20. yüzyılın en etkili tarihçilerinden biri olan Fernand Braudel, tarih yazımına getirdiği yenilikçi yaklaşımıyla tanınır. 1902 yılında bir köy öğretmeninin çocuğu olarak dünyaya gelen Braudel, eğitim hayatını Sorbonne Üniversitesi'nde tamamladıktan sonra öğretmenlik yaparak kariyerine başlamıştır. 1937'de Paris'e dönmeden önce Brezilya'da São Paulo Üniversitesi'nde ders vermiştir.
Braudel'in hayatındaki en çarpıcı dönem, II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından esir alınarak Lübeck'teki bir kampta geçirdiği yıllardır. Bu zorlayıcı koşullarda, kaynaklara erişimi olmadan yazdığı doktora tezi "La Méditerranée et le Monde Méditerranéen à l'Époque de Philippe II" (Akdeniz ve Akdeniz Dünyası), tarih yazımında bir dönüm noktası olmuştur. Bu eser, yalnızca siyasi olayları değil, coğrafya, iklim, tarım ve düşünsel yapı gibi unsurları da tarihsel analizlere dahil ederek tarihe çok boyutlu bir bakış açısı kazandırmıştır.
Braudel'in tarih anlayışı, Annales ekolünün temel prensipleriyle şekillenmiştir. Annales dergisi ve Collège de France'daki çalışmaları, tarih ile diğer sosyal bilimler arasındaki ilişkileri güçlendirme çabalarının bir parçasıdır. Tarihi yalnızca "büyük insanların" hikayesi olarak görmek yerine, gündelik hayatın, coğrafyanın ve materyal kültürün de tarihin öznesi olduğunu savunmuştur.
Braudel'in bir diğer önemli eseri "Civilisation Matérielle et Capitalisme 1400-1800" (Maddi Medeniyet ve Kapitalizm), dünya tarihine getirdiği yeni bir perspektifi yansıtır. Üç ciltlik bu eser, tarihi bir piramit yapısı üzerinden ele alır. En alt katmanda gündelik hayatın temel gereksinimleri yer alırken, en üst katmanda kapitalizmin gelişimi detaylı bir şekilde incelenmiştir. Braudel, kapitalizmin modern devletin gelişimi üzerindeki etkisini analiz ederek, 15. ve 18. yüzyıllar arasında kapitalizmin eksikliğini modern devletin gelişememesinin temel nedenlerinden biri olarak görmüştür.
Braudel'in eserleri, tarih yazımında zaman ve mekân algısını kökten değiştirmiştir. Zamanı farklı hızlarda ilerleyen bir yapı olarak ele almış ve mekânı sabit bir coğrafya değil, değişken bir kavram olarak yorumlamıştır. Bu yenilikçi yaklaşımıyla tarih bilimine büyük katkılar sunmuş ve birçok tarihçi için ilham kaynağı olmuştur.
1985 yılında hayata veda eden Braudel'in tamamlanmamış eseri "Fransa'nın Kimliği", ölümünden sonra yayımlanmıştır. Onun çalışmaları, tarihin yalnızca geçmişi anlamakla kalmayıp, günümüz dünyasını yorumlamak için de bir araç olduğunu göstermektedir. Braudel, tarihe çok boyutlu bir bakış açısı kazandırarak disipline kalıcı bir miras bırakmıştır.
