiyat öğretmek için rehberlik ederken onların enerjisi de bana sirayet etti elbette. Bilim ve Sanat Merkezinde öğretmenlik yapmaya başladığımda her yaş grubundan öğrencim oldu. Farklı, masum, narin, hayal gücü olağanüstü çocuklar ilham verdi ve son kitabım çocuk romanı olarak yazıldı.
Yazdığınız kitapların raflarda yerini aldığını görmek nasıl bir his?
Ben kitaplar arasında dolaşırken kendimi bambaşka bir dünyada hissederim. Kaygıdan, rutinin sıkıntısını çekip alan büyülü bir dünyadır kitapların dünyası. İşte o büyülü dünyada benim de bir izim var, küçük de olsa bir katkım var duygusunu yaşarım.
Çocuk kitaplarında, hikâye kadar önemli olan bir diğer unsur da resimler diyebilir miyiz?
Küçük yaş grupları için evet resimler çok önemli. Hatta bir kez okumuşsanız çocuğa, okuma yazma bilmese de resimlere bakarak öyküyü veya masalı ezberlemiş gibi anlatabiliyor. Büyüdükçe kendileri hayal etmek istiyorlar kitaplarda anlatılanları.
En sevdiğiniz çocuk kitabı hangisidir?
Alice Harikalar Diyarında’yı çocukluğumdan beri çok severim.
Kitap uyarlamalarının sinemaya aktarılması hususundaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Kitaplarınızı beyaz perdede görmek ister misiniz?
Sinema çağımızın mucizelerinden biri olarak görülüyor. Uzun sayfaların bir sahneyle verilmesini seyirciye aktarımını mümkün kılıyor. Kitabın öyküsünü iyi yakalamış ve yansıtmışsa muhteşem bir başarıdır bana göre. Kitaplarımdaki öyküleri sinemada görmeyi elbette ki çok isterim.
Beş yıl içinde ulaşmak istediğiniz hedefleriniz nelerdir?
Uzun vadeli hedefler belirleyerek yaşayan biri değilim. Ama hayal kurarım. Yaptığım hangi iş olursa olsun iyisini yapmaya uğraşırım şartlar elverdiğince, sonucu iyi veya kötü olabilir bilemem, kendimce çabalarım. Galiba varacağı yerden çok, yolu merak eden, yolculuğu seven biriyim. Dilerim varış da güzel olsun.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Bâkî’nin hayatın bütün anlarına yayabileceğimiz “Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş” dizesini tekrar etmek isterim.
Vakit ayırdığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.
Ben de edebiyat ve kitaplar üzerine yeniden düşündüğüm sorularınız için size teşekkür ediyorum.
